gözleri ile cümle

gözleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Üç yaşından beri gözleri görmemekteydi.Hon blev blind vid tre års ålder.
Gözlerinin o kadar iyi görmesine ne gerek vardır?På så sätt blir ögonen mycket tydliga.
Uzun sarı saçları ve mavi gözleri vardır.Hon har långt brunt hår, och blåa ögon.
Kutup ayılarında, üçüncü göz kapağı gözleri kar körlüğüne karşı korur.Hos isbjörn skyddar blinkhinna mot snöblindhet.
Gözlerin açılması, motor cevap ve sözlü cevapların niteliğine göre puanlandırılır.En poängsumma fås fram genom att summera värden för ögonöppning, verbalt svar och motorsvar.
Mart 1584'te Çar I. Ivan hayata gözlerini kapadı.26 mars 1584 avled tsar Ivan.
Gözleri vardır.Har vita ögon.
Hatta bazı fotoğraflarda sağlıklı gözlerin kırmızı olmalarının nedeni kan renginin yansımasıdır.Röda ögon är ett förhållandevis vanligt hälsotillstånd, som yttrar sig i att ögonvitan färgas röd av blod.
İlginçtir ki, bazen bunların doğaçlamadan daha güzel bir hava yarattığını gözleriz.Högre värden är bättre då de anger en längre felfri tid.
10-14 gün sonra eniklerin gözleri ve kulakları açılır.Efter 10 eller 11 dagar öppnas ögonen och locket som täcker öron öppningarna.
Yere oturtup gözlerini bağlar.Onin sätter sig ner och täcker för sina ögon.
Yakup'un gözleri açılır.Först nu öppnas Hoffmanns ögon.
Gözleri karanlıkta ışıldar gibi görünür.Gemensamt för dessa var att ögonen kunde lysa i mörker.
Renkleri veya şekilleri ayırt edemeyen farklı gözlerin varlığı.Det finns flera underarter som skiljer sig i utseende och färgteckning.
Gözleri iyi görmez.De tror inte sina ögon.
Gerçekten gözlerimizi yaşartıyorsunuz.Ögonen ska vara livfulla.
Gözleri sarı renktir.Ögonen är gula.
Gözleri çok küçük olup kürk altına gizlenmiştir.Öronen är små och gömda i pälsen.
Gözleri kırmızıdır.Ögonen är rödaktiga.
Gözleri 10 gün sonra açılır ve yavrular yaklaşık 2 ay sonra kovuğu terk ederler.Ögonen öppnas efter en månad, och de blir avvanda efter knappt två.
Sarı-turuncu gözlerinin etrafını çevreleyen siyah bir halka vardır.Det syftar på en mörkare region mellan ögonen på nosen.
Gözleri, burunları ve kulakları başlarının üst kısmında bulunur.Ögonen, öronen och näsan sitter högt uppe på huvudet.
İkinci bölüm, Köstebeğin Gözleri.2, Den ståtlige apkungen.
Resim B ve D’de gözlerimiz farklı şekilleri tek bir şekle aitmiş gibi tanır.De två rutorna A och B förefaller att ha helt olika färg som ett resultat av illusionen.
Gözlerinin yeşil olduğu tahmin edilir.Ögonen är gröna.
Gözleri iri ve parlaktır.Ögonen är stora och grönskimrande.
Mağaradan çıktığında Sento kılıcının yeni sahibidir ancak gözleri görmemektedir.När herren möter slavens blick ser han inte ett annat medvetande.
Ejderhanın Gözleri, (İngilizce: The Eyes of the Dragon) Stephen King'in destansı ögeler içeren romanı.Drakens ögon (The Eyes of the Dragon) är en roman från 1987 av Stephen King.
Gözlerini yum ve beni dinle.Se varje enskilt barn och lyssna på dem.
Öfkeli olduğu zaman ise gözleri kırmızı olur.De blir röda när de blir arga.
Hayatının son yıllarında kör olmuş, gözlerini kaybetmiştir.De sista åren av sitt liv var han blind.
Leanne'nin mavi gözleri var.Leanne har blå ögon.
Katılımcılar gözlerini kapatır.Всі гравці заплющують очі.
Sizin gözlerinizin önünde şimdi uçacağım.Щупальці розташовано попереду очей.
Gözlerini aç, gelecek senindir.А ти підійми — твоя буде.
(Gözlerimin rengini unuttuğunu duydum.Назву одержала за колір очей.
Gözleri çok küçük olup kürk altına gizlenmiştir.Очі маленькі, приховані під шкірою.
Gözlerini kapat ve bir şey söyle .Очі мають широке, замкнуте обведення.
Reggie ile aramda geçen bir iki konuşmada onu kendi gözlerimle görmem konusunda ikna olmuştum.Одне чи два спілкування з Реджи переконали мене, що як найменше я повинен усе побачити сам.
Hele gözlerinden çok rahatsızdı.Особливо ретельно розмальовувалися очі.
"Gözleri açık gitti ".Як відкрив твої очі?»
Kız gözlerini kapattığı an kütüphanenin içinde görünür.Після відкриття бібліотеки завідував нею.
Bir attan düşme kazası geçirdi ve hayata gözlerini yumdu.Том побив коня так сильно, що вибив йому око.
Gözlerini yum ve beni dinle.Не залишайте без уваги очі і вушка.
Gerçekten gözlerimizi yaşartıyorsunuz.Осоромлено опускаю очі.
Farklı renklerde gözleri olan bir kedi.Допускаються і коти з очима різного кольору.
Bu olayla gözlerimi açtım.Проти цих поглядів виступив І.
Gagası ve gözlerin etrafındaki tüysüz deri siyahımsıdır.Особливої уваги потребує шкіра навколо очей та шиї.
Gözleri yok.Не мають очей.
Tavşanlar gözleri açık uyuyan hayvanlardır.Відомо, що заєць спить з відкритими очима.
Birçok Sürmeneli onun elinde dünyaya gözlerini açtı.Нові здібності відкрили перед ним весь світ.
1784 yılında hayata gözlerini yummuştur.У 1798 році він осліп на праве око.
Her gece Annabel Lee'yi hayal eder ve gözlerinin parlaklığını yıldızlarda görür.Щоночі, він мріє про Аннабель Лі та уявляє, як він лежить поруч з нею в її ж могилі на березі моря.
Gözlerini hiç açmamıştır.Він ніколи не дивився нам в очі.
Mağaradan çıktığında Sento kılıcının yeni sahibidir ancak gözleri görmemektedir.На церемонії отримання Меча принц отримує видіння невідомої могутньої сили, але не розповідає про побачене.
Yeni doğanlar kör olup, gözleri iki hafta sonra açılır.Народжуються пташенята сліпими, але очі в них відкриваються вже через кілька годин.
Aşkın bakışlarından, gururun gözlerinden.Ілюзія почуттів, ілюзія любові.
Karşımda görsem dolar gözlerim." sözlerinden oluşur.«Ми коли-небудь побачимо на екрані хоча б долар?» — Запитав один з них.
Gözlerinin gerisinde büyük bir belirgin leke vardır.За очима є великі бризкальця.
Kendi geleceğim gözlerimin önüne geldi.Очима пішла в батька.

İlgili Sayfalar