gözlü ile cümle

gözlü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ona gözlük camı diyorlardı.הם קראו לו "המשקף" ("The Eyeglass").
Ona gözlük camı diyorlardı.أطلقوا عليه "عدسة المجهر"
Ona gözlük camı diyorlardı.静止衛星軌道上、
Onlara, "Farklı olmalıyız çünkü ben mavi gözlüyüm sen kahverengi gözlüsün." desen. Eminim "Ne?C'est étrange quand quelqu'un est par example, raciste, et tu dis,
Onlara, "Farklı olmalıyız çünkü ben mavi gözlüyüm sen kahverengi gözlüsün." desen.Es tan gracioso como la gente, digamos, que es racista...
Onlara, "Farklı olmalıyız çünkü ben mavi gözlüyüm sen kahverengi gözlüsün." desen.To śmieszne, że istnieją ludzie, którzy powiedzmy są rasistami.
Onlara, "Farklı olmalıyız çünkü ben mavi gözlüyüm sen kahverengi gözlüsün." desen.彼らに"眼の色が違うから 私たちは異人種ね"と言ったら
"Onlar," o, onun aşılmaz içinden sessizce onu izlemekte, onun susturucu aracılığıyla söyledi gözlük."Fanno", ha detto con la sua marmitta, guardando il suo silenzio con la sua impenetrabile occhiali.
"Onlar," o, onun aşılmaz içinden sessizce onu izlemekte, onun susturucu aracılığıyla söyledi gözlük."He eivät", hän sanoi kautta hänen äänenvaimennin, silmäillen häntä hiljaa läpi hänen läpitunkematon lasit.
"Onlar," o, onun aşılmaz içinden sessizce onu izlemekte, onun susturucu aracılığıyla söyledi gözlük."Họ", ông cho biết qua bộ giảm âm của mình, nhìn cô lặng lẽ qua bất khả xâm phạm của mình kính.
"Onlar," o, onun aşılmaz içinden sessizce onu izlemekte, onun susturucu aracılığıyla söyledi gözlük."Ils ne", at-il dit dans son foulard, sa lorgne discrètement par ses impénétrables lunettes.
"Onlar," o, onun aşılmaz içinden sessizce onu izlemekte, onun susturucu aracılığıyla söyledi gözlük."그들이"그는 꿰뚫을 수없는 통해 조용히 그녀를 쫒는 그의 머플러를 통해 밝혔다
"Onlar," o, onun aşılmaz içinden sessizce onu izlemekte, onun susturucu aracılığıyla söyledi gözlük.lätt. "De", sa han genom sin ljuddämpare, eyeing henne tyst genom hans ogenomträngliga glasögon.
"Onlar," o, onun aşılmaz içinden sessizce onu izlemekte, onun susturucu aracılığıyla söyledi gözlük."Lo hacen", dijo a través de la bufanda, mirándola en silencio a través de su impenetrable gafas.
"Onlar," o, onun aşılmaz içinden sessizce onu izlemekte, onun susturucu aracılığıyla söyledi gözlük."Mereka," katanya melalui knalpot nya, mengamatinya diam-diam melalui ditembus his gelas.
"Onlar," o, onun aşılmaz içinden sessizce onu izlemekte, onun susturucu aracılığıyla söyledi gözlük."Ők", mondta az ő kipufogódob, nézte őt csendesen az ő áthatolhatatlan szemüveg.
"Onlar," o, onun aşılmaz içinden sessizce onu izlemekte, onun susturucu aracılığıyla söyledi gözlük."Oni dělají," řekl přes jeho výfuku, prohlížel si ji klidně přes jeho neproniknutelný brýle.
"Onlar," o, onun aşılmaz içinden sessizce onu izlemekte, onun susturucu aracılığıyla söyledi gözlük."Oni," je dejal s svojim glušnik, njen eyeing tiho s svojimi neprebojna očala.
