Ansari X PRIZE ile yaptığımız bir şey de bu riski göze almak idi.Una de las cosas que hicimos con el Ansari X PRIZE fue plantear el reto de que asumir riesgos está bien.
Ansari X PRIZE ile yaptığımız bir şey de bu riski göze almak idi.Un lucru pe care l-am realizat cu Ansari X PRIZE a fost să validăm riscul acestei provocări.
Ansari X PRIZE ile yaptığımız bir şey de bu riski göze almak idi.W ramach konkursu Ansari X PRIZE podejmujemy wyzwanie i mówimy, że ryzyko jest OK.
Ansari X PRIZE ile yaptığımız bir şey de bu riski göze almak idi.우리가 안사리 X프라이즈 재단과 함께 한 일 중의 하나가 이 리스크 감수는 괜찮다고 생각하고 도전하기로 한 겁니다.
Ansari X PRIZE ile yaptığımız bir şey de bu riski göze almak idi.Знаете, одним из результатов Ansari X PRIZE было утверждение того, что рисковать — это нормально.
Ansari X PRIZE ile yaptığımız bir şey de bu riski göze almak idi.אחד הדברים שעשינו בפרס "אנסארי איקס" אנחנו לוקחים את האתגר שסיכון הוא בסדר, אתם יודעים.
Ansari X PRIZE ile yaptığımız bir şey de bu riski göze almak idi.احد الاشياء التي قمنا بها مع " جائزة انصاري " هي اننا قررنا ان نأخذ على عاتقنا المخاطرة تلك
Ansari X PRIZE ile yaptığımız bir şey de bu riski göze almak idi.リスクを取るのは構わない ということです 宇宙という新たなフロンティアへと 乗り出すためには
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."그 쪽하고 소원하게 되면 곤란하지요"라고 하더군요.
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."Não podemos arriscar aliená-los, ao testar cintos de segurança contra cadeiras auto."
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."Nie mogą ich zrazić porównując pasy z fotelikami.
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."Non possiamo rischiare di perdere clienti testandoli contro le cinture."
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."No podemos arriesgar alejarlas probando cinturones en relación con asientos de auto'.
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."Nous ne pouvons pas risquer de les perdre en faisant des tests comparatifs entre ceinture et siège auto."
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."Nu putem risca să-i îndepărtăm testând centurile de siguranţă versus scaunele auto."
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."Vi kan inte riskera att stöta oss med dem genom att testa bälten gentemot stolar."
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."We willen ze niet voor het hoofd stoten door een test van de gordel ten opzichte van autozitjes. "
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."Wir können nicht riskieren, das Vertrauen der Kunden zu verlieren.
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."Δεν ρισκάρουμε να ψυχρανθούν συγκρίνοντας ζώνες ασφαλείας και καθίσματα αυτοκινήτου.
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."Мы не хотим рисковать и портить с ними отношения, сравнивая ремни безопасности и детские кресла."
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."Не можем да рискуваме да ги отблъснем, като тестваме столчета за коли спрямо предпазни колани."
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."אנחנו לא יכולים להסתכן בהברחתם על ידי השוואת ".חגורות בטיחות לכיסאות בטיחות
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."لا يمكننا المجازفة بخسارتهم بسبب اختبار أحزمة الأمان النسبي لمقاعد السيارة. "
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."なんとか 匿名を条件に
Aşıksan bunu yapmaya göze alabilmelisin. Bekle, bekle! Bana başka bir şey söyleyemez misin?그레야 사랑했다고 할 수 있겠지.
Aşıksan bunu yapmaya göze alabilmelisin.Cậu phải làm được điều đó, mới thực sự nói được rằng mình đang yêu.
Aşıksan bunu yapmaya göze alabilmelisin.Devi essere in grado di fare questo per poter dire di essere stato davvero innamorato.
Aşıksan bunu yapmaya göze alabilmelisin.Du måste kunna göra det för att du verkligen ska kunna vara kär.
Aşıksan bunu yapmaya göze alabilmelisin.Du musst das erst machen um danach sagen zu können, dass du verliebt warst.
Aşıksan bunu yapmaya göze alabilmelisin.Je moet in staat zijn dat te doen om echt te zgegen dat je verliefd bent geweest.
Aşıksan bunu yapmaya göze alabilmelisin.Musíš to bejt schopnej udělat, jestli je ti skutečně souzeno být zamilován.
