gözlere ile cümle

gözlere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Gerçekten bakabiliyor musunuz bu gözlere?Μάλιστα μπορούσαν να τους χτυπήσουν τα μάτια.
Daha sonra ellerden gözlere ya da buruna geçerek hastalığı bulaştırırlar.Έπειτα, μεταδίδονται μέσω των χεριών στα μάτια ή τη μύτη, όπου ξεκινά η λοίμωξη.
Orihime, mangadaki resimlerde kahverengi gözlere sahiptir fakat animede gri.Η Orihime έχει καφέ μάτια στο manga, αλλά στο anime έχει γκρίζα.
Onchocerca volvulus gözlere yerleşir ve körlüğe yol acar.Ο Λάνσελοτ απαντάει με ευκολία τις ερωτήσεις του και περνάει την γέφυρα.
Uzun siyah saçları ve koyu kahverengi gözlere sahip.Hun har langt sort hår og mørke brune øjne.
Uzun yüze, koyu saçlara ve gri gözlere sahiptir.Han besitter Stark utseende, svart hår og gråe øyner.
Karşılaşmalarda yalnızca iki kural vardı; biri ısırmamak diğeri gözlere zarar vermemekti.Bahkan, hanya ada dua aturan mengenai pertempuran: tidak ada mata yang tercongkel atau tergigit.
Gerçekten bakabiliyor musunuz bu gözlere?わたし実際この目で見てきましたがな。
Koromon kıvrık kulaklara, parlak kırmızı gözlere, keskin dişlere sahiptir.他擁有軟軟的耳朵、鮮紅色的眼睛和鋒利的牙齒。
Siyah saçlara,çekik siyah gözlere sahiptir.Boyu İtachi`den uzundur ve yaşça İtachi`den büyüktür.갈색머리에 초록빛 눈을 가졌고 원래 타라보다 키가 컸지만 지금은 타라가 더 크다.
Gerçekten bakabiliyor musunuz bu gözlere?אתם רואים את זה בעיניים אחרות.
Gri-yeşil gözlere sahiptir.ירוקים עם עין אחת.
Gelişmiş işitme duyusu ve büyük gözlere sahipti.Ima dobro razvijen vid i sluh.
Gerçekten bakabiliyor musunuz bu gözlere?Ar mus stebi palydovų akys?
Alice göründü gözlere kadar bekledi ve sonra başını salladı.Alice aspettato gli occhi apparve, e poi annuì.
Alice göründü gözlere kadar bekledi ve sonra başını salladı.Alice aşteptat până la ochi a apărut, şi apoi dădu din cap.
Alice göründü gözlere kadar bekledi ve sonra başını salladı.Alice attendit les yeux apparu, et puis hocha la tête.
Alice göründü gözlere kadar bekledi ve sonra başını salladı.Alice čakala, až oči objavili a potom prikývol.
Alice göründü gözlere kadar bekledi ve sonra başını salladı.Alice čakal do oči pojavil, in potem je pokimal.
Alice göründü gözlere kadar bekledi ve sonra başını salladı.Alice čekala, až oči objevily a pak přikývl.
Alice göründü gözlere kadar bekledi ve sonra başını salladı.Alice chờ đợi cho đến khi mắt xuất hiện, và sau đó gật đầu.
Alice göründü gözlere kadar bekledi ve sonra başını salladı.Alice czekał, aż się oczy, i skinął głową.
Alice göründü gözlere kadar bekledi ve sonra başını salladı.Alice esperou até os olhos apareceu, e em seguida, assentiu.
Alice göründü gözlere kadar bekledi ve sonra başını salladı.Alice menunggu sampai mata muncul, dan lalu mengangguk.
Alice göründü gözlere kadar bekledi ve sonra başını salladı.Alice odotti kunnes silmät ilmestyi ja sitten nyökkäsi.
Alice göründü gözlere kadar bekledi ve sonra başını salladı.Alice väntade tills ögonen syntes, och då nickade.
Alice göründü gözlere kadar bekledi ve sonra başını salladı.Alice várt, amíg a szemek meg, és , majd bólintott.
Alice göründü gözlere kadar bekledi ve sonra başını salladı.Alice wachtte tot de ogen verschenen, en knikte toen.
