gözleri ile cümle
gözleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
O, gözlerini açtı, ona baktı ve sonra yataktan dışarı atladı.He opened his eyes, looked about him and then jumped out of the bed.
Gözlerini kapat ve hatırlamaya çalış.Close your eyes and try to remember.
Gözlerini görmelisin.You should see your eyes.
Tom Mary'nin gözlerine baktı, eğildi ve onu öptü.Tom looked into Mary's eyes, leaned in, and kissed her.
Bunu gözlerim kapalıyken yapabilirim.I'm able to do that with my eyes closed.
Bunu kapalı gözlerimle yapabilirim.I'm able to do that with my eyes closed.
Gözlerimi kapattım ve başımı salladım.I closed my eyes and shook my head.
Geçen hafta gözlerim kontrol ettirdim.I had my eyes checked last week.
Gözlerimde şampuan var.I got shampoo in my eyes.
Sami gözlerine inanamadı.Sami couldn't believe his eyes.
Sami ve Leyla'nın gözleri buluştu.Sami and Layla's eyes met.
Mary'nin gözleri gözyaşlarıyla doluydu.Mary's eyes were brimming with tears.
Sami'nin korkunç gözleri vardı.Sami had scary eyes.
Sami, Leyla'nın gözlerinde Şeytan'dı.Sami was Satan in Layla's eyes.
Sami'nin gözleri tamamen açıktı.Sami's eyes were wide open.
Sami, Leyla'nın ölü gözlerine baktı.Sami looked into the dead eyes of Layla.
Tom filmin korkunç kısımları sırasında gözlerini kapadı.Tom closed his eyes during the scary parts of the movie.
Sami gözlerine inanamaz.Sami can't believe his eyes.
Sami ve Leyla gözlerini kilitlediler.Sami and Layla locked eyes.
Beni gözleriyle yuttu.He devoured me with his eyes.
Gözlerim ve başım ağlamaktan ağrıyor.My eyes and head hurt from crying.
Gözlerimi açamıyorum.I can't open my eyes.
Tom annesinin gözlerine sahip.Tom has his mother's eyes.
Gözlerimi bir an için kapattım.I closed my eyes for a moment.
Yarın gözlerimi test ettireceğim.I'm going to have my eyes tested tomorrow.
Tom, Maria'yı öpmeden önce gözlerini kapadı.Tom closed his eyes before he kissed Mary.
Tom esnedi ve uykuyu gözlerinden ovuşturdu.Tom yawned and rubbed sleep from his eyes.
Tom gözlerini açık tutmaya çalıştı.Tom struggled to keep his eyes open.
Gözlerim ve başım çok ağlamaktan ağrıyor.My eyes and head hurt from crying too much.
Gözleri kanlanmıştı.His eyes were red.
Gözleri kızarmıştı.His eyes were red.
Gözlerimin önünde hiç aslan görmedim.I have never seen a lion in front of my eyes.
Onun gözleri karadır.Her eyes are dark.
Onun gözleri kara.Her eyes are dark.
Gözlerin çok güzel.You have very pretty eyes.
Gözlerinin çok güzel olduğunu biliyor muydun?Did you know you have very pretty eyes?
Küçük gözlerim var.I have small eyes.
Bu şarkı o kadar dokunaklı ki gözlerimi yaşarttı.This song is so moving that it brings tears to my eyes.
Ev gözlerimizin önünde yarılıyor.The house is falling apart before our eyes.
Gözlerimi zar zor açabildim.I could barely open my eyes.
Çoğu köpeğin kahverengi gözleri vardır.Most dogs have brown eyes.
Bir an için gözleri kesişti.Their eyes met for a brief moment.
Gözlerime inanamamıştım.I doubted my eyes.
Gözleri eskisi kadar iyi görmüyor.His eyesight isn't as good as it used to be.
Gözleri kanlanmış.Her eyes are bloodshot.
Gözleri kıpkırmızı olmuş.His eyes are bloodshot.
Ellerinizle gözlerinize, ağzınıza ve burnunuza dokunmayın.Don't touch your eyes, mouth or nose with your hands.
Gözlerini kan ve şiddet bürümüş.They are fascinated by blood and violence.
Mutluluğu gözlerinden okunuyordu.I could see the happiness in her eyes.
Bana inanmıyorsan kendi gözlerine inanacaksın.If you don't believe me, you'll believe your own eyes.
Tom mavi gözlerini babasından almış.Tom has his father's blue eyes.
Onun gözleri bana kedi gözlerini andırıyor.Her eyes remind me of a cat's eyes.
Tom'un gözleri pırıl pırıl parlıyordu.Tom had a sparkle in his eye.
Tom dün gece hastanede hayata gözlerini yumdu.Last night, Tom passed away in the hospital.
Yaratığın gözleri daha parlak parlamaya başladı.The creature's eyes began to glow brighter.
Elias'ın büyüleyici mavi gözleri vardı.Elias had captivating blue eyes.
William yorgun gözlerini ovuşturdu ve esnedi.William rubbed his tired eyes and yawned.
William yorgun gözlerini ovuşturup esnedi.William rubbed his tired eyes and yawned.
Her gece Annabel Lee'yi hayal eder ve gözlerinin parlaklığını yıldızlarda görür.Every night, he dreams of Annabel Lee and sees the brightness of her eyes in the stars.
Yeni vakaların en az % 90'ı, uygun tedavi ve gözlerin izlenmesi ile azaltılabilir.At least 90% of new cases could be reduced with proper treatment and monitoring of the eyes.