Aşıksan bunu yapmaya göze alabilmelisin.Musíš to urobiť, aby si mohol povedať, že si bol naozaj zamilovaný.
Aşıksan bunu yapmaya göze alabilmelisin.Musisz być zdolny to zrobić żeby móc powiedzieć ze naprawdę kochasz.
Aşıksan bunu yapmaya göze alabilmelisin.Trebuie sa fii capabil de asa ceva ca apoi sa poti spune ca ai fost indragostit.
Aşıksan bunu yapmaya göze alabilmelisin.Tu dois être capable de faire ça afin de pouvoir réellement dire que tu as été amoureux.
Aşıksan bunu yapmaya göze alabilmelisin.Θα πρέπει να κάνεις τουλάχιστον αυτό για να μπορέσεις να πεις ότι αγάπησες.
Aşıksan bunu yapmaya göze alabilmelisin.Ти трябва да си способен да направиш това ако наистина претендираш, че си влюбен
Aşıksan bunu yapmaya göze alabilmelisin.Только после того, как сделал это, можешь говорить, что был влюблён.
Aşıksan bunu yapmaya göze alabilmelisin.אתה חייב להיות מוכן לעשות זאת על מנת שתוכל להגיד שבאמת היית מאוהב
Aşıksan bunu yapmaya göze alabilmelisin.يجب أن تكون قادراً على فعل ذلك ليقال عنك بأنك أحببت
Aşıksan bunu yapmaya göze alabilmelisin.待ってください!もっと話はないですか?
Aşırı göze çarptığını söylemeliyim.Hän kiinnittää liikaa huomiota itseensä.
Aşırı göze çarptığını söylemeliyim.Jag vill inte säga det, men han syns för mycket.
Aşırı göze çarptığını söylemeliyim.Jeg er nødt til at sige, at han er for synlig.
Aşırı göze çarptığını söylemeliyim.La verdad es que está llamando demasiado la atención.
Aşırı göze çarptığını söylemeliyim.Muszę jednak przyznać, że działa zbyt otwarcie.
Aşırı göze çarptığını söylemeliyim.Parece-me que ele está a dar demasiado nas vistas.
Aşırı göze çarptığını söylemeliyim.Però devo ammettere che si sta esponendo parecchio.
Aşırı göze çarptığını söylemeliyim.Είναι, όμως, πολύ εντυπωσιακός.
Aşırı göze çarptığını söylemeliyim.Но должен сказать, он привлекает к себе внимание.
Askerler, bir muharebede savaşacaksınız, bunun için hazırlanmanız ve ölmeyi göze almanız gerekiyor.Soldaten, jullie gaan een strijd leveren, dus jullie moeten bereid zijn te sterven.
Askerler, bir muharebede savaşacaksınız, bunun için hazırlanmanız ve ölmeyi göze almanız gerekiyor.Soldaţi, veţi lupta într-o bătălie, aşa că trebuie să fiţi pregătiţi şi gata să muriţi.
Askerler, bir muharebede savaşacaksınız, bunun için hazırlanmanız ve ölmeyi göze almanız gerekiyor.Вы идёте в бой! Вы должны быть готовы к бою и готовы умереть.
Askerler, bir muharebede savaşacaksınız, bunun için hazırlanmanız ve ölmeyi göze almanız gerekiyor.死ぬ覚悟はできているな いつでも
Aşk yüzünden pişman olmamak için, her şeyini kaybetmeyi göze almalısın.Att inte ångra kärlek trots för att förlora allt.
Aşk yüzünden pişman olmamak için, her şeyini kaybetmeyi göze almalısın.Để không phải hối tiếc trong tình yêu cho dù phải mất tất cả mọi thứ.
Aşk yüzünden pişman olmamak için, her şeyini kaybetmeyi göze almalısın.Es nicht zu bereuen, dass man sich verliebt hat, selbst wenn man alles verliert.
Aşk yüzünden pişman olmamak için, her şeyini kaybetmeyi göze almalısın.네가 모든 걸 잃어도 호홰라고 않은 것
Aşk yüzünden pişman olmamak için, her şeyini kaybetmeyi göze almalısın.Nelitovat lásky přesto, že ztratíš všechno.
Aşk yüzünden pişman olmamak için, her şeyini kaybetmeyi göze almalısın.Neľutovať lásku naprek tomu, že si všetko stratil.