gözlü ile cümle
gözlü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
6 aylıkken Azazel (Sarı Gözlü Şeytan) kendi kanından içirerek bazı psişik güçlere sahip olmasını sağlamıştır.Sam a különleges képességeit Azazeltől "kapta", amikor az 6 hónapos korában saját démoni vérével itatta meg.
Charlotte Buff ise mavi gözlüdür.Lilithnek állítólag kék szeme van.
Gözlük takar.Egy szemüveget hord.
Unohana mavi gözlü ve siyah saçlı genç kadın görünümündedir.Egy nagyon kedves és fiatal nő, kék szemmel és fekete hajjal rendelkezik.
Üstelik bir de gözlük takıyordu.Lisäksi hän käyttää silmälaseja.
1985'teki bir röportajında; "Güneş gözlüğü mü?1988: Peiliin kirjoitettu: Elokuvaesseitä.
Sokor (tek gözlü) olarak anılır.Kaktussuvusta katso Parodia (kaktus).
Turanga Leela (Katey Sagal) Leela, Planet Express Gemisi'nin ehil ve tek gözlü kaptanıdır.Turanga Leela (äänenä Katey Sagal) "Leela" on pätevä, yksisilmäinen Planet Expressin kapteeni.
İlk takılabilir gözlük 1286 yılı civarında İtalya'da icat edildi.Silmälasit keksittiin Pohjois-Italiassa todennäköisesti 1280-luvulla.
Gözlük takar.Käyttää silmälaseja.
Mavi gözlüdür.Sininen silmä.
Zeki ve gözlüklüdür.Hän on lihava ja silmälasipäinen.
Dylan adında bir erkek kardeşi vardır.Yeşil gözlüdür.Hänellä on Dylan-niminen veli.
İkisi de bu aç gözlü kuş oyuncaktan büyülenirler.Molemmat olivat lempääläis-pirkkalalaisten eränkävijöiden nautintoja.
Kullanıcılar eldiven, gözlük kullanmalıdır.Kiero käyttää aina silmälaseja.
Michael Madsen de bu gözlükleri filmlerinde sıkça kullanmıştır.Ohjaaja Michael Mann on käyttänyt McGilliä usein elokuvissaan.
Gözlüğün kullanım amacı, görme bozukluğunu gidermek ya da gözleri dış etkenlerden korumaktır.Kyynelrefleksin tehtävänä on suojata näköaistia ulkoisilta ärsykkeiltä.
Gözlüklü ve mor saçları vardır.Hänellä on silmälasit ja viikset.
Yılanbalığı için daha küçük gözlüleri kullanılır.Hänestä käytetään myös lempinimeä Minik Serçe.
Bu grubun üyelerinin tümü inek gözlüklüdür.Yhtyeen kaikki jäsenet ovatkin kasvissyöjiä.
Luxottica Group S.p.A., İtalya merkezli bir gözlük üreticisidir.Luxottica Group S.p.A. on italialainen yritys, joka on maailman suurin silmälasien valmistaja ja markkinoija.
Kişinin gözlükten kaynaklanan sıkıntıları giderilir.Nukkuessa ihmisen silmäluomi on kiinni.
3D bir gözlük takar.Tukee erinlaisia 3D-laseja.
Tom gözlüğü olmadan bir şey göremiyor.Tom ei näe mitään ilman silmälasejaan.
"Slav gözlükler ve Japon samuray filmleri" nden yorulmuştu.Κουράστηκε από τα "σλαβικά θεάματα και τις κινήσεις των γιαπωνέζων σαμουράι".
(Gelecek zaman kipi) Gözlüğüm sanırım kayboldu.Οι ένθετοι οφθαλμοί έχουν χαθεί.
Ayrıca karakter gözlükte takabilir.Επίσης, μπορεί να διευκρινιστεί αν το άτομο φορά γυαλιά.
3D bir gözlük takar.SY3 Φοράτε γυαλιά.
Gözlük takar ve sarı bir kazak giyer.Φοράει γυαλιά κι ένα κίτρινο τζάκετ.
Bu yüzden onlara gümüş gözlü cadı da denir.Ονομάζονται και «Λευκά Μυρμήγκια».
Kara Gözlüm olumlu eleştiriler almış ve iyi bir satış gerçekleştirmiştir.Πήρε διθυραμβικές κριτικές και έκανε καλές πωλήσεις.
