gözün ile cümle

gözün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Asa Tanrısı RABbin gözünde iyi ve doğru olanı yaptı.Och Asa gjorde vad gott och rätt var i HERRENS, sin Guds, ögon.
Asa Tanrısı RABbin gözünde iyi ve doğru olanı yaptı.Und Asa tat, was recht war und dem HERRN, seinem Gott, wohl gefiel,
Asa Tanrısı RABbin gözünde iyi ve doğru olanı yaptı.want Asa was gehoorzaam aan de HERE, zijn God.
Asa Tanrısı RABbin gözünde iyi ve doğru olanı yaptı.Και εκαμεν ο Ασα το καλον και το ευθες ενωπιον Κυριου του Θεου αυτου
Asa Tanrısı RABbin gözünde iyi ve doğru olanı yaptı.И Аса върши това, което бе добро пред Господа своя Бог;
Asa Tanrısı RABbin gözünde iyi ve doğru olanı yaptı.И делал Аса доброе и угодное в очах Господа Бога своего:
Asa Tanrısı RABbin gözünde iyi ve doğru olanı yaptı.ויעש אסא הטוב והישר בעיני יהוה אלהיו׃
Asa Tanrısı RABbin gözünde iyi ve doğru olanı yaptı.وعمل آسا ما هو صالح ومستقيم في عيني الرب الهه.
Asa Tanrısı RABbin gözünde iyi ve doğru olanı yaptı.亞 撒 行 耶 和 華 他 神 眼 中 看 為 善 為 正 的 事
Asa Tanrısı RABbin gözünde iyi ve doğru olanı yaptı.亞撒行 耶和華 他 神 眼中 看 為善為正 的 事
AS: Gözüne geri yansıyan ışık huzmesinin üstüne bir kapı kapanır.문이 닫히기 시작하고, 섬광이 그의 눈으로 다시 비춥니다.
AS: Gözüne geri yansıyan ışık huzmesinin üstüne bir kapı kapanır.א.ס: דלת נסגרת על קרן האור שחוזרת לעין שלו.
AS: Gözüne geri yansıyan ışık huzmesinin üstüne bir kapı kapanır."يغلق باب على شعاع النور المنعكس على عينه"
AS: Gözüne geri yansıyan ışık huzmesinin üstüne bir kapı kapanır.(ローガン)そしてそんな生徒たちの グループに変化が起きます
Aslında, tüm kanıtlar insan gözünün mükemmel olmadığını gösteriyor ve bazı varyasyonlar var.En fait, les preuves démontrent que l"œil human n'est pas du tout parfait, et qu'il y a des variations.
Aslında, tüm kanıtlar insan gözünün mükemmel olmadığını gösteriyor ve bazı varyasyonlar var.Faktanya, sebuah bukti membuktikan bahwa mata manusia tidaklah sempurna, dan bahwa ia bervariasi.
Aslında, tüm kanıtlar insan gözünün mükemmel olmadığını gösteriyor ve bazı varyasyonlar var.In der Tat zeigen alle Beweise, dass das menschliche Auge nicht perfekt ist und es Variationen gibt.
Aslında, tüm kanıtlar insan gözünün mükemmel olmadığını gösteriyor ve bazı varyasyonlar var.Infatti, tutte le prove indicano che l'occhio umano non è perfetto, e che ci sono delle differenziazioni.
Aslında, tüm kanıtlar insan gözünün mükemmel olmadığını gösteriyor ve bazı varyasyonlar var.In feite toont al het bewijs aan dat het menselijk oog niet perfect is, en dat er variatie is.
Aslında, tüm kanıtlar insan gözünün mükemmel olmadığını gösteriyor ve bazı varyasyonlar var.실은, 모든 증거들이 인간의 눈은 완벽하지 않고 여러 변형이 있다는 것을 보여줍니다
Aslında, tüm kanıtlar insan gözünün mükemmel olmadığını gösteriyor ve bazı varyasyonlar var.Na verdade, tudo indica que o olho humano não é perfeito, e que há variações.
