gözler ile cümle
gözler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'un dalgalı kahverengi saçı ve mavi gözleri var.Tom has wavy brown hair and blue eyes.
Tom gözlüğünü çıkardı ve gözlerini ovuşturdu.Tom removed his glasses and rubbed his eyes.
Tom gözlerini kapalı kıstı.Tom squeezed his eyes shut.
Tom boş gözlerle tavana baktı.Tom stared blankly at the ceiling.
Tom boş gözlerle uzaya baktı.Tom stared blankly into space.
Tom boş gözlerle önüne baktı.Tom stared blankly into space.
Tom doğrudan Mary'nin gözlerine baktı.Tom stared directly into Mary's eyes.
Tom Mary'nin gözlerine baktı ve onu öptü.Tom stared into Mary's eyes and kissed her.
Tom derin bir nefes aldı ve gözlerini kapadı.Tom took a deep breath and closed his eyes.
Tom boş gözlerle bakıyordu.Tom was staring into space.
Gözlerinizi dinlendirmeye çalışın.Try to rest your eyes.
O, gözlerini açtı ve bana baktı.He opened his eyes and looked at me.
Doğa ve kitaplar onları gören gözlere aittir.Nature and books belong to the eyes that see them.
Tom'un gözleri şaşkınlıkla açıldı.Tom's eyes widened in surprise.
Gerçekten gözlerinden hoşlanıyorum.I really like your eyes.
Onun gözleri koyuydu.His eyes were dark.
Onun gözleri ıslaktı.Her eyes were wet.
Onun gözlerinin içine baktı.He gazed into her eyes.
Gözlerimde biraz toz var.I've got some dust in my eyes.
Gözlerin kanlanmış.Your eyes are bloodshot.
Tom şapkasını gözlerinin üzerine aşağıya indirdi.Tom pulled his cap down over his eyes.
Tom tekrar gözlerini kırptı.Tom blinked again.
Gözlerindeki korku dilindeki yalanı açığa vuruyor.The fear in your eyes betrays the lie on your tongue.
Gözlerini unutamam.I can't forget her eyes.
Onun gözlerini unutamam.I can't forget her eyes.
Onun mavi gözleri ve sarı saçı var.He has blue eyes and blond hair.
Bir haritan var mı? Çünkü senin gözlerinde kayboluyorum.Do you have a map? Because I'm getting lost in your eyes.
Gözlerimde biraz şampuan var. O yakıyor!I got some shampoo in my eyes. It burns!
Gözlerimde biraz şampuan var ve o yanıyor.I got some shampoo in my eyes and it stings.
Gözlerimde biraz şampuan var ve yakıyor.I got some shampoo in my eyes and it burns.
Gözlerimde şampuan var ve o acıtıyor.I got shampoo in my eyes and it hurts.
Tom gözleri kapalı orada durdu.Tom just stood there with his eyes closed.
Gözlerinden yaş fışkırdı.Tears gushed from her eyes.
Tom'un büyük gözleri var.Tom has big eyes.
Mary'nin gözleri siyah.Mary's eyes are black.
Jason'un kahverengi gözleri var.Jason has brown eyes.
Üç hafta önce gözlerimi kontrol ettirdim.I had my eyes checked three weeks ago.
Çocuk arsızca gözlerini annesine dikti.The child glared impudently at its mother.
Onun gözleri parlıyordu.His eyes were glowing.
Tom gözlerinden birinin üzerine bir plaster takıyordu.Tom was wearing a patch over one of his eyes.
Tom bir eliyle gözlerini kapadı.Tom covered his eyes with one hand.
Bu gözlerimi açan bir deneyimdi.This was an experience that opened my eyes.
Tom'un gözleri ağlamaktan kızardı.Tom's eyes were red from crying.
Tom'un gözleri kırmızı ve o çok yorgun görünüyor.Tom's eyes are red, and he looks very tired.
Tom'un gözleri bugün kırmızı.Tom's eyes are red today.
Tom'un yeşil gözleri var.Tom has green eyes.
Tom'un mavi gözleri vardı.Tom had blue eyes.
Tom'un gözlerinde korku gördüm.I saw fear in Tom's eyes.
Millie'nin güzel gözleri var.Millie has beautiful eyes.
Millie'nin yeşil gözleri var.Millie has green eyes.
Millie'nin mavi gözleri var.Millie has blue eyes.
Tom gözlerini kapalı tuttu.Tom kept his eyes closed.
Senin kahverengi gözlerin yok.You don't have brown eyes.
Gözlerini kapa ve bana ne duyduğunu söyle.Close your eyes and tell me what you hear.
Herhangi biri sana güzel gözlerin olduğunu söyledi mi?Has anyone told you that you have beautiful eyes?
Hiç biri sana güzel gözlerin olduğunu söyledi mi?Has anyone ever told you that you have beautiful eyes?
Sen gözlerini kapat.You close your eyes.
Tom orada gözleri kapalı oturdu.Tom just sat there with his eyes closed.
Tom'un annesi onun TV'ye çok yakın oturursa gözlerini mahvedeceğini söyledi.Tom's mother said he'd ruin his eyes if he sat too close to the TV.
Gözlerimi senden alamıyorum.I can't take my eyes off of you.