Ana içeriğe geç
Sözlük

gözünüzü ile cümle

gözünüzü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Gözlükler gözünüzü tozdan korurlar.The goggles protect your eyes from dust.
Kızlardan gözünüzü ayırmayın.Keep an eye on the girls.
Gözünüzün yağını yiyeyim, bana biraz su verin.I beg you to give me a little water.
Hemşire, bu hastayı gözünüzün önünden ayırmayın.Sister, don't let this patient out of your sight.
Araba kullanırken gözünüzü asla yoldan ayırmamalısınız.You should never take your eyes off the road while you're driving.
Gözünüzü bu şekilde kapatın lütfen.Cover your eye like this please.
Gözünüzü kırpmayın.Don't blink.
Şimdi bildiriyoruz ki gözünüzü açıp mukayyet olun!We say to you: stand and deliver!".
Duyun artık, gözünüzü açın." ifadeleri yer alıyordu.Yes, rest assured: your voices have been heard.
Gözünüzü açarak başlayın ve hayret edin açabilecek gözleriniz olduğu için.Begin by opening your eyes and be surprised that you have eyes you can open.
"O zaman gözünüzü dört açın!"It's time to open your eyes!
Çok teknolojik, çok karmaşık ve gözünüzü korkutacak bir yöntem.It's very technological, it's very complex, a little daunting.
Farzedinki bu gözünüzün arka kısmı.Imagine that this is the back of your eye, okay?
Anne babanızın gözünüzün önünde aşağılanmasından daha kötü bir şey olamaz hayatta, inanın.And there's nothing worse than seeing your parent being humiliated in front of you, you know?
Bluetooth ya da WiFi olarak, gözünüzün arkasına bir görüntü yansıtıyorlar.BlueTooth, WiFi available -- beams back images to your eye.
Gözünüzü tuvalde gezdirdiğinizde, mücevherlerin ışıldamasını görüyorsunuz.You can catch the glistening jewelery if your eye just wanders cross the canvas.
Kolajenin yapısının değiştiği tek yer ise gözünüzün korneası.And the only place that collagen changes its structure is in the cornea of your eye.
Sırtüstü yatıp gözünüzü gökyüzüne dikerek dünyayı değiştirecek değilsiniz heralde, değil mi?You're not going to change the world by lying on your back and gazing up at the sky, are you?
Gözünüzün iç köşelerini parlaklaştırın ve kaybolması için etrafına yayın.Gözünüzün iç köşelerini parlaklaştırın ve kaybolması için etrafına yayın.
Gözünüzün uç kenarlarını bu şekilde çizin.Gözünüzün uç kenarlarını bu şekilde çizin.
Bunu yapmak gözünüzün şeklini bulmanıza yardımcı olur... ...ve fotoğraflarda çok güzel gözükür.Bunu yapmak gözünüzün şeklini bulmanıza yardımcı olur... ...ve fotoğraflarda çok güzel gözükür.
Ürün pazar uyumunu duyduğunuz zaman gözünüzün önüne kanvası getirin ve...And when you hear the phrase product market fit, just simply visualize the canvass and go,
Dolayısıyla, eğer korkmanız gereken bir şey varsa, o da gözünüzü topta tutmadığınızdır.So, if there is something you should fear, it's that you're not keeping your eye on the ball.
Genelde iyi fikirler gözünüzün önünde başlar ama onları bir şekilde görmezden gelirsiniz.Often, the good ideas are so staring-at-you-right-in-the-face that you kind of miss them.
Bilirsiniz, size çok uzak atalara gözünüzü dikip bakmak.You know, you're gazing upon your very distant ancestors.
Bu ifade gözünüzü korkutmuş olabilir.So you might already be intimidated by what I wrote down.
Bugün gözünüzü benden alamýyorsunuz.What is going on Mr. Ali?
Bu yüzden iki levhayı fırlatıp attım, gözünüzün önünde parçaladım.I took hold of the two tables, and cast them out of my two hands, and broke them before your eyes.
Hayır; gözünüzü açın; yakında bileceksiniz.Indeed you will come to know soon.
Nihayet onlar gerçek Mevlâ'ları olan Allah'a götürülürler. Gözünüzü açın!Then they are taken to God, their real lord and master.
