gözler ile cümle

gözler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Gözlerim şişti.My eye has swollen up.
Mary kuru gözleri için göz damlaları kullanır.Mary uses eyedrops for her dry eyes.
Çocuklar yorgun olduklarında sık ​​sık gözlerini ovarlar.Children often rub their eyes when they are tired.
Gözlerini kapadı, dudaklarını sıktı ve öpmek için öne eğildi.She closed her eyes, pursed her lips and leaned forward for a kiss.
Sen gözlerimin ışığısın.You are the light of my eyes.
Gözleri yaşlarla doluydu.Her eyes were full of tears.
Gözlerinde yaşlar olan küçük bir kız annesini arıyordu.A little girl, with tears in her eyes, searched for her mother.
Elbise, senin gözlerini belli eder.The dress brings out your eyes.
Güneş gözlerimi yakıyor.The sun burns my eyes.
Onun gözleri duvardaki tuvale takıldı.His eyes got stuck on the canvas on the wall.
Jeannie'nin saçları gözlerinden daha maviydi.Jeannie's hair was bluer than her eyes.
Onun çok güzel gözleri var.She's got such lovely eyes.
Jackson'ın gözleri buz gibi soğuklaştı.Jackson's eyes grew as cold as ice.
Gözlerin güzel bir kadınla karşılaştığında, onu çok şaşırt.When your eyes encounter a beautiful woman, knock her out.
Kız gözlerini kapattı ve papazı dinledi.The girl closed her eyes and listened to the pastor.
Maria'nın mavi gözleri var.Maria has blue eyes.
Gözlerini kapat ve ona kadar say.Close your eyes and count to ten.
Polis geceleyin şehri gözler.The police watch over the city during the night.
Gözlerime bak ve bana onu yapmadığını söyle.Look me in the eyes and tell me you didn't do it.
O, gözlerini ondan alamadı.She couldn't take her eyes off him.
Gözleri kapalı olarak onun yanına oturdu.She sat next him with her eyes closed.
Sanırım gözlerimi kontrol ettirmemin zamanıdır.I think it's time for me to get my eyes checked.
Benim güzel gözlerim var.I have got beautiful eyes.
Gözlerimi tekrar açar açmaz, Amina bira bardağının tabanından bana bakıyordu.Once I opened my eyes again, Amina was staring at me through the bottom of her beer glass.
Onun gözleri yer lahanası rengiydi.Her eyes were the colour of kohlrabi.
Sen benim gözlerim için bir ziyafetsin.You are a feast for my eyes.
O, sulanmış gözleriyle ona baktı.He looked at her with bleary eyes.
Ben gözlerimi güneş ışığından korurum.I shade my eyes from sun shine.
Tom'un gözleri kan çanağı.Tom's eyes are bloodshot.
Tom gözlerini açtı.Tom opened his eyes.
Tom'un mavi gözleri var.Tom has blue eyes.
Tom'un gözlerine şampuan kaçmıştı.Tom got shampoo in his eyes.
Tom gözlerini test ettirdi.Tom got his eyes tested.
Tom gözlerine inanamadı.Tom couldn't believe his eyes.
Tom gözlerini kapattı.Tom closed his eyes.
Tom gözlerinde hala gözyaşı olmasına rağmen gülmeye başladı.Even though Tom still had tears in his eyes, he began to smile.
Tom Mary'nin gözlerinden gözyaşlarını sildi.Tom wiped the tears from Mary's eyes.
Tom, gözlerinde sevgi ile Mary'ye baktı.Tom gazed at Mary with love in his eyes.
Tom gözlerini Mary'den alamadı.Tom couldn't take his eyes off Mary.
Tom gözlerini Mary'den ayıramaz.Tom can't take his eyes off Mary.
Senin çok delici gözlerin var.You have very piercing eyes.
Tom'un gözleri henüz karanlığa alışmamıştı, bu yüzden o bir şey göremedi.Tom's eyes weren't yet accustomed to the dark, so he couldn't see a thing.
Tom gözlerini karanlığa alıştırmak için bir süre bekledi.Tom waited a while to let his eyes adjust to the darkness.
Tom Mary'ye şu ana gördüğü en güzel gözlere sahip olduğunu söyledi.Tom told Mary that she had the prettiest eyes he'd ever seen.
Tom Mary'ye gözlerini kontrol ettirmesini söyledi.Tom told Mary she should get her eyes checked.
Tom gözlerini kapadı.Tom shut his eyes.
Tom çok uykulu ve neredeyse gözlerini açık tutamıyor.Tom is very sleepy and can hardly keep his eyes open.
Tom'un gözlerinde sabun var.Tom got soap in his eyes.
Tom gözlerine güçlükle inanabiliyordu.Tom could hardly believe his eyes.
Tom su altında yüzerken gözlerinin kapatır.Tom closes his eyes when he swims underwater.
Tom gözlerini Mary'den ayıramıyor gibi görünüyor.Tom can't seem to keep his eyes off Mary.
Gözleri bir leoparınkiler gibi.His eyes are like those of a leopard.
Gözleri bir leoparınkilere benziyor.His eyes look like those of a leopard.
Bunu senin gözlerinde görebiliyorum.I can see it in your eyes.
Çok güzel gözlerin var.You have such beautiful eyes.
Kız kardeşlerim aynı renk gözlere sahip.My sisters have the same color eyes.
Bizim farklı renkte gözlerimiz var.We have different color eyes.
Gözlerim yanmaya devam ediyor.My eyes keep burning.
Gözlerim yanıp duruyor.My eyes keep burning.
Senin gözlerini beğeniyorum!I like your eyes!

İlgili Sayfalar