gözlü ile cümle
gözlü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Kalın gözlükleri olan biraz yaşlı bir adamdı.He was a little old man with thick glasses.
Gözlerini ultraviyole ışınlarından korumak için güneş gözlüğü taktı.He put on sunglasses to protect his eyes from ultraviolet rays.
O, gözlüğü kırmamak için dikkatliydi.She was careful not to break the glasses.
O gözlük takıyordu.She wore glasses.
O, gözlüğünü çıkardı ve kontak lenslerini taktı.She took off her glasses and put her contacts in.
Gözlerini güneşten korumak için koyu renk gözlük taktı.She put on dark glasses to protect her eyes from the sun.
Annem gözlüksüz okuyamaz.My mother can't read without glasses.
Dün Bay Kinoshita gözlüklerini ofiste bıraktı.Mr Kinoshita left his glasses behind in the office yesterday.
Aç gözlülükle karnını doyuramazsın.Your eyes are bigger than your stomach.
Çocuk gözlük takıyor.The boy is wearing glasses.
İnsanlar aç gözlüdür.Men are greedy.
Artık gözlük takmıyorum.I don't wear glasses anymore.
Onun gözlüğe ihtiyacı var.He needs glasses.
O kırmızı gözlük istiyor.He wants red glasses.
O okumak için gözlük takar.He wears eyeglasses to read.
Güneş gözlüğüm var.I have sunglasses.
Gözlüğüm nerede?Where are my glasses?
Gözlüklerim nerede?Where are my glasses?
Onun güneş gözlüğü var.She has sunglasses.
Güneş gözlüğünün maliyeti yirmi pound.The sunglasses cost twenty euros.
Televizyonun fiyatı güneş gözlüklerinden daha fazladır.The television costs more than the sunglasses.
Bu güneş gözlükleri çok büyük.These sunglasses are too big.
Julien, John Lennon gibi, yuvarlak gözlükler takıyor.Julien wears round glasses, like John Lennon.
Gözlüğümü al.Take my glasses.
Gözlüğümü kaybettim fakat onu bulmak için ona ihtiyacım var.I've misplaced my glasses, but I need them in order to look for them.
Bu senin mi yoksa kız kardeşinin mi gözlüğü?Is that your or your sister's glass?
Mary ışığa karşı duyarlı olduğundan güneş gözlüğü takıyor.Mary is sensitive to light, so she wears sunglasses.
Mary okuma gözlüğünü kaybetti.Mary lost her reading glasses.
Aç gözlü insanlar her zaman daha fazla şey ister.Greedy people always want more stuff.
Hangi güneş gözlüğü pembedir?What sunglasses are pink?
Kim güneş gözlüğü takıyor?Who wears the sunglasses?
Gözlük takmak senin daha entelektüel görünmeni sağlar.Wearing glasses makes you look more intellectual.
Bana gözlüğümü ver.Give me my glasses.
O gözlük takar.He wears glasses.
Bay Kinoshita gözlüklerini dün akşam ofiste bıraktı.Mr Kinoshita left his glasses behind in the office yesterday evening.
O mavi gözlü bir Çinli Müslümandır.She's a blue-eyed Chinese Muslim.
O, gözlüklerini kaybettiği için o onu kendisi için okumasını rica etti.She asked him to read it for her because she had lost her glasses.
Şu gözlükler size uyar.Those glasses suit you.
Sanırım yeni bir çift gözlük almamın zamanıdır.I think it's time for me to get a new pair of glasses.
Körlerin ülkesinde, tek gözlü adam kraldır.In the country of the blind, the one-eyed man is king.
Benim güneş gözlüğüm var.I've got a pair of sunglasses.
Tom genellikle çok parlak olmasa bile güneş gözlüğü takıyor.Tom usually wears sunglasses even when it's not so bright.
Tom'un yeni bir çift gözlüğe ihtiyacı var.Tom needs a new pair of glasses.
Tom gözlüklerini arıyor.Tom is looking for his glasses.
Tom gözlüğümü kırdığından beri benden veba gibi kaçınıyor.Tom has been avoiding me like the plague ever since he broke my glasses.
Tom'un yeni bir çift güneş gözlüğü var.Tom has a new pair of sunglasses.
Tom gözlük takmıyor fakat takardı.Tom doesn't wear glasses, but he used to.
Artık Tom'un gözlük takması gerekmiyor.Tom doesn't need to wear glasses anymore.
Tom gözlüklerini bulamadı.Tom couldn't find his glasses.
Tom gözlüksüz bir şey göremiyor.Tom can't see anything without his glasses.
Tom gözlük olmadan okuyamaz.Tom can't read without glasses.
Tom gözlüğü olmadan neredeyse göremez.Tom can hardly see without his glasses.
Tom her zaman yüzerken gözlük takar.Tom always wears goggles when he swims.
Gözlüğümü arıyorum.I'm looking for my eyeglasses.
Tom güneş gözlüğünü kafasının üstüne doğru itti.Tom shoved his sunglasses to the top of his head.
Julian, John Lennon'unki gibi yuvarlak gözlük takıyor.Julian wears round glasses like John Lennon's.
Gözlüğümü değiştirmenin zamanı geldi de geçti bile!It's high time I change my glasses!
Tom bazen içerde güneş gözlüğü takar.Tom sometimes wears sunglasses indoors.
Tom Mary'nin gözlüksüz okuyamadığını sandığını söyledi.Tom said that he thought Mary couldn't read without glasses.
Tom gözlüğünü kaybetti.Tom lost his glasses.