gözlerim ile cümle
gözlerim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
4
ORT. KELİME
Bu şarkı o kadar acıklı ki gözlerimi yaşarttı.This song is so moving that it brings tears to my eyes.
Gözlerime inanamıyorum.I can't believe my eyes.
Soğanları doğradığım zaman gözlerimden yaş geliyordu.Tears came into my eyes when I was chopping onions.
Arabalar gözlerimizin önünde birbiri ardına çalışıyorlar.Cars are running one after another before our eyes.
Duman gözlerimizi sulandırdı.The smoke made our eyes water.
Kaza gözlerimin önünde oldu.The accident happened before my very eyes.
Güneş gözlükleri gözlerimizi güneşten korur.Sunglasses protect our eyes from the sun.
O kadar uykulu hissettim ki gözlerimi zorlukla açık tutabildim.I felt so sleepy that I could hardly keep my eyes open.
Gözlerimizle görürüz.We see with our eyes.
Gözlerim henüz karanlığa alışamadı.My eyes haven't yet adjusted to the darkness.
Onu kendi gözlerimle gördüm.I saw it with my own eyes.
Gözlerimi test ettirdim.I got my eyes tested.
Gözlerimi kontrol ettirmek için hastaneye gittim.I went to the hospital to have my eyes tested.
Dün gece gözlerime uyku girmedi.I didn't sleep a wink last night.
Gözlerime inanamadım.I couldn't believe my eyes.
Gözlerimi muayene ettireceğim.I'm going to have my eyes examined.
Ben gözlerime güçlükle inandım.I scarcely believed my eyes.
Neredeyse gözlerime inanamıyordum.I scarcely believed my eyes.
Sakin olmak için gözlerimi kapattım.I closed my eyes to calm down.
Sabun gözlerimi acıttı.The soap hurt my eyes.
Gözlerim güneşten kamaştı.My eyes are dazzled by the sun.
Gözlerimi güneşten korumak için güneş gözlüğü taktım.I wore sunglasses to protect my eyes from the sun.
Gözlerimizi direk güneş ışığından korusak iyi olur.We had better protect our eyes from direct sunlight.
O benim gözlerime baktı.He looked me in the eye.
Doğrudan gözlerime baktı.He looked me straight in the eyes.
Kolumdan tuttu ve gözlerimin içine baktı.He took me by the arm and looked me in the eye.
Gözlerimi ondan alamıyorum.I can't take my eyes off her.
Gözlerimden birine toz girdi.Dust got into one of my eyes.
Tekrar gözlerimi kapattım.I shut my eyes again.
Gözlerim kaşıntılı hissediyor.My eyes feel itchy.
Gözlerim kumlu gibi.My eyes feel gritty.
Benim gözlerim rahatsız hissetti.My eyes feel irritated.
Gözlerim acıyor.My eyes smart.
Gözlerim kanlanmış.My eyes are bloodshot.
Gözlerim yorgun.I have eyestrain.
Gözlerim çok kolay yorulur.My eyes get tired very easily.
Gözlerimden yaşlar geldi.Tears came to my eyes.
Gözlerimin bana oyun oynadıklarını düşündüm.I thought my eyes were playing tricks on me.
Gözlerimi açık tutamıyorum.I can't keep my eyes open.
Gözlerim sulanıyor.My eyes are watering.
Kontakt kullandığımda gözlerim kuruyor ve kızarıyor.When I use contacts, my eyes feel dry and become red.
Gözlerim ağrıyor.My eyes hurt.
Benim gözlerim mavi.My eyes are blue.
Gözlerim mavidir.My eyes are blue.
Gözlerime bak.Look into my eyes.
Ben onu kendi gözlerimle gördüm.I saw him with my own eyes.
Gözlerim kaşınıyor.My eyes are itchy.
Bu odaya girdiğim dakikadan beri gözlerimi senden ayıramadım.I couldn't take my eyes off of you from the minute I entered this room.
Gözlerim şişti.My eye has swollen up.
Sen gözlerimin ışığısın.You are the light of my eyes.
Güneş gözlerimi yakıyor.The sun burns my eyes.
Gözlerime bak ve bana onu yapmadığını söyle.Look me in the eyes and tell me you didn't do it.
Sanırım gözlerimi kontrol ettirmemin zamanıdır.I think it's time for me to get my eyes checked.
Benim güzel gözlerim var.I have got beautiful eyes.
Gözlerimi tekrar açar açmaz, Amina bira bardağının tabanından bana bakıyordu.Once I opened my eyes again, Amina was staring at me through the bottom of her beer glass.
Sen benim gözlerim için bir ziyafetsin.You are a feast for my eyes.
Ben gözlerimi güneş ışığından korurum.I shade my eyes from sun shine.
Bizim farklı renkte gözlerimiz var.We have different color eyes.
Gözlerim yanmaya devam ediyor.My eyes keep burning.
Gözlerim yanıp duruyor.My eyes keep burning.