"Onlar," o, onun aşılmaz içinden sessizce onu izlemekte, onun susturucu aracılığıyla söyledi gözlük."Oni", powiedział przez jego tłumik, przypatrując się jej po cichu przez jego nieprzeniknioną okulary.
"Onlar," o, onun aşılmaz içinden sessizce onu izlemekte, onun susturucu aracılığıyla söyledi gözlük."Oni robia," povedal cez jeho výfuku, prezeral si ju pokojne cez svoju nepreniknuteľnú okuliare.
"Onlar," o, onun aşılmaz içinden sessizce onu izlemekte, onun susturucu aracılığıyla söyledi gözlük."Sie wissen", sagte er durch seine Schalldämpfer, beäugte sie heimlich durch seine undurchdringliche Brille.
"Onlar," o, onun aşılmaz içinden sessizce onu izlemekte, onun susturucu aracılığıyla söyledi gözlük."Zij doen," zei hij door zijn uitlaat, bekeek haar rustig door zijn ondoordringbare bril.
"Onlar," o, onun aşılmaz içinden sessizce onu izlemekte, onun susturucu aracılığıyla söyledi gözlük."Το κάνουν", είπε μέσω του σιγαστήρα, eyeing της αθόρυβα μέσα από αδιαπέραστα του γυαλιά.
"Onlar," o, onun aşılmaz içinden sessizce onu izlemekte, onun susturucu aracılığıyla söyledi gözlük."Вони", сказав він крізь глушник, дивлячись на неї спокійно через його непроникним окуляри.
"Onlar," o, onun aşılmaz içinden sessizce onu izlemekte, onun susturucu aracılığıyla söyledi gözlük."Они", сказал он сквозь глушитель, глядя на нее спокойно через его непроницаемым очки.
"Onlar," o, onun aşılmaz içinden sessizce onu izlemekte, onun susturucu aracılığıyla söyledi gözlük."Те", каза той чрез своя ауспуха, да я заглеждат тихо през си непробиваема очила.
"Onlar," o, onun aşılmaz içinden sessizce onu izlemekte, onun susturucu aracılığıyla söyledi gözlük.واضاف "انهم لا" ، وقال انه من خلال كاتم للصوت له ، تتطلع لها بهدوء من خلال اختراقها له
"Onlar," o, onun aşılmaz içinden sessizce onu izlemekte, onun susturucu aracılığıyla söyledi gözlük.メガネ。 "しかし、彼らはよく得るために十分な時間がかかる、
Onun muhatap gözlü ve sonra onun hakkında baktı.Dia menatap lawan bicaranya, dan kemudian melirik tentang dia.
Onun muhatap gözlü ve sonra onun hakkında baktı.Ele olhou seu interlocutor, e depois olhou em volta dele.
Onun muhatap gözlü ve sonra onun hakkında baktı.Él miró a su interlocutor, y luego miró a su alrededor.
Onun muhatap gözlü ve sonra onun hakkında baktı.Er betrachtete seinen Gesprächspartner, und dann schaute über ihn.
Onun muhatap gözlü ve sonra onun hakkında baktı.Guardò il suo interlocutore, e poi si guardò intorno.
Onun muhatap gözlü ve sonra onun hakkında baktı.Han synade sin samtalspartner, och sedan såg om honom.
Onun muhatap gözlü ve sonra onun hakkında baktı.He Eyed hänen keskustelukumppani, ja sitten vilkaisi hänestä.
Onun muhatap gözlü ve sonra onun hakkında baktı.He eyed sogovornikom, nato pa pogledal o njem.
Onun muhatap gözlü ve sonra onun hakkında baktı.He eyed συνομιλητή του, και στη συνέχεια κοίταξε γύρω του.
Onun muhatap gözlü ve sonra onun hakkında baktı.He ochi interlocutorul său, şi apoi privi despre el.
Onun muhatap gözlü ve sonra onun hakkında baktı.Hij keek zijn gesprekspartner, en toen keek over hem.
Onun muhatap gözlü ve sonra onun hakkında baktı.Il regarda son interlocuteur, puis regarda autour de lui.
