gözlü ile cümle
gözlü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Mavi gözlüdür.天藍色的眼睛。
Kokoşlar gibi o da gözlük takar.和哥哥一样带着眼镜。
Altı gözlü örümceklerdendir.見於兼六園。
Gözlük takar ve sarı bir kazak giyer.他戴眼鏡、穿黃色夾克。
Gözlük takar.帶著墨鏡。
Siyah gözlüğü ile dikkat çeker.戴眼鏡的黑人。
Büyük sevimli biridir gözlük takmıştır.是位十分成熟的女性,帶著眼鏡。
Kalpleri bir kulakçık ve karıncık olmak üzere iki gözlüdür.頭兩側有兩條深色斜紋,由眼睛伸展至上唇。
Gözlüklü Şirin: Şirinler içinde tek gözlüklü olanı.充滿知性,唯一戴眼鏡。
Sokor (tek gözlü) olarak anılır.一說由吴景(景贤)著。
Pencere ve gözlük camları bunun önemli örnekleridir.光頭和墨鏡是其特徵。
Tahta kar gözlükleri dondurucu değildir ve çok rahattır.短式夾克沒有毛裡,禦寒效果不佳。
Annesi gözlük takmaz.不過沒戴眼鏡。
Gözlümlenen en yüksek ısı Ocak'ta 44,1 °C ve en düşük ısı Temmuz'da 0,8 °C olmuştur.一月份的气温的最高纪录达44.1摄氏度,七月份最低气温则是0.8摄氏度。
Ovaryum iki gözlüdür.魅力是有一雙大的眼睛。
Dört gözlü balıkların gözleri ikiye bölünmüştür.양안(兩眼)은 두 눈을 가리킨다.
Siyah gözlüğü ile dikkat çeker.검은 안경을 쓴다.
Yoldan geçenleri gözlüyordu.그들은 틈을 엿보고 있었다.
Gözleri bozuk olmamasına rağmen gözlük takar.안경을 벗으면 안 보일 정도로 눈이 매우 나쁘다.
Başçık iki gözlüdür ve birbirinden ayrılmıştır.홑눈은 2개이며 서로 가까이 있다.
Sokor (tek gözlü) olarak anılır.무안(務安) 우산사(牛山祠)에 제향(祭享)되었다.
"Gözlüksüz 3D korku filmi!".안경이 필요 없는 3D TV도 개발 중이다.
Büyük sevimli biridir gözlük takmıştır.참고로 안경을 착용한 여자.
Yılanbalığı için daha küçük gözlüleri kullanılır.또 육지 뱀에 비해 수명이 짧다.
Altı ya da sekiz gözlü örümceklerdir.6개 또는 8개 목으로 이루어져 있다.
Bu gözlüğün camlarında perde gibi gözlük camını kapatan şeyler bulunur; fakat insanlar bunu göremez.동영상 녹화 중에는 녹화 불빛이 눈 위에 나타나지만 안경 착용자는 이를 눈치채지 못한다.
Puggo: Tek gözlü bir köpektir.비글(영어: beagle)은 개 품종의 하나이다.
Gözlüğüm nerede?내 안경은 어디 있어요?
Siyah bir gözlük takar ve onu hiç çıkarmaz.הוא בעל כובע שחור, ומעולם לא נראה בלעדיו.
Luxottica Group S.p.A., İtalya merkezli bir gözlük üreticisidir.Luxottica Group S.p.A. היא חברת ענק איטלקית למשקפיים.
Gözlüklü ve mor saçları vardır.מרכיבה משקפיים ובעלת שיער ג'ינג'י.
Kokoşlar gibi o da gözlük takar.היא מרכיבה משקפיים מרובעים.
Lambert'da derin miyop sorunu vardır ve gözlük olmadan görememektedir.צ'רי סבל מקוצר ראיה גבוה, והתקשה בראייה ללא המשקפיים, שלא יכול היה להרכיב בשעת גלישה.
Vikinglerden biri Doktor'un sonik güneş gözlüğünü kırar.במהלך הספר מני שובר את משקפיה.
(Gelecek zaman kipi) Gözlüğüm sanırım kayboldu.המטען נעלם, המראות נשכחו.
Kızıl gözlüdür.העין אדומה.
Köyün şu andaki adı Gözlüçayır'dır.שמו של האתר כיום הוא מצפה גולני.
Gözleri bozuk olduğu için gözlüğe ihtiyaç duyar.המשקפיים שלו הם העיניים שלו.
Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. ^ a b c d e f g "GÖZLÜ KÖYÜ".המטה העולמי להצלת העם והארץ מועצת יש"ע ותושבי גוש קטיף (ראו גם הלכת גרינברג).
Üst durumlu ovaryum bir gözlüdür.העצה המרכזית היא ההתבוננות.
Siyah gözlüğü ile dikkat çeker.Носи черни очила.
Kullanıcılar eldiven, gözlük kullanmalıdır.Всички участници трябва да носят защитни очила и ръкавици.
Mavi gözlüdür.Сини очи.
İlginçtir, tek gözü olmasına rağmen, normal gözlük takar.Чисто визуално, той напомня на стандартните очила.
Gözlüklerini hiç çıkartmaz.Напълно зависим е от очилата си.
Hiçbir zaman gözlüğünü çıkarmaz.Той никога не си показва очите.
Astigmatizma gözlük, kontakt lens ya da refraktif cerrahi ile tedavi edilebilir.Астигматизмът може да се коригира с очила или контактни лещи.
Dylan adında bir erkek kardeşi vardır.Yeşil gözlüdür.Има брат на име Дилън.
Başçık iki gözlüdür ve birbirinden ayrılmıştır.Състои се от две обособени и разделени помежду си части.
Gözlük takar.Zaštitne naočale
Hayden Keeler-Stone rolü Horace Somusson, monokl gözlük ile rüyalarını yansıtabilen bir çocuk.Hayden Keeler-Stone kao Horace Somusson, dječak sa proročkim snovima.
İtalya'da 1284 yılında, Salvino D'Armate ilk giyilebilir gözlük icadını yapmıştır.Prve naočale izradio je Salvino D'Armate 1284. godine u Italiji.
Siperlikli kar gözlükleri de görülür.Primjer toga uključuje švedske naočale.
Gözlük mercekleri üreterek faaliyete başladı.Majka počinje osjećati pokrete ploda.
Heterokromi çok ince olabilir özellikle açık gözlü insanlarda.Heterokromija može biti veoma suptilna, posebno kod pacijenata sa svjetlijim šarenicama.
Lambert'da derin miyop sorunu vardır ve gözlük olmadan görememektedir.Radio je pri petrolejskoj svjetiljci i bez naočala.
Eskimo kar gözlüğü (İng.Poznati eskimski iglu (engl.
Yoldan geçenleri gözlüyordu.Budno se stražarilo nad Putom.
Gözlüce Mahallesi Ödemiş'le beraber iki yerleşim biriminden oluşmaktadır.Grupi su za život dodijeljene dvije kuće jedna pored druge.
Okulda, çocuklar kalın gözlüğü ve büyük ağzı yüzünden onunla alay ettiler.Pohađajući tu školu, često je bio ismijavan zbog nošenja šminke za oči.