Gözünüzü açın; yaratış da O'nundur, emir veriş de/yaratış da O'nun içindir, emir veriş de.It is His to create and enjoin.
Gözünüzü açın! Onların uğursuzluk kuşu, Allah katındadır, fakat çokları bilmiyorlar.But surely the omen was with God, yet most of them did not understand.
Gözünüzü açın, göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır!For all that is in the heavens and the earth belongs to God.
Gözünüzü açın, Allah'ın vaadi haktır!Remember, the promise of God is true.
Gözünüzü açın! Göklerde kim var yerde kim varsa Allah'ındır!Remember, whosoever is in the heavens and the earth belongs to God.
Gözünüzü açın! Göklerde ne var, yerde ne varsa yalnız Allah'ındır.Does not everything in the heavens and the earth belong to God?
Gözünüzü açıp kendinize gelin! Arı-duru din yalnız ve yalnız Allah'ındır!Remember that devotion is exclusively for God.
Gözünüzü açın; Azîz'dir O, Gaffâr'dır.Is He not all-mighty and forgiving?
Dikkat edin, onlar Rablerine kavuşma konusunda bir şüphe içindedirler. Gözünüzü açın!In truth they are in doubt that they will ever face their Lord.
Gözünüzü açıp kendinize gelin! Allah'tır ancak hep affeden, hep merhamet eden.Is it not that God is forgiving and merciful?
Gözünüzü açın, bütün iş ve oluşlar Allah'a varır!And will not all things go back to God?
Artık gözünüzü açın! Ne zaman ki can köprücük kemiğine dayanır,Never so, for when life withdraws into the clavicula,
Açın gözünüzü, Allah'ın vaadi muhakkak ki, haktır, gerçektir.Remember, the promise of God is true.
Açın gözünüzü! Allah'ın dostları üzerine ne korku vardır, ne de onlar mahzun olurlar.Remember, there is neither fear nor regret for the friends of God.
Açın gözünüzü! Göklerde kim var, yerde kim varsa hep Allah'ındır.Remember, whosoever is in the heavens and the earth belongs to God.
Gözünüzü açın, bunlar bozguncuların ta kendileridir, lâkin şuurları yok, farkında değiller.Yet they are surely mischief-mongers, even though they do not know.
Gözünüzü açın, göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır! Gözünüzü açın, Allah'ın vaadi haktır!Pay heed! Indeed everything that is in the heavens and the earth belongs only to Allah; pay heed!
Gözünüzü açın!Pay heed!
Böyleleri, inanan ve gönülleri Allah'ın zikriyle/Kur'an'ıyla tatmin bulan kişilerdir. Gözünüzü açın!“Those who accepted faith and whose hearts gain solace from the remembrance of Allah; pay heed!
Gözünüzü açıp kendinize gelin!Pay heed!
Hepsi, belirlenmiş bir süreye kadar akar gider. Gözünüzü açın; Azîz'dir O, Gaffâr'dır.He only is the Most Honourable, the Oft Forgiving.
Açın gözünüzü!Pay heed!
Gözünüzü açın, Allah'ın vaadi haktır! Ama onların çokları bilmiyorlar.Why, surely God's promise is true; but the most of them have no knowledge
Açın gözünüzü, Allah'ın vaadi muhakkak ki, haktır, gerçektir. Lâkin onların çoğu bunu bilmezler.Why, surely God's promise is true; but the most of them have no knowledge
Artık gözünüzü açın!By no means!
Gözünüzü açın! Gönüller yalnız Allah'ın zikriyle/Kur'an'la tatmin bulur.Surely, it is in the remembrance of God that hearts find comfort.”
Gözünüzü açın! Hüküm yalnız O'nundur.Behold, His is the judgement.
Gözünüzü açın! Allah Muhît'tir, her şeyi çepeçevre kuşatmıştır.Unquestionably He is, of all things, encompassing.
Gözünüzün önünde değilken onları düşünmüyorsunuz.When they are not in front of your eyes you don't think about them.
İnsanlar gözünüzün içine baktıklarında iyi olup olmadığınızı görebilir.People can see in your eyes whether you are OK or not.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod