Kilonu gözlüyor musun?Are you watching your weight?
Biri seni gözlüyor.Someone is watching you.
Biri sizi gözlüyor.Someone is watching you.
Korsan, monoküleriyle denize gözlüyorduThe pirate was observing the sea with his monocular.
Gözlemcileri kim gözlüyor?Who watches the watchers?
Kızların devamlılığında bir dönüşüm gözlüyoruz.We see a transformation in attendance by girls.
Çünkü biz de onu belli bir sabitte gözlüyoruz.'Cause we're viewing it at a certain instant as well.)
Çocuğun ablası kardeşine ne olacağını görmek için uzaktan gözlüyordu.His sister stood far off, to see what would be done to him.
‹‹Yaşama gücüm tükendi, günlerim kısaldı, Mezar gözlüyor beni."My spirit is consumed. My days are extinct, And the grave is ready for me.
Ölüler diyarını evim diye gözlüyorsam, Yatağımı karanlığa seriyorsam,If I look for Sheol as my house, if I have spread my couch in the darkness,
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.They conspire and lurk, watching my steps, they are eager to take my life.
Gücüm sensin, seni gözlüyorum, Çünkü kalemsin, ey Tanrı.Oh, my Strength, I watch for you, for God is my high tower.
RABbi gözlüyorum, Canım RABbi gözlüyor, Umut bağlıyorum Onun sözüne.I wait for Yahweh. My soul waits. I hope in his word.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Behold, I have engraved you on the palms of my hands; your walls are continually before me.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.They watched him, whether he would heal him on the Sabbath day, that they might accuse him.
Artık onlar, kıyamet-saatinin kendilerine apansız gelmesinden başkasını mı gözlüyorlar?Do they wait for any thing but the Hour (of change), that it may come upon them suddenly?
Yoksa onlar: "Bir şairdir, biz ona zamanın (getireceği) felaketleri gözlüyoruz" mu diyorlar?Do they say: "He is a poet for whom we expect an adverse turn of fortune?"
Gözleyin, doğrusu ben de sizinle beraber gözlüyorum."So watch; I am watching with you."
Yoksa senin için şöyle mi derler: "Şairdir, zamanın onun aleyhine dönmesini gözlüyoruz."Do they say: "He is a poet for whom we expect an adverse turn of fortune?"
Fakat onlar: “Hele bakalım nereye varacak?” diye sadece bu kitabın dâvetinin âkıbetini gözlüyorlar.Are they waiting for the exposition of what it speaks of?
Bunun üzerine Mûsa, oradan korka korka çıktı. Her yanı gözlüyordu.So he left the city in fear, waiting to see what happens; he said, “My Lord!
Her yanı gözlüyordu.He said: "My Lord!
Her yanı gözlüyordu. Şöyle yakardı: "Rabbim, beni şu zalimler topluluğundan kurtar!"He said, “My Lord, deliver me from the wrongdoing people.”
BH'deki azınlıklar güzel günlerin yolunu gözlüyorMinorities in BiH wait for better times
Biri sizi gözlüyor.Jemand beobachtet Sie.
Yoldan geçenleri gözlüyordu.Они следили за порядком на дорогах.
Yoldan geçenleri gözlüyordu.Hij kijkt enigszins neer op de voorbijgangers.
Beni mi gözlüyorsun?Besluip je me?
Yoldan geçenleri gözlüyordu.Dávej si pozor na přechodech.
Yoldan geçenleri gözlüyordu.越路の付き人を務めた。
Yoldan geçenleri gözlüyordu.그들은 틈을 엿보고 있었다.
Yoldan geçenleri gözlüyordu.Budno se stražarilo nad Putom.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Aj, na dlaních vyryl jsem tě, zdi tvé jsou vždycky přede mnou.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Ecco, ti ho disegnato sulle palme delle mie mani, le tue mura sono sempre davanti a me
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Eis que nas palmas das minhas mãos eu te gravei; os teus muros estão continuamente diante de mim.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Glej, na obe dlani sem si te vdolbel; zidovi tvoji so vedno pred mano.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.He aquí que en las palmas de mis manos te tengo grabada; tus murallas están siempre delante de mí
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Hľa, na svojich dlaniach som ťa vyryl, tvoje múry sú vždycky predo mnou.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Iată că te-am săpat pe mînile Mele, şi zidurile tale sînt totdeauna înaintea ochilor Mei!
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Ímé, az én markaimba metszettelek fel téged, kõfalaid elõttem vannak szüntelen.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Katso, kätteni hipiään olen minä sinut piirtänyt, sinun muurisi ovat aina minun edessäni.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.내가 너를 내 손바닥에 새겼고 너의 성벽이 항상 내 앞에 있나니
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Nầy ta đã chạm ngươi trong lòng bàn tay ta; các tường thành ngươi thường ở trước mặt ta luôn.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Nầy ta đã chạm ngươi trong lòng bàn_tay ta ; các tường thành ngươi thường ở trước mặt ta luôn .
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Oto na dłoniach swoich wyrysowałem cię; mury twoje zawżdy są przedemną.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Se, I begge mine hender har jeg tegnet dig, dine murer står alltid for mig.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Se, i mine Hænder har jeg tegnet dig, dine Mure har jeg altid for Øje.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Se, på mina händer har jag upptecknat dig; dina murar stå alltid inför mina ögon.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Siehe, in die Hände habe ich dich gezeichnet; deine Mauern sind immerdar vor mir.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Voici, je t`ai gravée sur mes mains; Tes murs sont toujours devant mes yeux.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Yerusalem, Aku selalu ingat padamu; namamu Kuukir di telapak tangan-Ku
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Ιδου, επι των παλαμων μου σε εζωγραφισα τα τειχη σου ειναι παντοτε ενωπιον μου.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Вот, Я начертал тебя на дланях Моих ; стены твои всегда предо Мною.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Ето, на дланите Си съм те врязал: Твоите стени са винаги пред Мене.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.הן על כפים חקתיך חומתיך נגדי תמיד׃
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.هوذا على كفي نقشتك. اسوارك امامي دائما.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.看 哪 、 我 將 你 銘 刻 在 我 掌 上 、 你 的 牆 垣 常 在 我 眼 前
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.看哪 、 我將 你 銘刻 在 我 掌上 、 你 的 牆垣 常 在 我眼前
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.A striehli ho, či ho uzdraví v sobotu, aby ho obžalovali.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.Chúng rình xem thử Ngài có chữa người đó trong ngày Sa-bát chăng , đặng cáo Ngài .