gözlü ile cümle
gözlü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Ben bunun kimin gözlüğü olduğunu bilmiyorum.I don't know whose glasses these are.
Mavi gözlü oğlan Tom'dur.The boy with blue eyes is Tom.
Sık sık güneş gözlüğü takarım.I often wear sunglasses.
Ben her zaman güneş gözlüğü takıyorum, hatta içeride bile.I always wear sunglasses, even indoors.
Gözlüğe ihtiyacım var.I need glasses.
Gençken gözlük taktım ama artık takmıyorum.I wore glasses when I was a teenager, but I don't anymore.
Fadıl'ın aç gözlü bir kız arkadaşı vardı.Fadil had a greedy girlfriend.
Ben araba kullanırken genellikle güneş gözlüğü takarım.I often wear sunglasses when I'm driving.
Sen kesinlikle aç gözlüsün.You certainly are greedy.
Güneş gözlüğü takıyordum.I was wearing sunglasses.
Dışarı çıktığımda neredeyse her zaman güneş gözlüğü takıyorum.I almost always wear sunglasses when I go outside.
Tom için bir güneş gözlüğü aldım.I bought a pair of sunglasses for Tom.
Tom gözlüklerini temizliyor.Tom is cleaning his glasses.
Ben gözlüğümü taktım.I put on my glasses.
Bugün Mary zarif dekoratif gözlük takıyor.Today Mary is wearing elegant decorative glasses.
Gözlüklerini bıraktın.You dropped your glasses.
Gözlüklerini düşürdün.You dropped your glasses.
Yeni gözlük satın almam lazım.I need to get new glasses.
Yeni gözlük satın almam gerek.I need to get new glasses.
Bu gözlüğü sana kim verdi?Who gave you these glasses?
Gözlüklerimi tut.Hold my glasses.
Leyla'nın gözlükleri dahil Teksas'ta her şey daha büyüktür.Everything is bigger in Texas, including Layla's glasses.
Genellikle gözlük takmaz mısın?Don't you usually wear glasses?
Tom anahtarlarını masaya, güneş gözlüklerinin yanına koydu.Tom put his keys on the table next to his sunglasses.
Güneş gözlüğümü takıyorsun.You're wearing my sunglasses.
Bu güneş gözlüğü sizin mi?Are these sunglasses yours?
Tom güneş gözlüklerini çıkardı ve cebine koydu.Tom took his sunglasses off and put them in his pocket.
Tom'un güneş gözlüğü hâlâ masada.Tom's sunglasses are still on the table.
Sami gözlüklerini arabada bıraktı.Sami left his glasses in the car.
Lütfen bana gözlüğümü ver.Give me my glasses, please.
Günümüzde sevginin gözlükleriyle görüyorum.I see through the eyeglasses of love nowadays.
Siyah gözlükler kör meslektaşımın gözlerini örter.Black eyeglasses cover the eyes of my blind colleague.
Tom gözlüklerini çıkardı ve gözlerini kapattı.Tom took off his glasses and closed his eyes.
Bu, Tom'un güneş gözlüğü.These are Tom's sunglasses.
Bu gözlük Tom'un.These glasses are Tom's.
Bu gözlükler Tom'un.These glasses are Tom's.
Artık gözlük takmaya ihtiyacım yok.I don't need to wear glasses anymore.
Bu güneş gözlükleri Tom'a ait.Those sunglasses belong to Tom.
Bu kimin güneş gözlüğü?Whose sunglasses are these?
Bu benim güneş gözlüğüm değil.Those aren't my sunglasses.
Bu gözlük benim değil.These glasses aren't mine.
Bu senin güneş gözlüğün mü?Are these your sunglasses?
Bunlar benim güneş gözlüklerim.Those are my sunglasses.
Bunlar benim gözlüklerim değil.These aren't my glasses.
Bu gözlükler benim.These glasses are mine.
Bunlar benim gözlüklerim.These are my glasses.
Tom'un yeni güneş gözlüğü var.Tom has new sunglasses.
Gözlüklere ihtiyacım yok.I don't need glasses.
Tom şu an gözlük takıyor.Tom wears glasses now.
Tom bugün gözlük takmıyor.Tom isn't wearing his glasses today.
Tom çok aç gözlüydü.Tom was very greedy.
Tom aç gözlü bir adamdır.Tom is a greedy man.
Tom, Mary'den bir güneş gözlüğü ödünç aldı.Tom borrowed a pair of sunglasses from Mary.
Tom, Mary'nin güneş gözlüğünü pencereden attı.Tom threw Mary's sunglasses out the window.
Güneş gözlüğümü nerede bıraktığımı bilmiyorum.I don't know where I left sunglasses.
Tom gözlüğünü arabasında bıraktı.Tom left his glasses in his car.
Bu güneş gözlüğü Tom'un.Those sunglasses are Tom's.
Bu güneş gözlüğü benim.Those sunglasses are mine.
Hem Tom hem de Mary güneş gözlüğü takıyorlar.Both Tom and Mary are wearing sunglasses.
Tom güneş gözlüğünü başının üstüne kaydırdı.Tom slid his sunglasses on top of his head.