gözüne ile cümle
gözüne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Birçokları önemli kişinin gözüne girmek Ve eli açık olanın dostu olmak ister.Mange bejler til Stormands Yndest, og alle er Venner med gavmild Mand.
Birçokları önemli kişinin gözüne girmek Ve eli açık olanın dostu olmak ister.Mange smigrer for den gavmilde, og enhver er venn med den som er rundhåndet.
Birçokları önemli kişinin gözüne girmek Ve eli açık olanın dostu olmak ister.Mnogi molijo obličje prvakovo in vsakdo je prijatelj možu radodarnemu.
Birçokları önemli kişinin gözüne girmek Ve eli açık olanın dostu olmak ister.Mnohí sa lichotne koria kniežaťu, a každý je priateľom človekovi, ktorý dáva dary.
Birçokları önemli kişinin gözüne girmek Ve eli açık olanın dostu olmak ister.Mnozí pokoří se před knížetem, a každý jest přítel muži štědrému.
Birçokları önemli kişinin gözüne girmek Ve eli açık olanın dostu olmak ister.Molti sono gli adulatori dell'uomo generoso e tutti sono amici di chi fa doni
Birçokları önemli kişinin gözüne girmek Ve eli açık olanın dostu olmak ister.Monet etsivät ylhäisen suosiota, ja kaikki ovat anteliaan ystäviä.
Birçokları önemli kişinin gözüne girmek Ve eli açık olanın dostu olmak ister.Muchos imploran el favor del generoso; todos son amigos del hombre que da regalos
Birçokları önemli kişinin gözüne girmek Ve eli açık olanın dostu olmak ister.Muitos procurarão o favor do liberal; e cada um é amigo daquele que dá presentes.
Birçokları önemli kişinin gözüne girmek Ve eli açık olanın dostu olmak ister.Omul darnic are mulţi linguşitori, şi toţi sînt prieteni cu cel ce dă daruri. -
Birçokları önemli kişinin gözüne girmek Ve eli açık olanın dostu olmak ister.Setiap orang berusaha mengambil hati orang penting; semua orang mau bersahabat dengan dermawan
Birçokları önemli kişinin gözüne girmek Ve eli açık olanın dostu olmak ister.Sokan hizelegnek a nemeslelkû embernek, és minden barát az adakozóé.
Birçokları önemli kişinin gözüne girmek Ve eli açık olanın dostu olmak ister.Viele schmeicheln der Person des Fürsten; und alle sind Freunde des, der Geschenke gibt.
Birçokları önemli kişinin gözüne girmek Ve eli açık olanın dostu olmak ister.Wielu się ich uniża przed księciem, a każdy jest przyjacielem mężowi szczodremu.
Birçokları önemli kişinin gözüne girmek Ve eli açık olanın dostu olmak ister.Πολλοι κολακευουσι το προσωπον του αρχοντος και πας τις ειναι φιλος του διδοντος ανθρωπου.
Birçokları önemli kişinin gözüne girmek Ve eli açık olanın dostu olmak ister.Многие заискивают у знатных, и всякий – друг человеку, делающему подарки.
Birçokları önemli kişinin gözüne girmek Ve eli açık olanın dostu olmak ister.Мнозина търсят благоволението на щедрия*, И всеки е приятел на онзи, който дава подаръци.
Birçokları önemli kişinin gözüne girmek Ve eli açık olanın dostu olmak ister.רבים יחלו פני נדיב וכל הרע לאיש מתן׃
Birçokları önemli kişinin gözüne girmek Ve eli açık olanın dostu olmak ister.كثيرون يستعطفون وجه الشريف وكلّ صاحب لذي العطايا.
Birçokları önemli kişinin gözüne girmek Ve eli açık olanın dostu olmak ister.好 施 散 的 、 有 多 人 求 他 的 恩 情 . 愛 送 禮 的 、 人 都 為 他 的 朋 友
Birçokları önemli kişinin gözüne girmek Ve eli açık olanın dostu olmak ister.好施 散 的 、 有多 人 求 他 的 恩情 . 愛送禮 的 、 人都 為 他 的 朋友
Bir keresinde pembe kravat bağlama, cam onu gözüne ilişti.Eens toen ik de roze stropdas gelijkmaker zag ik hem in de spiegel.
Bir keresinde pembe kravat bağlama, cam onu gözüne ilişti.Egyszer, amikor én voltam árukapcsolás a rózsaszín nyakkendő megláttam őt a tükörben.
Bir keresinde pembe kravat bağlama, cam onu gözüne ilişti.Einmal, als ich band die rosa Krawatte sah ich ihn in den Spiegel.
Bir keresinde pembe kravat bağlama, cam onu gözüne ilişti.Engang da jeg var binde den lyserøde slips jeg fik øje på ham i spejlet.
Bir keresinde pembe kravat bağlama, cam onu gözüne ilişti.En gång när jag var binda rosa slips fick jag syn på honom i spegeln.
