gözler ile cümle
gözler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ve "adanın gözlerinin içine baktım ve gördüğüm şey çok güzeldi" der.John later tells Jack, "I looked into the eye of this island, and what I saw was beautiful."
Gözlerinin gerisinde büyük bir belirgin leke vardır.There is a single branched tentacle over each of its eyes.
Stalin, Komünist Parti Yönetim Kurulu’na “Sizin gözleriniz yavru kediler gibi kör.According to Khrushchev, Stalin told Politburo members, "You are blind like young kittens.
Gözler üzerine yerleştirilen ellerin aşağıya doğru çekilmesi "gözyaşı" izlenimi verir.You just look at the man and tears come down your cheek.
Genç kuşların kuyrukları gri yerine pas rengidir, paçaları çizgili ve gözleri koyu renklidir.Juvenile birds have rufous instead of grey on the tail, streaked flanks and a dark eye.
Artık yalnızca bedensel gözleriyle değil, ruhani gözüyle (kalp gözüyle) de görebilmektedir.He is perceptible neither by the sense nor by the imagination, but only by the intellectual eye.
Yere oturtup gözlerini bağlar.Sitting there with gleaming eyes.
"Gözleri açık gitti "."Ojos bien abiertos".
Ancak Cudana'nın gözlerine vurulmuş olan Mustafa Bey, artık ondan yüz çevirir.Only with thine eyes shalt thou behold and see the reward of the wicked.
Adını, gözlerini çevreleyen beyaz halkalardan almıştır.Its eyes are distinct with a white patch around them.
Gözleri iri ve çevresi siyahtır.The eyes are large and strikingly black.
Bu nedenle Tora Lea'nın gözlerini ağlamaktan "yumuşadı" olarak tasvir eder.Thus the Torah describes her eyes as "soft" from weeping.
Kadının gözleri aşağı bakar ve düşünceleri içe dönüktür.The brain is waking and with it the mind is returning.
Gözleri iri ve parlaktır.The eyes are large and rounded.
Gözleri ve bacakları sarı renklidir.The eyes and the legs were red.
Turne, menejerleri tarafından iptal edildi ve Rose tekrar gözlerden kayboldu.After the tour was cancelled by the promoter, Rose again withdrew from the public view.
Gözleri yenir.Cuenca Los Ojos.
Allah'ın âhirette gözlerle görülmesini tanımlar.Men only see your face, but it is God who sees your heart.
Gözler kahverengidir.The eyes are brown.
Bir gözü kör olan geminin kaptanı gözlerini bu suyla yıkayınca kör gözü görmeye başladı.Using it, the sight of the ship's captain, who had been blind in one eye, was restored.
Gözleri kırmızıdır.Its eyes are red.
Ön gözler eşit aralıklı; ortadakiler kendilerinin birinin çapından daha fazla birbirlerinden ayrı.Surely a giant for his eyes are situated at a higher level than those of the dwarf.
Durumu gözleriyle görür.We see the story through his eyes.
Gökçen Kız'ın gözleri ışık saçıyordu, gözlerine bakan ise ölüyordu.I watched her eyes glaze and realized she was dying.
Gövdesi siyah, ensesi gri, gözleri beyazdır.Between one and three years old, the eyes will turn grey, then white.
Ancak kısa aralıklarla (ve gözleri açık olarak) uyurlar.There they rested until nightfall.
Gözlerinin o kadar iyi görmesine ne gerek vardır?How to Improve your Eyes.
Lily'nin gözlerinden oldukça farklı olarak gözleri büyük ve solukturlar.Her eyes are large and pale, quite unlike Lily's.
Duyuları çok keskindir ve gözleri iyi görmez.The eyes are weak and it does not see well.
Ortadirek'e başlayınca Meryemce'nin gözlerini açtım.Wherever they opened branches in MIC, I would open a women's branch.
Birleşik gözleri körelmiş, bazen birkaç nokta göze indirgenmiştir.This group has lost the compound eyes, and sometimes has no eyes altogether.
Üç yaşından beri gözleri görmemekteydi.He was blind since the age of three.
1974 yılında Sartre'ın gözleri büyük oranda görmez oldu.By 1974, Sellers's friends were concerned that he was having a nervous breakdown.
Gözleri yıldızlar gibi parlak olup başında parlak bir sorguç bulunmaktadır.Your eyes so gentle yet so bright, So blissful in their seeming.
Álvaro Cunhal Lizbon’da 2005 yılında hayata gözlerini yumdu.Álvaro Cunhal died in Lisbon in 2005, after several years away from public eye.
Gözleri başının iki yanında yer alır.The eyes are located on each side of the head.
Gordon'ın gözleri kamaşır.Jim's eyes glazed over.
Görme duyusu, bütün gözlerde ortak olan temel bir biyokimyasal sürece dayanır.Vision itself relies on a basic biochemistry which is common to all eyes.
Bu sırada gözler yumulu olduğu halde caminin içinin nurla dolduğu da hissedilir.Pores are visible on the nose, and he had a thin beard.
Uzun sarı saçları ve mavi gözleri vardır.She has long blonde hair and blue eyes.
Tabii ki yine yeşil gözleri vardır.She has green eyes.
Mor-mavi gözleri vardır.He has pale-blue eyes.
Çarpışma Luke'un gözleri önünde başlamıştır.Dan started shouting at Luke.
Cildinin rengi kızıldır ve gözleri alev alev yanar hâldedir.His skin is gray, and his eyes a burning red.
Gözler kırmızıdır.The eyes are red.
Kurtadamın kim olduğunu ses ve gözlerinden tanımak mümkündü.You could see Shawn for who he was.
Gözleri mavidir.The eyes are blue.
22 Şubat 2012 günü hayata gözlerini yummuştur.On February 2, 2014 he took his last breath.
Gri-yeşil gözlere sahiptir.She has grey-green eyes.
Kafası ve gözleri diğer orkinoslardan büyüktür.Their ears and eyes are much larger than the other sprites.
Erişkinlerin gözleri yıl boyunca kırmızıdır halbuki bayağı aynakların gözleri koyu renklidir.Adults have red eyes year-round, whereas glossy ibises have dark eyes.
Hele gözlerinden çok rahatsızdı.He was very close to Eyes.
Buz beyazı gözleri de dahil olmak üzere, rengi tamamen beyazdır.His coloring is completely white, including his icewhite eyes.
Ahtapotun gözleri büyüktür ve kafasının üstünde yer alır.Their eyes are large and placed high on the head.
Kulakları gözleri ile doğru orantılır.The eyes are topped with well-groomed eyebrows.
Yavruları kıllı ve gözleri açık doğar.The infant is born with hair and with its eyes open.
29 Mart 1937de Lausanne'daki sanatoryomda hayatına gözlerine kapadı.He died at a sanatorium in Lausanne on 29 March 1937.
Deniz kestanelerinin gönüşte gözleri veya bacakları yoktur.Cave dwelling species have no eyes, or possess vestigial eyes incapable of sight.
Bu gözlükler gözleri, burnu, burun deliklerini, ağzı ve kulakları tamamen kapatmaktadır.These completely cover the eyes, mouth, ears and nostrils of a person.
Jeep'i gözlerine kestiren üç genç jeep'e gideceği evine kadar takip ederler.They would be accompanied by three unarmed jeeps.