gözün ile cümle
gözün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Eşittir... Payda'yı, tek tek çarparak bulabiliriz ama umuyorum ki artık gözünüz kapalı yapıyorsunuzdur.وتساوي-- المقامات يمكن ان نضربهم
Eşittir... Payda'yı, tek tek çarparak bulabiliriz ama umuyorum ki artık gözünüz kapalı yapıyorsunuzdur.いいですか?
Evet. acık sarı zemin üzerine limoni renkli.. bakanların gözünü alacak. altın işlemeli lüks bir elbiseBaiklah, warna kuning dan seperti lemon akan mengangkat pemakainya menjadi lebih glamor.
Evet. acık sarı zemin üzerine limoni renkli.. bakanların gözünü alacak. altın işlemeli lüks bir elbiseJa, tukaj imamo rumeno obleko, barva limone z črnim šalom... Posebnost obleke so zlati našitki in dodatki...
Evet. acık sarı zemin üzerine limoni renkli.. bakanların gözünü alacak. altın işlemeli lüks bir elbiseכן גוון הצהוב הבהיר ולימון מראה של יוקרה וקסם שמלה מאוד מרשימה עם וולנים מזהב מפוזרת באנים לכל אורך השמלה
Evet. acık sarı zemin üzerine limoni renkli.. bakanların gözünü alacak. altın işlemeli lüks bir elbise金のスパンコールとビーズで ドレスの贅沢さを強調します このベラ・ソンのドレスは 1000万からのスタートです
Evet, yine, şematik bir gösterim gözün genellikle neye baktığımızı sorguladığını gösteriyor.¿Cómo podemos aplicar esta percepción?
Evet, yine, şematik bir gösterim gözün genellikle neye baktığımızı sorguladığını gösteriyor.De novo, o ponto de vista esquemático é que o olho interroga visualmente aquilo que estamos a olhar.
Evet, yine, şematik bir gösterim gözün genellikle neye baktığımızı sorguladığını gösteriyor.Den skematiske opfattelse er, at øjet visuelt undersøger, det vi kigger på.
Evet, yine, şematik bir gösterim gözün genellikle neye baktığımızı sorguladığını gösteriyor.Ecco, ancora una volta, la cosa in sintesi è che l'occhio interroga visivamente ciò che guardiamo.
Evet, yine, şematik bir gösterim gözün genellikle neye baktığımızı sorguladığını gösteriyor.Ei bine, din nou, în viziunea schematică ochiul interoghează vizual ceea ce privim.
Evet, yine, şematik bir gösterim gözün genellikle neye baktığımızı sorguladığını gösteriyor.Et bien là encore, la vision schématique est que l'oeil interroge ce que nous regardons.
Evet, yine, şematik bir gösterim gözün genellikle neye baktığımızı sorguladığını gösteriyor.Hm, znova, schematicky, oko vizuálne skúma, na čo sa pozeráme.
Evet, yine, şematik bir gösterim gözün genellikle neye baktığımızı sorguladığını gösteriyor.개략적으로는 우리가 보고 있는 것에 대해 좀 더 명확히 할 수 있을 것입니다.
Evet, yine, şematik bir gösterim gözün genellikle neye baktığımızı sorguladığını gösteriyor.Một lần nữa, theo sơ đồ là đôi mắt lấy thông tin từ cái ta nhìn.
Evet, yine, şematik bir gösterim gözün genellikle neye baktığımızı sorguladığını gösteriyor.No, naznačený pohled říká, že oko vizuálně podrobně zkoumá to, co vidíme.
Evet, yine, şematik bir gösterim gözün genellikle neye baktığımızı sorguladığını gösteriyor.Nos a sematikus kép az, amire ránézünk, amit a szem vizuálisan érzékel.
Evet, yine, şematik bir gösterim gözün genellikle neye baktığımızı sorguladığını gösteriyor.Nou, alweer, het schema houdt in dat het oog dat wat je ziet visueel ondervraagt.
Evet, yine, şematik bir gösterim gözün genellikle neye baktığımızı sorguladığını gösteriyor.Nun, erneut, der schematische Aufbau ist, dass das Auge visuell abfragt, was wir ansehen.
Evet, yine, şematik bir gösterim gözün genellikle neye baktığımızı sorguladığını gösteriyor.Sekali lagi, dalam tampilan skematis mata secara visual mencari tahu apa yang kita lihat.
Evet, yine, şematik bir gösterim gözün genellikle neye baktığımızı sorguladığını gösteriyor.Torej, še enkrat, shematičen pogled pokaže, da oko vizualno preučuje to, kar gledamo.
Evet, yine, şematik bir gösterim gözün genellikle neye baktığımızı sorguladığını gösteriyor.Więc, schematycznie wygląda to tak, że oko bada, to na co patrzymy.
Evet, yine, şematik bir gösterim gözün genellikle neye baktığımızı sorguladığını gösteriyor.Λοιπόν, ξανά, το σχήμα είναι ότι το μάτι εικονικά ανακρίνει ό,τι κοιτάμε.
Evet, yine, şematik bir gösterim gözün genellikle neye baktığımızı sorguladığını gösteriyor.Отново, схематичната погледнато, нашето око прави визуален разпит на всичко, което погледнем.
Evet, yine, şematik bir gösterim gözün genellikle neye baktığımızı sorguladığını gösteriyor.אז, שוב, תצוגת התרשים היא שהעין חוקרת חזותית את מה שאנחנו מסתכלים עליו.