Bir keresinde pembe kravat bağlama, cam onu gözüne ilişti.I nanoszone kilka ubrań wokół mnie i poszedł w
Bir keresinde pembe kravat bağlama, cam onu gözüne ilişti.Jednou, když jsem byl vázání růžovou kravatu jsem zahlédl ho v zrcadle.
Bir keresinde pembe kravat bağlama, cam onu gözüne ilişti.Kerran kun olin sitomalla vaaleanpunainen solmio Tartuin näkyville hänet peilin.
Bir keresinde pembe kravat bağlama, cam onu gözüne ilişti.일단 제가 분홍색 넥타이를 매는 때 나는 찾고 유리 그를의 시력을 잡았다.
Bir keresinde pembe kravat bağlama, cam onu gözüne ilişti.Một lần khi tôi buộc cà vạt màu hồng tôi bắt gặp cái nhìn của anh ta trong kính.
Bir keresinde pembe kravat bağlama, cam onu gözüne ilişti.Nekoč, ko sem bila vezava roza kravato sem zagledal njega v Zrcalo.
Bir keresinde pembe kravat bağlama, cam onu gözüne ilişti.Odată, când am fost leagă cravata roz am zărit de el în oglindă.
Bir keresinde pembe kravat bağlama, cam onu gözüne ilişti.Pernah ketika aku sedang mengikat dasi merah muda aku melihat dirinya di cermin.
Bir keresinde pembe kravat bağlama, cam onu gözüne ilişti.Raz, keď som bol viazanie ružovú kravatu som zazrel ho v zrkadle.
Bir keresinde pembe kravat bağlama, cam onu gözüne ilişti.Una volta, quando stavo legando la cravatta rosa, vidi lui lo specchio.
Bir keresinde pembe kravat bağlama, cam onu gözüne ilişti.Une fois quand j'étais lier la cravate rose, je l'aperçut dans le miroir.
Bir keresinde pembe kravat bağlama, cam onu gözüne ilişti.Μόλις όταν ήμουν δένοντας το ροζ γραβάτα έπιασα τα μάτια του στον καθρέφτη.
Bir keresinde pembe kravat bağlama, cam onu gözüne ilişti.Веднъж, когато бях обвързване розова вратовръзка хванах недостъпно за него в огледалото.
Bir keresinde pembe kravat bağlama, cam onu gözüne ilişti.Однажды, когда я связывая розовый галстук я увидела его в зеркале.
Bir keresinde pembe kravat bağlama, cam onu gözüne ilişti.Одного разу, коли я пов'язуючи рожевий краватку я побачила їх у дзеркалі.
Bir keresinde pembe kravat bağlama, cam onu gözüne ilişti.مرة واحدة عندما كنت ربط ربطة الوردي اشتعلت مرأى منه في الزجاج ذات المظهر.
Bir keresinde pembe kravat bağlama, cam onu gözüne ilişti.彼の目に悲しむ外観の種類があった。
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.Elle pense à un champ, et elle l`acquiert; Du fruit de son travail elle plante une vigne.
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.Evalúa un campo y lo compra, y con sus propias manos planta una viña
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.Gondolkodik mezõ felõl, és megveszi azt; az õ kezeinek munkájából szõlõt plántál.
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.Hän haluaa peltoa ja hankkii sen, istuttaa viinitarhan kättensä hedelmällä.
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.Hon har planer på en åker, och hon skaffar sig den; av sina händers förvärv planterar hon en vingård.
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.Hun tænker på en Mark og får den, hun planter en Vingård, for hvad hun har tjent.
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.Hun tenker på en mark og får den; for det hun tjener med sine hender, planter hun en vingård.
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.Ia mencari sebidang tanah, lalu membelinya; ia mengusahakan sebuah kebun anggur dari pendapatannya
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.밭을 간품하여 사며 그 손으로 번 것을 가지고 포도원을 심으며
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.Nàng tưởng đến một đồng ruộng, bèn mua nó được; Nhờ hoa lợi của hai tay mình, nàng trồng một vườn nho.
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.Nàng tưởng đến một đồng_ruộng , bèn mua nó được ; Nhờ hoa_lợi của hai tay mình , nàng trồng một vườn nho .
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.Obmyśla rolę, i ujmuje ją; z zarobku rąk swoich szczepi winnice.
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.Ogleda si njivo in jo pridobi, in z dobičkom rok svojih si zasadi vinograd.
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.Pensa ad un campo e lo compra e con il frutto delle sue mani pianta una vigna
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.Pomýšľa na pole a berie ho a z plodov svojich rúk sadí vinicu.
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.Rozsuzuje pole, a ujímá je; z výdělku rukou svých štěpuje i vinici.
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.Se gîndeşte la un ogor, şi -l cumpără; din rodul muncii ei sădeşte o vie. -