gözlü ile cümle
gözlü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Se, I begge mine hender har jeg tegnet dig, dine murer står alltid for mig.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Se, i mine Hænder har jeg tegnet dig, dine Mure har jeg altid for Øje.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Se, på mina händer har jag upptecknat dig; dina murar stå alltid inför mina ögon.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Siehe, in die Hände habe ich dich gezeichnet; deine Mauern sind immerdar vor mir.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Voici, je t`ai gravée sur mes mains; Tes murs sont toujours devant mes yeux.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Yerusalem, Aku selalu ingat padamu; namamu Kuukir di telapak tangan-Ku
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Ιδου, επι των παλαμων μου σε εζωγραφισα τα τειχη σου ειναι παντοτε ενωπιον μου.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Вот, Я начертал тебя на дланях Моих ; стены твои всегда предо Мною.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Ето, на дланите Си съм те врязал: Твоите стени са винаги пред Мене.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.הן על כפים חקתיך חומתיך נגדי תמיד׃
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.هوذا على كفي نقشتك. اسوارك امامي دائما.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.看 哪 、 我 將 你 銘 刻 在 我 掌 上 、 你 的 牆 垣 常 在 我 眼 前
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.看哪 、 我將 你 銘刻 在 我 掌上 、 你 的 牆垣 常 在 我眼前
Bayım siz, gözlüklerinizi dikkat çekici bir şekilde boynunuza asmışsınız.Bene, lei signore, lei con gli occhiali appesi al collo in quel modo così attraente.
Bayım siz, gözlüklerinizi dikkat çekici bir şekilde boynunuza asmışsınız.Bien, usted señor, que tiene sus lentes colgando de su cuello de esa manera particularmente llamativa.
Bayım siz, gözlüklerinizi dikkat çekici bir şekilde boynunuza asmışsınız.Dumneavostră domnule, aveţi acei ochelari în jurul gâtului în acel mod interesant.
Bayım siz, gözlüklerinizi dikkat çekici bir şekilde boynunuza asmışsınız.자, 당신이요, 당신은 독특한 매력적인 방법으로 목에 안경을 걸고 있네요.
Bayım siz, gözlüklerinizi dikkat çekici bir şekilde boynunuza asmışsınız.Ön uram, azt a szemüveget a nyaka körül tartja olyan különösen elragadó módon.
Bayım siz, gözlüklerinizi dikkat çekici bir şekilde boynunuza asmışsınız.Proszę, pan ma zawieszone na szyi okulary w wyjątkowo ujmujący sposób.
Bayım siz, gözlüklerinizi dikkat çekici bir şekilde boynunuza asmışsınız.Třeba vy, pane, máte ty brýle zavěšené kolem krku tím zvlášť okouzlujícím způsobem.
Bayım siz, gözlüklerinizi dikkat çekici bir şekilde boynunuza asmışsınız.Vous, monsieur, vous avez vos lunettes accrochées autour de votre cou de manière particulièrement élégante.
Bayım siz, gözlüklerinizi dikkat çekici bir şekilde boynunuza asmışsınız.Wel, meneer, je hebt die bril op zo'n pakkende manier rond je nek hangen.
Bayım siz, gözlüklerinizi dikkat çekici bir şekilde boynunuza asmışsınız.Εσείς κύριε, έχετε κρεμασμένα στο λαιμό σας αυτά τα γυαλιά με αυτόν τον συγκεκριμένο ελκυστικό τρόπο.
Bayım siz, gözlüklerinizi dikkat çekici bir şekilde boynunuza asmışsınız.Вие, господине, закачил сте тези очила на врата си по един особено приятен начин.
Bayım siz, gözlüklerinizi dikkat çekici bir şekilde boynunuza asmışsınız.Вот у вас, очки висят на шее оригинальным способом.
Bayım siz, gözlüklerinizi dikkat çekici bir şekilde boynunuza asmışsınız.אתה, אדוני, עם המשקפיים התלויות סביב צווארך בדרך שובת-לב במיוחד.
Bayım siz, gözlüklerinizi dikkat çekici bir şekilde boynunuza asmışsınız.حسنا ، أنت يا سيدي، كنت قد حصلت على تلك النظارات معلقة حول عنقك بهذه الطريقة الجذابة
Bayım siz, gözlüklerinizi dikkat çekici bir şekilde boynunuza asmışsınız.特におしゃれな感じで それはあなたが自分で考え出したのでしょうか
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.A striehli ho, či ho uzdraví v sobotu, aby ho obžalovali.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.Chúng rình xem thử Ngài có chữa người đó trong ngày Sa-bát chăng , đặng cáo Ngài .