Evet, yine, şematik bir gösterim gözün genellikle neye baktığımızı sorguladığını gösteriyor.حسناً، مجدداً، المنظر التخطيطي أن العين تستجوب ما نشاهده بصرياً
Evet, yine, şematik bir gösterim gözün genellikle neye baktığımızı sorguladığını gösteriyor.見たものを目が視覚的に調べます 作り出された情報を 脳が並行的に処理して
Evleneceği adamın gözünü korkutmamak için evini satmaya karar veren bir kadın tanıyorum.Cunosc o femeie care și-a vândut casa pentru că nu voia să intimideze bărbatul care ar lua-o de soție.
Evleneceği adamın gözünü korkutmamak için evini satmaya karar veren bir kadın tanıyorum.저는 집을 팔기로 결심한 한 여성을 압니다. 그녀의 예비신랑들을 위협하고 싶지 않았기 때문이죠.
Evleneceği adamın gözünü korkutmamak için evini satmaya karar veren bir kadın tanıyorum.Знаю женщину, продавшую дом, чтобы не спугнуть потенциального жениха.
Evleneceği adamın gözünü korkutmamak için evini satmaya karar veren bir kadın tanıyorum.أعرف امرأة قررت أن تبيع منزلها حتى لاتكون تهديداً للرجل الذي يمكن أن يتزوجها
Evleneceği adamın gözünü korkutmamak için evini satmaya karar veren bir kadın tanıyorum.結婚するであろう男性を 威圧しないようにする為です ナイジェリアの未婚女性で 会議に行く時に結婚指輪をして行く人を知っています
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,Apoi a zis: ,,Doamne, dacă am căpătat trecere în ochii Tăi, nu trece, rogu-Te, pe lîngă robul Tău.
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,A povedal: Môj Pane, ak som našiel milosť v tvojich očiach, prosím, neobídi svojho služobníka!
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,A řekl: Pane můj, jestliže jsem nyní nalezl milost před očima tvýma, prosím, nepomíjej služebníka svého.
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,dicendo: «Mio signore, se ho trovato grazia ai tuoi occhi, non passar oltre senza fermarti dal tuo servo
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,e disse: Meu Senhor, se agora tenho achado graça aos teus olhos, rogo-te que não passes de teu servo.
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,És monda: Jó Uram, ha kedves vagyok te elõtted, kérlek, ne kerüld el a te szolgádat.
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,Et il dit: Seigneur, si j`ai trouvé grâce à tes yeux, ne passe point, je te prie, loin de ton serviteur.
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,in reče: Gospod moj, če sem našel milost v tvojih očeh, ne pojdi, prosim, mimo svojega hlapca.
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,I rzekł: Panie mój, jeźlim teraz znalazł łaskę w oczach twoich, nie mijaj, proszę, sługi swego.
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,ja sanoi: "Herrani, jos olen saanut armon sinun silmiesi edessä, älä mene palvelijasi ohitse.
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,가로되 내 주여 내가 주께 은혜를 입었사오면 원컨대 종을 떠나 지나가지 마옵시고
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,och sade: »Herre, har jag funnit nåd för dina ögon, så gå icke förbi din tjänare.
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,og sagde: "Herre, hvis jeg har fundet Nåde for dine Øjne, så gå ikke din Træl forbi!
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,og sa: Herre! Dersom jeg har funnet nåde for dine øine, så gå ikke din tjener forbi!
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,und sprach: HERR, habe ich Gnade gefunden vor deinen Augen, so gehe nicht an deinem Knecht vorüber.
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,và thưa rằng: Lạy Chúa, nếu tôi được ơn trước mặt Chúa, xin hãy ghé lại nhà kẻ tôi tớ Chúa, đừng bỏ đi luôn.
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,Y dijo: --Señor, si he hallado gracia ante tus ojos, por favor, no pases de largo a tu siervo
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,και ειπε, Κυριε μου, εαν ευρηκα χαριν εις τους οφθαλμους σου, μη παρελθης, παρακαλω, τον δουλον σου
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,Господарю мой, ако съм придобил твоето благоволение, моля Ти се, не отминавай слугата слугата Си.
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,и сказал: Владыка! если я обрел благоволение пред очами Твоими, не пройди мимо раба Твоего;
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,ויאמר אדני אם נא מצאתי חן בעיניך אל נא תעבר מעל עבדך׃
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,وقال يا سيد ان كنت قد وجدت نعمة في عينيك فلا تتجاوز عبدك.
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,說 、 我 主 、 我 若 在 你 眼 前 蒙 恩 、 求 你 不 要 離 開 僕 人 往 前 去
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,說 、 我 主 、 我 若 在 你 眼前 蒙恩 、 求 你 不 要 離開 僕人 往 前去
Fakat bu dikkatli bir müfettişin gözünden kaçmadı, ve yakayı ele verdi.Ale načapal ho pozorný vyšetřovatel a byl odsouzen.
Fakat bu dikkatli bir müfettişin gözünden kaçmadı, ve yakayı ele verdi.Dar a fost reperată de un investigator ager, și a fost condamnat.
Fakat bu dikkatli bir müfettişin gözünden kaçmadı, ve yakayı ele verdi.Dies aber wurde von einem scharfäugigen Ermittler entdeckt und er wurde überführt.
Fakat bu dikkatli bir müfettişin gözünden kaçmadı, ve yakayı ele verdi.Dit werd echter gespot door een onderzoeker en hij werd veroordeeld.