gözler ile cümle

gözler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Gözlerimi kaparım ve yüzünü hatırlarım.I close my eyes and remember your face.
Onların çabaları gözlerden kaçtı.Their efforts didn't go unnoticed.
Tom bir an için gözlerini kapattı.Tom closed his eyes for a moment.
Neredeyse gözlerime inanamıyorum.I can scarcely believe my eyes.
Tom'un gözleri gözyaşlarıyla doluydu.Tom's eyes were full of tears.
Tom gözlerini çok açtı.Tom opened his eyes very wide.
Tom gözlerini bir kez daha açtı.Tom opened his eyes once more.
Tom'un gözleri öfke ile parlıyordu.Tom's eyes blazed with anger.
Tom gözlerini bir dakika kapattı.Tom closed his eyes a minute.
Tom'un çok güzel gözleri var.Tom has such beautiful eyes.
Gerçekten kötü gözlerim var.I have really bad eyes.
Senin partnerinin gözlerini bağla.Blindfold your partner.
Tom'un çekik gözleri var.Tom has slanted eyes.
Gözler ruhun penceresidir.The eyes are the window into the soul.
Gözlerinizi koruyun.Protect your eyes.
Tom'un gözlerini seviyorum.I love Tom's eyes.
Gözleri annesine çekmiş.She has her mother's eyes.
Gözleri babasına çekmiş.He has his father's eyes.
Tom gözlerini ondan alamadı.Tom couldn't take his eyes off her.
Güzel gözlerini kapat.Close your pretty eyes.
Mary'nin ela gözleri var.Mary has hazel eyes.
Mary'nin mavi gözleri var.Mary has blue eyes.
Mary'nin iri kahverengi gözleri var.Mary has big brown eyes.
Mary'nin yeşil gözleri var.Mary has green eyes.
Tom gözlerini açtı ve odaya bakındı.Tom opened his eyes and looked around the room.
İnsanlar hep güzel gözlerim olduğunu söylüyorlar.People are always telling me I have beautiful eyes.
Onu gözlerinde gördüm.I saw it in your eyes.
Ne zaman gözlerimi kapatsam gördüğüm ilk şey o kadının yüzü oluyor.Whenever I close my eyes, the first thing I see is that woman's face.
Elektrik lambaları onun gözlerini kamaştırdı.The electric lights dazzled her eyes.
Matthew, gözlerinde şüpheli bir nemle, ayağa kalktı ve dışarıya çıktı.Matthew, with a suspicious moisture in his eyes, got up and went out-of-doors.
Fadıl gözlerine inanmadı.Fadil didn't believe his eyes.
Hala Fadil'in gözlerini hatırlıyorum.I still remember Fadil's eyes.
Gözlerim genişledi.My eyes widened.
Benim büyük gözlerim var.I have big eyes.
Kötü gözlerim var.I have bad eyes.
Tom'un mavi gözleri ve kıvırcık saçları var.Tom has blue eyes and curly hair.
Kahverengi gözlerim var.I have brown eyes.
Gözleriniz acıyor mu?Are your eyes hurting?
Mary sarı saçları ve mavi gözleriyle güzel bir kızdır.Mary is a beautiful girl with blonde hair and blue eyes.
Tom gözlerine inanmadı.Tom didn't believe his eyes.
Yeşil gözlerim var.I have green eyes.
Her zaman gözlerini yoldan ayırma.Always keep your eyes on the road.
Gözlerim doldu.I'm so moved.
Kendi gözlerime inanamadım.I could not believe my own eyes.
Mutlu olduğunda gözleri parlar.Her eyes shine when she's happy.
Onun gözleri onunki ile karşılaştı.Her eyes met his.
En son ne zaman gözlerini muayene ettirdin?When was the last time you had your eyes examined?
Gözlerinizi kapatmanızı istiyorum.I would like you to close your eyes.
Lütfen gözlerinizi kapatın.Please close your eyes.
Lütfen gözlerinizi kapayın.Please close your eyes.
Leyla, Sami'yi gözlerinin arasından vurdu.Layla shot Sami between the eyes.
Havuç gözleriniz için iyidir.Carrots are good for your eyesight.
Leyla, Sami'den gözlerini almazdı.Layla wouldn't take her eyes of Sami.
Leyla gözlerini açtı.Layla opened her eyes.
Gözlerini yavaşça karanlığa alıştırdı.Slowly his eyes adjusted to the darkness.
Leyla, gözlerini Sami'den alamadı.Layla couldn't take her eyes off Sami.
Leyla gözlerini kapadı ve öldü.Layla just closed her eyes and passed away.
Gözlerine inanamadılar.They could not believe their eyes.
Ona baktım ve onun gözlerindeki şefkati gördüm.I looked at her and saw tenderness in her eyes.
Leyla'nın gözleri acıyor.Layla's eyes hurt.

İlgili Sayfalar