Onun muhatap gözlü ve sonra onun hakkında baktı.그는 interlocutor을 외눈박이, 그리고 그에 대해 보았다.
Onun muhatap gözlü ve sonra onun hakkında baktı.Marvel. He szemű his partnere, majd nézett róla.
Onun muhatap gözlü ve sonra onun hakkında baktı.Ông mắt đối thoại của mình, và sau đó nhìn về anh ấy.
Onun muhatap gözlü ve sonra onun hakkında baktı.Pohlédl na svého partnera, a pak se podívala na něj.
Onun muhatap gözlü ve sonra onun hakkında baktı.Pozrel na svojho partnera, a potom sa pozrela na neho.
Onun muhatap gözlü ve sonra onun hakkında baktı.Spojrzał swojego rozmówcę, a następnie rozejrzał.
Onun muhatap gözlü ve sonra onun hakkında baktı.Він подивився на свого співрозмовника, а потім подивився про нього.
Onun muhatap gözlü ve sonra onun hakkında baktı.Он посмотрел на своего собеседника, а затем посмотрел о нем.
Onun muhatap gözlü ve sonra onun hakkında baktı.Той погледна събеседника си, а след това погледна за него.
Onun muhatap gözlü ve sonra onun hakkında baktı.العينين انه محاوره ، ثم يحملق عنه.
Onun muhatap gözlü ve sonra onun hakkında baktı."新聞のいくつかの余分な - 普通のことがある、例えば、"マリナーは述べた。
Orada olduğunuzu biliyorum, öünkü sizi duyuyorum. Ama sizi göremiyorum, çünkü normalde gözlük kullanırım.Jag vet att ni är där eftersom jag kan höra er, men jag kan inte se er för jag bär vanligtvis glasögon.
Orada olduğunuzu biliyorum, öünkü sizi duyuyorum. Ama sizi göremiyorum, çünkü normalde gözlük kullanırım.Jeg ved I er der, fordi jeg kan høre jer, men jeg kan ikke se jer, fordi jeg normalt går med briller.
Orada olduğunuzu biliyorum, öünkü sizi duyuyorum. Ama sizi göremiyorum, çünkü normalde gözlük kullanırım.Sei que estão aí porque estou a ouvir-vos, mas eu não vos vejo, porque normalmente uso óculos.
Orada olduğunuzu biliyorum, öünkü sizi duyuyorum. Ama sizi göremiyorum, çünkü normalde gözlük kullanırım.So che siete qui perché riesco ad udirvi ma non posso vedervi perché normalmente indosso occhiali.
Orada olduğunuzu biliyorum, öünkü sizi duyuyorum. Ama sizi göremiyorum, çünkü normalde gözlük kullanırım.Ştiu că sunteţi acolo pentru că vă aud, dar nu vă văd pentru că în mod normal port ochelari.
Orada olduğunuzu biliyorum, öünkü sizi duyuyorum. Ama sizi göremiyorum, çünkü normalde gözlük kullanırım.Tôi biết bạn ở đó vì tôi có thể nghe thấy các bạn, nhưng tôi không thấy bạn bởi thường thì tôi đeo kính.
Orada olduğunuzu biliyorum, öünkü sizi duyuyorum. Ama sizi göremiyorum, çünkü normalde gözlük kullanırım.Vím, že tu jste, protože vás slyším, ale sledovat vás nemůžu, protože nosím brýle.
Orada olduğunuzu biliyorum, öünkü sizi duyuyorum. Ama sizi göremiyorum, çünkü normalde gözlük kullanırım.Voin myös kuulla teidät, mutta en voi nähdä, koska normaalisti käytän silmälaseja.
Orada olduğunuzu biliyorum, öünkü sizi duyuyorum. Ama sizi göremiyorum, çünkü normalde gözlük kullanırım.Ξέρω ότι είστε εκεί επειδή σας ακούω, αλλά δεν μπορώ να σας δω γιατί κανονικά φοράω γυαλιά.

İlgili Sayfalar