Alice göründü gözlere kadar bekledi ve sonra başını salladı.Alice wartete, bis die Augen erschienen, und dann nickte er.
Alice göründü gözlere kadar bekledi ve sonra başını salladı.Alicia esperó hasta que los ojos se veían, y y luego asintió.
Alice göründü gözlere kadar bekledi ve sonra başını salladı.이야기. 앨리스는 눈을 나타난까지 기다렸고, 다음 고개를 끄덕였다.
Alice göründü gözlere kadar bekledi ve sonra başını salladı.Αλίκη περίμενε μέχρι τα μάτια εμφανίστηκε, και τότε κούνησε το κεφάλι.
Alice göründü gözlere kadar bekledi ve sonra başını salladı.Алиса подождал, пока глаза появился, и Затем кивнул.
Alice göründü gözlere kadar bekledi ve sonra başını salladı.Алис чакаше, докато очите се появяват и след това кимна.
Alice göründü gözlere kadar bekledi ve sonra başını salladı.Аліса почекав, поки очі з'явився, і Потім кивнув.
Alice göründü gözlere kadar bekledi ve sonra başını salladı.לדבר עם. אליס חיכתה עד העיניים הופיעו, ואז הנהן.
Alice göründü gözlere kadar bekledi ve sonra başını salladı.التحدث معه. انتظر حتى أليس العينين يبدو ، و ثم هز رأسه.
Alice göründü gözlere kadar bekledi ve sonra başını salladı.その後、うなずいた。 "それはそれに話しても無駄ない、と彼女はその耳が来て'まで、考え、または少なくとも一つの
Ben de, "Gözlere bak.Dije, " mira los ojos.
Ben de, "Gözlere bak.Ich:
Ben de, "Gözlere bak.Ik zei: "Kijk naar de ogen.
Ben de, "Gözlere bak.J'ai dit: "Regarde les yeux.
Ben de, "Gözlere bak.Le ho detto "Guarda gli occhi.
Ben de, "Gözlere bak."Nézd a szemeit.
Ben de, "Gözlere bak.Odpowiedziałem:
Ben de, "Gözlere bak."Olha para os olhos.
Ben de, "Gözlere bak. Onlar senin gözlerin dedim."그래서 "아냐 눈은 당신이랑 똑같잖아."라고 말했죠."
Ben de, "Gözlere bak. Onlar senin gözlerin dedim."ואני אמרתי: "תסתכלי על העיניים האלו, אלו העיניים שלך."
Ben de, "Gözlere bak. Onlar senin gözlerin dedim."قلت " انظري الى العينين .. انها عيناكي "
Ben de, "Gözlere bak. Onlar senin gözlerin dedim."(笑)
Ben de, "Gözlere bak.Saya berkata, "Lihat matanya.
Ben de, "Gözlere bak.Şi i-am răspuns "Uită-te la ochi.
Ben de, "Gözlere bak.Tôi nói, "Hãy nhìn đôi mắt.
Ben de, "Gözlere bak.Της είπα, "Κοίτα τα μάτια.
Ben de, "Gözlere bak.А аз й отговорих, "Погледни я в очите.
Ben de, "Gözlere bak.Я ответил:
Dikkatinizi çekmeye çalıştım şey şu ki; İlk olarak, dört aylıkken, bebekler temelde gözlere bakıyorlar.Ce qu'il faut voir, d'abord, c'est qu'à quatre mois, les bébés regardent surtout les yeux.
Dikkatinizi çekmeye çalıştım şey şu ki; İlk olarak, dört aylıkken, bebekler temelde gözlere bakıyorlar.Noten que, en primer lugar, a los 4 meses, los bebés miran principalmente a los ojos.
Eğer kahverengi gözlerin mavi gözlere frenkansını sorsaydım--Yani bu alel frekansı. -Als ik je de frequentie van bruine ogen versus blauwe ogen zou vragen-- Dus dit is de allelfrequentie.
Eğer kahverengi gözlerin mavi gözlere frenkansını sorsaydım--Yani bu alel frekansı. -Kdybych chtěl znát frekvenci hnědých versus modrých očí -- Takže tohle je alelová frekvence.

İlgili Sayfalar