Siyah bir gözlük takar ve onu hiç çıkarmaz.Φοράει ένα μπλε πουλόβερ το οποίο δε βγάζει ποτέ από πάνω του.
Turanga Leela (Katey Sagal) Leela, Planet Express Gemisi'nin ehil ve tek gözlü kaptanıdır.Λίλα !Τουράνγκα Λίλα (Κέιτι Σαγκάλ) H Λίλα είναι η ικανή μονόφθαλμη καπετάνιος του σκάφους της Πλάνετ Εξπρές.
Kocaman göbeğinin yanında kocaman gözlükler takar.Ξεχωρίζει από τα μεγάλα στρογγυλά γυαλιά που φοράει.
İri gözlüdür.Άποψη Καλντέρας.
Gelen, Mikhail'dir (korsan gözlü adam).«Παλαιολόγος, Μιχαήλ» (στα γερμανικά).
Elinde plançeta, gözünde gözlüğüyle dolaşır ve bilmediği bir şey yoktur.Φοράει γυαλιά και δεν βλέπει σχεδόν καθόλου χωρίς αυτά.
Biz, onlara, iri güzel gözlü güzel hurileri eş olarak vermişizdir."Her kan vi (til venstre) se den frie øreflip, og (til højre) den fastgroede øreflip.
1936 'da, belki de modern dalgıç maskelerinin ataları olan deniz gözlüklerini denedi.I 1936 testede han en model undervandsbriller, måske forfaderen til moderne dykkermasker.
Hiç çıkarmadığı gözlükleriyle meşhurdur.Han er kendt for altid at løbe med solbriller.
Sekiz gözlüdüler.8 missioner.
Yukarı ve Aşağı Köy olarak adlandırılan Ödemiş ve Gözlüce arasında herhangi bir sorun bulunmamaktadır.Landsbyen er opdelt i en øvre og nedre del som benævnes hhv. Horná Pustá Ves og Dolná Pustá Ves.
Gözlükleri hilal şeklindedir.Hatten er bådformet.
1985'teki bir röportajında; "Güneş gözlüğü mü?I 1985 var det "Et streif av sol".
Turanga Leela (Katey Sagal) Leela, Planet Express Gemisi'nin ehil ve tek gözlü kaptanıdır.Turanga Leela (Katey Sagal) er den smarte, en-øyde kapteinen på Planet Express Ship.
1950'lerden beri güneş gözlükleri bir moda aracı olarak özellikle sahillerde popüler olmuştur.Siden 1950-årene har solbriller vært utbredt som motefenomen, spesielt i forbindelse med strandliv.
İlk takılabilir gözlük 1286 yılı civarında İtalya'da icat edildi.De første bærbare linser for permanent bruk ble oppfunnet i Italia rundt 1286.
Filmi 3D olarak izlemek için mavi-kırmızı ya da yeşil-kırmızı gözlüklerden takması gerekir.For å vise dette bildet trenger du 3D-briller (rød-grønn eller rød-blått).
(Gelecek zaman kipi) Gözlüğüm sanırım kayboldu.Skipshaugen er i dag helt forsvunnet.
Altın hazineleri çalan tek gözlü insanlardan oluşmaktadır.Den ble Ronstadts eneste gullselgende single.
Başçık iki gözlüdür ve birbirinden ayrılmıştır.To par øyne møtes i natten, og to skjebner skiller vei.
Büyük sevimli biridir gözlük takmıştır.Han var en av få til å kjøre med briller.
Sekiz gözlü örümceklerdir.Små edderkopper med åtte øyne.
Örneğin aşağıdaki cümledeki tüm kelimeler türemiştir: Gözlük satıcısı öğrencilerle şakalaşıyordu.Der var det skrevet på spøk at den enkle versjonen var ment for spillanmelderere.
Zeki ve gözlüklüdür.Jordnær og visjonær.
Koyu mavi gözlü ve kumraldır.Store, mørke øyne og saksebitt.
McGonagall'ın bir de kare gözlükleri vardır.Kun Lennon har på seg solbriller.
Sisteminin ayırt edici özelliği, autostereoscopy yani gözlüğe gerek kalmadan 3D görünümüdür.3DS simulerer «3D-effekter uten å måtte bruke spesialbriller», ved hjelp av autostereoskopi.
Blinky, üç gözlü turuncu bir balık.Bart menangkap seekor ikan bermata tiga.
Gözlük takar.Ia berkacamata.