Aslında, tüm kanıtlar insan gözünün mükemmel olmadığını gösteriyor ve bazı varyasyonlar var.Všechno také nasvědčuje tomu, že lidské oko není dokonalé, Existují různé odchylky.
Aslında, tüm kanıtlar insan gözünün mükemmel olmadığını gösteriyor ve bazı varyasyonlar var.Właściwie to istnieją dowody na to, że ludzkie oko nie jest idealne i że zdarzają się w nim różne zmiany.
Aslında, tüm kanıtlar insan gözünün mükemmel olmadığını gösteriyor ve bazı varyasyonlar var.Всъщност, всички доказателства сочат, че човешкото око не е перфектно, а дори и това е разновидност.
Aslında, tüm kanıtlar insan gözünün mükemmel olmadığını gösteriyor ve bazı varyasyonlar var.На самом деле, все доказательства говорят о том, что человеческий глаз не совершенен, есть вариации.
Aslında, tüm kanıtlar insan gözünün mükemmel olmadığını gösteriyor ve bazı varyasyonlar var.Фактично, всі докази вказують на те, що людське око неідеальне, що існують мутації.
Aslında, tüm kanıtlar insan gözünün mükemmel olmadığını gösteriyor ve bazı varyasyonlar var.מושלמת, וכי קיים מגוון. (של איכויות של העין ושל בעיות שלה) כלומר, כולנו יודעים שחלקנו קצרי ראיה, וחלקנו
Aslında, tüm kanıtlar insan gözünün mükemmel olmadığını gösteriyor ve bazı varyasyonlar var.في الحقيقة, كل الدلائل تظهر ان عين الانسان ليست كاملة, و ان هنالك اختلافات
Aslında, tüm kanıtlar insan gözünün mükemmel olmadığını gösteriyor ve bazı varyasyonlar var.完璧じゃないってこと、 そして目には差異(違い)があるってことを示している。 どういうことかというと、人間には
Atası Davut gibi, o da RABbin gözünde doğru olanı yaptı.A činil to, což pravého bylo před očima Hospodinovýma, podlé všech věcí, kteréž činil David otec jeho.
Atası Davut gibi, o da RABbin gözünde doğru olanı yaptı.A robil to, čo je spravedlivé v očiach Hospodinových, všetko tak, ako činil Dávid, jeho otec.
Atası Davut gibi, o da RABbin gözünde doğru olanı yaptı.A robil to, čo je spravedlivé v očiach Hospodinových, všetko tak, ako robil Dávid, jeho otec.
Atası Davut gibi, o da RABbin gözünde doğru olanı yaptı.Egli fece ciò che è retto agli occhi del Signore come aveva fatto Davide suo antenato
Atası Davut gibi, o da RABbin gözünde doğru olanı yaptı.El a făcut ce este bine înaintea Domnului, întocmai cum făcuse tatăl său David.
Atası Davut gibi, o da RABbin gözünde doğru olanı yaptı.El a făcut ce este plăcut înaintea Domnului, întocmai cum făcuse tatăl său David.
Atası Davut gibi, o da RABbin gözünde doğru olanı yaptı.Ele fez o que era reto aos olhos do Senhor, conforme tudo o que fizera Davi, seu pai.
Atası Davut gibi, o da RABbin gözünde doğru olanı yaptı.Ele fez o que era reto aos olhos do Senhor, conforme tudo quanto fizera Davi, seu pai.
Atası Davut gibi, o da RABbin gözünde doğru olanı yaptı.Él hizo lo recto ante los ojos de Jehovah, conforme a todas las cosas que había hecho su padre David
Atası Davut gibi, o da RABbin gözünde doğru olanı yaptı.És kedves dolgot cselekedék az Úr elõtt, mind a szerint, a mint Dávid, az õ atyja is cselekedett vala.
Atası Davut gibi, o da RABbin gözünde doğru olanı yaptı.És kedves dolgot cselekedék az Úr szemei elõtt, a mint az õ atyja, Dávid cselekedett volt.
Atası Davut gibi, o da RABbin gözünde doğru olanı yaptı.Fece ciò che è retto agli occhi del Signore, secondo quanto aveva fatto Davide suo antenato
Atası Davut gibi, o da RABbin gözünde doğru olanı yaptı.Han gjorde, hvad der var ret i HERRENs Øjne, ganske som hans Fader David.
Atası Davut gibi, o da RABbin gözünde doğru olanı yaptı.Han gjorde hvad rett var i Herrens øine, aldeles som hans far David hadde gjort.
Atası Davut gibi, o da RABbin gözünde doğru olanı yaptı.Han gjorde vad rätt var i HERRENS ögon, alldeles såsom hans fader David hade gjort.
Atası Davut gibi, o da RABbin gözünde doğru olanı yaptı.Hän teki sitä, mikä on oikein Herran silmissä, aivan niinkuin hänen isänsä Daavid oli tehnyt.
Atası Davut gibi, o da RABbin gözünde doğru olanı yaptı.Hij was een goede en rechtvaardige koning, net als zijn voorvader David.
Atası Davut gibi, o da RABbin gözünde doğru olanı yaptı.Hij was een goede koning in de ogen van de HERE en volgde in alles het voorbeeld van zijn voorvader David.
Atası Davut gibi, o da RABbin gözünde doğru olanı yaptı.Hizkia melakukan yang menyenangkan hati TUHAN seperti Raja Daud leluhurnya
Atası Davut gibi, o da RABbin gözünde doğru olanı yaptı.Il fit ce qui est droit aux yeux de l`Éternel, entièrement comme avait fait David, son père.
Atası Davut gibi, o da RABbin gözünde doğru olanı yaptı.In delal je, kar je bilo prav v očeh GOSPODOVIH, po vsem, kar je bil delal David, oče njegov.
Atası Davut gibi, o da RABbin gözünde doğru olanı yaptı.히스기야가 그 조상 다윗의 모든 행위와 같이 여호와 보시기에 정직히 행하여
Atası Davut gibi, o da RABbin gözünde doğru olanı yaptı.Người làm điều thiện trước mặt Ðức Giê-hô-va y như Ða-vít, tổ phụ người, đã làm.
Atası Davut gibi, o da RABbin gözünde doğru olanı yaptı.Người_làm điều thiện trước mặt Ðức_Giê - hô-va y_như Ða - vít , tổ_phụ người , đã làm .
Atası Davut gibi, o da RABbin gözünde doğru olanı yaptı.Người làm điều thiện trước mặt Ðức Giê-hô-va, y theo mọi điều Ða-vít, tổ phụ người, đã làm.
Atası Davut gibi, o da RABbin gözünde doğru olanı yaptı.Người_làm điều thiện trước mặt Ðức_Giê - hô-va , y theo mọi điều Ða - vít , tổ_phụ người , đã làm .
Atası Davut gibi, o da RABbin gözünde doğru olanı yaptı.On je delal, kar je bilo prav v očeh GOSPODOVIH, po vsem, kakor je delal David, oče njegov.
Atası Davut gibi, o da RABbin gözünde doğru olanı yaptı.Ten činil, což jest dobrého před očima Hospodinovýma, všecko tak, jakž činil David otec jeho.
Atası Davut gibi, o da RABbin gözünde doğru olanı yaptı.Und er tat, was dem HERRN wohl gefiel, wie sein Vater David.
Atası Davut gibi, o da RABbin gözünde doğru olanı yaptı.Και εκαμε το ευθες ενωπιον του Κυριου, κατα παντα οσα εκαμε Δαβιδ ο πατηρ αυτου.
Atası Davut gibi, o da RABbin gözünde doğru olanı yaptı.Και επραξε το ευθες ενωπιον Κυριου, κατα παντα οσα επραξε Δαβιδ ο πατηρ αυτου.

İlgili Sayfalar