gözlü ile cümle
gözlü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.Het is een innerlijke strijd tegen zonde, verleiding, lust en hebzucht.
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.Je to boj uvnitř, boj proti zlozvykům, hříchu, pokušení, touze, chamtivosti.
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.악, 죄, 유혹, 욕망, 탐욕 속에서 벌어지는, 그리고 그것에 맞선 투쟁입니다.
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.la yihad es una lucha espiritual interior. Es una lucha interna, una lucha en contra del vicio, el pecado,
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.Nó là một cuộc chiến bên trong, một cuộc chiến chống lại xấu xa, tội lỗi, sự cám dỗ, dục vọng, lòng tham.
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.To walka wewnętrzna, walka przeciwko rozpuście, grzechowi, pokusie, żądzy, chciwości.
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.Това е борба против пороците, изкушенията, алчността.
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.Это внутренняя борьба с пороком, грехом, искушением, похотью, жадностью.
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.זהו מאבק פנימי, מאבק נגד שחיתות, נגד חטא, נגד פיתויים, תשוקה, תאוות-בצע.
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.هو صراع مع النفس، نضال ضد السوء والخطيئة والاغراء و الشهوة و الجشع.
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.それは個人の内面で起こる闘い 悪、罪、誘惑、欲望、貪欲に対する苦闘です コーランに書かれた道徳的規則に導かれて
Bunlar gözlük değil, içi boş çerçeveler, sadece çerçeve, bakın.Aceştia nu sunt ochelari, sunt doar nişte rame goale, rame destul de goale.
Bunlar gözlük değil, içi boş çerçeveler, sadece çerçeve, bakın.A tohle brýle nejsou - jen prázdné obroučky, docela prázdné.
Bunlar gözlük değil, içi boş çerçeveler, sadece çerçeve, bakın.Ça, ce ne sont pas des lunettes, ce ne sont que des montures vides, des montures rigoureusement vides.
Bunlar gözlük değil, içi boş çerçeveler, sadece çerçeve, bakın.Das ist keine Brille, das ist eine leere Fassung, eine sehr leere Fassung.
Bunlar gözlük değil, içi boş çerçeveler, sadece çerçeve, bakın.Đây không phải là kính, đây là gọng kính, không có tròng.
Bunlar gözlük değil, içi boş çerçeveler, sadece çerçeve, bakın.Detta är inte glasögon, detta är bara tomma bågar, väldigt tomma bågar.
Bunlar gözlük değil, içi boş çerçeveler, sadece çerçeve, bakın.Dette er ikke briller, det er stel uden glas. Helt uden glas.
Bunlar gözlük değil, içi boş çerçeveler, sadece çerçeve, bakın.Dit is geen bril, het is een leeg montuur, een helemaal leeg montuur.
Bunlar gözlük değil, içi boş çerçeveler, sadece çerçeve, bakın.E questi non sono occhiali, è una montatura senza lenti decisamente priva di lenti.
Bunlar gözlük değil, içi boş çerçeveler, sadece çerçeve, bakın.Ez itt nem szemüveg, csak egy üres keret, eléggé üres keret.
Bunlar gözlük değil, içi boş çerçeveler, sadece çerçeve, bakın.Isto não são óculos, é uma armação vazia. (Risos)
Bunlar gözlük değil, içi boş çerçeveler, sadece çerçeve, bakın.이건 안경이 아닙니다. 알이 없는 빈 안경테죠. 확실히 빈 안경테입니다.
Bunlar gözlük değil, içi boş çerçeveler, sadece çerçeve, bakın.Nämä eivät ole silmälasit vaan tyhjät kehykset.
Bunlar gözlük değil, içi boş çerçeveler, sadece çerçeve, bakın.Y esto no son unas gafas, es una montura vacía, una montura sin cristales.
Bunlar gözlük değil, içi boş çerçeveler, sadece çerçeve, bakın.Αυτά δεν είναι γυαλιά, αυτά είναι άδειοι σκελετοί, εντελώς άδειοι σκελετοί.
Bunlar gözlük değil, içi boş çerçeveler, sadece çerçeve, bakın.А това не са очила, това са празни рамки, всъщност доста празни.
Bunlar gözlük değil, içi boş çerçeveler, sadece çerçeve, bakın.Это не очки, это пустая оправа, просто пустая оправа.
Bunlar gözlük değil, içi boş çerçeveler, sadece çerçeve, bakın.אלה אינם משקפיים, זוהי מסגרת ריקה, מסגרת ריקה למדי.
Bunlar gözlük değil, içi boş çerçeveler, sadece çerçeve, bakın.هذه ليست نظارة, إنها إطار خالى من العدسات, فقط اطار خالي من العدسات.
Bunlar gözlük değil, içi boş çerçeveler, sadece çerçeve, bakın.レンズは入っていません では なんでいい年をした大人がレンズのない眼鏡をかけて
Bunting hafifçe kızardı ve yakın yüzünü getirdi, görünüşe göre bazı bulma gözlüklerini zorluk.Dia menunjuk ke tengah halaman.
Bunting hafifçe kızardı ve yakın yüzünü getirdi, görünüşe göre bazı bulma gözlüklerini zorluk.El a subliniat mijlocul paginii.
Bunting hafifçe kızardı ve yakın yüzünü getirdi, görünüşe göre bazı bulma gözlüklerini zorluk.Ele apontou para o meio da página.
Bunting hafifçe kızardı ve yakın yüzünü getirdi, görünüşe göre bazı bulma gözlüklerini zorluk.Er verwies auf die Mitte der Seite.
Bunting hafifçe kızardı ve yakın yüzünü getirdi, görünüşe göre bazı bulma gözlüklerini zorluk.Hän osoitti keskellä sivua.
Bunting hafifçe kızardı ve yakın yüzünü getirdi, görünüşe göre bazı bulma gözlüklerini zorluk.Han pekade på mitten av sidan.
Bunting hafifçe kızardı ve yakın yüzünü getirdi, görünüşe göre bazı bulma gözlüklerini zorluk.Hij wees naar het midden van de pagina.
Bunting hafifçe kızardı ve yakın yüzünü getirdi, görünüşe göre bazı bulma gözlüklerini zorluk.Il a souligné le milieu de la page.
Bunting hafifçe kızardı ve yakın yüzünü getirdi, görünüşe göre bazı bulma gözlüklerini zorluk.Indicò il centro della pagina.
Bunting hafifçe kızardı ve yakın yüzünü getirdi, görünüşe göre bazı bulma gözlüklerini zorluk.그는 페이지의 중앙으로 지적했다.
Bunting hafifçe kızardı ve yakın yüzünü getirdi, görünüşe göre bazı bulma gözlüklerini zorluk.Ông chỉ vào giữa trang.
Bunting hafifçe kızardı ve yakın yüzünü getirdi, görünüşe göre bazı bulma gözlüklerini zorluk.Pokazal je na sredini strani.
Bunting hafifçe kızardı ve yakın yüzünü getirdi, görünüşe göre bazı bulma gözlüklerini zorluk.Rámutatott az oldal közepén.
Bunting hafifçe kızardı ve yakın yüzünü getirdi, görünüşe göre bazı bulma gözlüklerini zorluk.Señaló a la mitad de la página.
Bunting hafifçe kızardı ve yakın yüzünü getirdi, görünüşe göre bazı bulma gözlüklerini zorluk.Ukázal na střed stránky.
Bunting hafifçe kızardı ve yakın yüzünü getirdi, görünüşe göre bazı bulma gözlüklerini zorluk.Ukázal na stred stránky.
Bunting hafifçe kızardı ve yakın yüzünü getirdi, görünüşe göre bazı bulma gözlüklerini zorluk.Zwrócił uwagę na środku strony.
Bunting hafifçe kızardı ve yakın yüzünü getirdi, görünüşe göre bazı bulma gözlüklerini zorluk.Επεσήμανε στη μέση της σελίδας.
Bunting hafifçe kızardı ve yakın yüzünü getirdi, görünüşe göre bazı bulma gözlüklerini zorluk.Він вказав на середину сторінки.
Bunting hafifçe kızardı ve yakın yüzünü getirdi, görünüşe göre bazı bulma gözlüklerini zorluk.Он указал на середину страницы.
Bunting hafifçe kızardı ve yakın yüzünü getirdi, görünüşe göre bazı bulma gözlüklerini zorluk.Той посочи към средата на страницата.
Bunting hafifçe kızardı ve yakın yüzünü getirdi, görünüşe göre bazı bulma gözlüklerini zorluk.وأشار إلى منتصف الصفحة.
Bunting hafifçe kızardı ve yakın yüzünü getirdi, görünüşe göre bazı bulma gözlüklerini zorluk.氏バンティングは、わずかにフラッシュされ、近い彼の顔を持ってきて、明らかにいくつかを見つける
Bunun üzerine kat. "Ve onlar gözlük!"A okuliare!
Bunun üzerine kat. "Ve onlar gözlük!"Dan mereka kacamata!
Bunun üzerine kat. "Ve onlar gözlük!"És védőszemüveget!
Bunun üzerine kat. "Ve onlar gözlük!"Et ils lunettes!
Bunun üzerine kat. "Ve onlar gözlük!"I okulary!
Bunun üzerine kat. "Ve onlar gözlük!"Ja he suojalasit!