gözlü ile cümle
gözlü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Mezler kahverengi gözlü olacaklar, ama homozigot baskın olmayacaklar, kalan burada yani. -Nun, Hybride haben auch braune Augen, aber sie sind nicht homozygot dominant, also der ganze Rest hier.
Mezler kahverengi gözlü olacaklar, ama homozigot baskın olmayacaklar, kalan burada yani. -Wszystkie heterozygoty mają brązowe oczy, ale nie są homozygotami dominującymi, czyli chodzi o tę różnicę.
Mezler kahverengi gözlü olacaklar, ama homozigot baskın olmayacaklar, kalan burada yani. -Хибридите имат кафяви очи, но не са хомозиготни доминанти. Колко са те?
Mezler kahverengi gözlü olacaklar, ama homozigot baskın olmayacaklar, kalan burada yani. -حسنا,الهجين ايضا لديهم عيون بنية,لكنهم ليسوا متماثلو الزيجوت سائدين
(Müzik) (Video) Adam: Tamam, Gözlük, Video kaydet. Kadın:(Muzică) (Video) Bărbat:
(Müzik) (Video) Adam: Tamam, Gözlük, Video kaydet. Kadın:(Muziek) (Video) Man:
(Müzik) (Video) Adam: Tamam, Gözlük, Video kaydet. Kadın:(Музика) (Видео) Мъж:
(Müzik) (Video) Adam: Tamam, Gözlük, Video kaydet.(Musiikkia) (Video) Mies:
Nasıl bir çift gözlük yapabiliceğinizi göstereceğim. Bunu cebime koyacağım.이것은 주머니에 넣고 안경 만드는 방법을 보여드리겠습니다.
Nasıl bir çift gözlük yapabiliceğinizi göstereceğim. Bunu cebime koyacağım.Vi mostrerò giusto come creare un paio di occhiali (metto questo in tasca).
Nasıl bir çift gözlük yapabiliceğinizi göstereceğim. Bunu cebime koyacağım.עכשיו ממש אראה לכם איך מכינים זוג משקפיים. אשים את אלו בכיס.
Nasıl bir çift gözlük yapabiliceğinizi göstereceğim. Bunu cebime koyacağım.يجب علي فقط أن أعرض لكم كيفية صنع نظارات. يجب أن أضع هذا في جيبي.
Nasıl bir çift gözlük yapabiliceğinizi göstereceğim. Bunu cebime koyacağım.私は近視でね。一番後ろのサインを見ても、ほとんど見えません。
Nasıl bir çift gözlük yapabiliceğinizi göstereceğim.Csak meg kell, hogy mutassam, hogyan csinálunk egy szemüveget?
Nasıl bir çift gözlük yapabiliceğinizi göstereceğim.Ich werde Ihnen einfach zeigen wie Sie eine Brille machen können.
Nasıl bir çift gözlük yapabiliceğinizi göstereceğim.Ik zal jullie tonen hoe je een bril maakt.
Nasıl bir çift gözlük yapabiliceğinizi göstereceğim.Je vais vous montrer comment vous pouvez fabriquer une paire de lunettes.
Nasıl bir çift gözlük yapabiliceğinizi göstereceğim.Les mostrare como se hacen los lentes.
Nasıl bir çift gözlük yapabiliceğinizi göstereceğim.Pokażę wam po prostu jak zrobić parę okularów.
Nasıl bir çift gözlük yapabiliceğinizi göstereceğim.Saya hanya akan menunjukkan cara membuatnya.
Nasıl bir çift gözlük yapabiliceğinizi göstereceğim.Tôi sẽ chỉ cho các bạn cách làm một cặp kính.
Nasıl bir çift gözlük yapabiliceğinizi göstereceğim.Ukážu vám, jak si je sami uděláte.
Nasıl bir çift gözlük yapabiliceğinizi göstereceğim.Va voi arata cum se face o pereche de ochelari.
Nasıl bir çift gözlük yapabiliceğinizi göstereceğim.Vou mostrar como fazer uns óculos.
Nasıl bir çift gözlük yapabiliceğinizi göstereceğim.Απλά θα σας δείξω πώς φτιάχνεις ένα ζευγάρι γυαλιά.
Nasıl bir çift gözlük yapabiliceğinizi göstereceğim.Просто ще ви покажа как се правят очила.
Nasıl bir çift gözlük yapabiliceğinizi göstereceğim.Я просто покажу вам, як зробити пару окулярів.
Nasıl bir çift gözlük yapabiliceğinizi göstereceğim.Я сейчас покажу вам, как делаются эти очки.
Neden güneş gözlüğü taktığımı merak ediyorsunuzdur,Je zou je kunnen afvragen waarom ik een zonnebril draag.
Neden güneş gözlüğü taktığımı merak ediyorsunuzdur,제가 왜 선글라스를 쓰고 있는지 궁금하실겁니다.
Neden güneş gözlüğü taktığımı merak ediyorsunuzdur,Вам, наверное, интересно, зачем я надела очки.
Neden güneş gözlüğü taktığımı merak ediyorsunuzdur,אולי אתם תוהים למה אני מרכיבה משקפי שמש,
Neden güneş gözlüğü taktığımı merak ediyorsunuzdur,قد تتسائلون لما ذا أرتدي نظارات شمسية
Neden güneş gözlüğü taktığımı merak ediyorsunuzdur,不思議に思うでしょうが 理由は 「グラマー」について話すからです
O aynı delici gözlü idi.Bà là mắt cùng loại lưỡi khoan.
O aynı delici gözlü idi.Bila je enaka Sveder-eyed tipa.
O aynı delici gözlü idi.Bola rovnaká nebožiec očami typu.
O aynı delici gözlü idi.Byla stejná nebozez očima typu.
O aynı delici gözlü idi.Była tym samym Świderek-eyed typu.
O aynı delici gözlü idi.Dia adalah tipe membor bermata sama.
O aynı delici gözlü idi.Ea a fost aceeaşi burghiu cu ochi de tip.
O aynı delici gözlü idi.Elle était la même aux yeux de type vrille.
O aynı delici gözlü idi.Era la stessa succhiello dagli occhi tipo.
O aynı delici gözlü idi. Fakat bir öğleden sonra beni aradı Corky그녀는 동일한 나사 송곳 외눈박이 입력되었습니다. 그러나 오후 코키 온 내게 전화
O aynı delici gözlü idi. Fakat bir öğleden sonra beni aradı Corkyكانت نفس نوع مخرز العينين. ولكن واحدة بعد الظهر ودعا لي على فليني
O aynı delici gözlü idi. Fakat bir öğleden sonra beni aradı Corky"電話。
O aynı delici gözlü idi.Hän oli sama Gimlet-eyed tyyppi.
O aynı delici gözlü idi.Hon var samma gimlet ögon typ.
O aynı delici gözlü idi.Hun var den samme Gimlet-eyed type.
O aynı delici gözlü idi.Ő volt az azonos kézifúró szemű típus.
O aynı delici gözlü idi.Sie war die gleiche Bohrer-eyed-Typ.
O aynı delici gözlü idi.Ze was van dezelfde boor-eyed type.
O aynı delici gözlü idi.Ήταν το ίδιο τρυπάνι-eyed τύπου.
O aynı delici gözlü idi.Вона була такою ж, буравчик очима типу.
O aynı delici gözlü idi.Она была такой же, буравчик глазами типа.
O aynı delici gözlü idi.Тя е същата свределче очи тип.
O genelde büyük gözlük takmaya alışkın olmadığında olur.Az nem lehet, hacsak nincs valami erőss szemüvege.
O genelde büyük gözlük takmaya alışkın olmadığında olur.Dat gebeurt vaker als je niet gewend bent om een sterke bril te dragen.
O genelde büyük gözlük takmaya alışkın olmadığında olur.Det händer ofta om man inte är van vid starka glasögon.
O genelde büyük gözlük takmaya alışkın olmadığında olur.Det kan ske, hvis man ikke er vant til at bære stærke briller.