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.Chúng rình xem thử Ngài có chữa người đó trong ngày Sa-bát chăng, đặng cáo Ngài.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.Ei pîndeau pe Isus să vadă dacă -l va vindeca în ziua Sabatului, ca să -L poată învinui.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.e lo osservavano per vedere se lo guariva in giorno di sabato per poi accusarlo
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.E observavam-no para ver se no sábado curaria o homem, a fim de o acusarem.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.És lesik vala õt, hogy meggyógyítja-é szombatnapon; hogy vádolhassák õt.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.Ils observaient Jésus, pour voir s`il le guérirait le jour du sabbat: c`était afin de pouvoir l`accuser.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.In pazili so nanj, če ga ozdravi v soboto, da bi ga zatožili.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.I podstrzegali go, jeźliby go w sabat uzdrowił, aby go oskarżyli.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.I šetřili ho, uzdraví-li jej v sobotu, aby ho obžalovali.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.Ja voidakseen nostaa syytteen häntä vastaan he pitivät häntä silmällä, parantaisiko hän miehen sapattina.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.사람들이 예수를 송사하려 하여 안식일에 그 사람을 고치시는가 엿보거늘
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.Og de lurte på ham, om han vilde helbrede ham på sabbaten, forat de kunde føre klagemål imot ham.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.Og de toge Vare på ham, om han vilde helbrede ham på Sabbaten, for at de kunde anklage ham.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.Und sie lauerten darauf, ob er auch am Sabbat ihn heilen würde, auf daß sie eine Sache wider ihn hätten.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.Y estaban al acecho a ver si le sanaría en sábado, a fin de acusarle
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.Και παρετηρουν αυτον αν εν τω σαββατω θελη θεραπευσει αυτον, δια να κατηγορησωσιν αυτον.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.И наблюдаваха Го, дали ще го изцели в съботен ден, за да Го обвинят.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.И наблюдали за Ним, не исцелит ли его в субботу, чтобы обвинить Его.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.І назирали Його, чи сцїлить його в суботу, щоб обвинуватити Його.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.ויתבוננו בו אם ירפאהו בשבת למען ימצאו עליו שטנה׃
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.فصاروا يراقبونه هل يشفيه في السبت. لكي يشتكوا عليه.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.眾 人 窺 探 耶 穌 、 在 安 息 日 醫 治 不 醫 治 、 意 思 是 要 控 告 耶 穌
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.眾人窺 探 耶穌 、 在 安息日 醫治 不 醫治 、 意思 是 要 控告 耶穌
Ben babam bir kahverengi gözlü gen olsun eğer öyleyse - Ve ben yapmak istiyorumDus als ik een bruine-ogen gen krijg van mijn pa -- en dat wil ik in een grote...
Ben babam bir kahverengi gözlü gen olsun eğer öyleyse - Ve ben yapmak istiyorum그래서 만약 제가 아버지로부터 갈색 눈 유전자를 받았다면 (크게 써야겠네요)
Ben babam bir kahverengi gözlü gen olsun eğer öyleyse - Ve ben yapmak istiyorumلذلك لو حصلت على جين لون العين البتى من ابيك-- و اريد ان افعل
Ben bu ruhban sinifinin tam zamanli bir uyesiyim, ve burada biryerde tasarim gozluklerim var.Ich bin ein vollwertiges Mitglied dieser Priesterschaft, und irgendwo hier drin habe ich meine Designerbrille.
Ben bu ruhban sinifinin tam zamanli bir uyesiyim, ve burada biryerde tasarim gozluklerim var.Ik ben een goedbetaald lid van die priesterklasse, en ik heb mijn designerbril hier ergens zitten.
Ben bu ruhban sinifinin tam zamanli bir uyesiyim, ve burada biryerde tasarim gozluklerim var.Je suis un membre rémunéré de ce clergé et quelque part là dedans j'ai mes lunettes de designer.
Ben bu ruhban sinifinin tam zamanli bir uyesiyim, ve burada biryerde tasarim gozluklerim var.저도 돈 받고 종사하는 그러한 "사제"중에 하나니까요(디자이너) 그리고 여기 어딘가에 제 "디자이너용 안경"도 있고요.