gözüme ile cümle
gözüme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.Ударих главата си на бюрото ми, счупих си скулата, получих пет шева на дясното ми око.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.Я ударилась головой об стол, сломала скулу, мне наложили 5 швов на правый глаз.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.פגעתי עם ראשי בשולחן, ושברתי את עצם הלחי, יש לי חמישה תפרים על העין הימנית שלי.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.فصدمت رأسي بالمكتب .. وكسرت عظام وجهي " الخد " واضر الاطباء لوضع 5 قطب على عيني اليمنى
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.右目の上を5針縫いました こうして私は睡眠の大切さを
"Lütfen bu işi yüzüme gözüme bulaştırmama izin verme."Mohon jangan biarkan saya mengacau.
"Lütfen bu işi yüzüme gözüme bulaştırmama izin verme.'Per favore , non mi fate incasinare.
"Lütfen bu işi yüzüme gözüme bulaştırmama izin verme."Por favor, no me dejes meter la pata.
"Lütfen bu işi yüzüme gözüme bulaştırmama izin verme.״אנא, אל תתן לי לפשל,
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Assim andava eu; de dia me consumia o calor, e de noite a geada; e o sono me fugia dos olhos.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Ban ngày tôi chịu nắng nồng, ban đêm chịu lạnh lùng, ngủ nào có an giấc được đâu.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Ban_ngày tôi chịu nắng nồng , ban_đêm chịu lạnh_lùng , ngủ nào có an_giấc được đâu .
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Bývalo tak, že ve dne trápilo mne horko, a v noci mráz, tak že odcházel i sen můj od očí mých.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Bývalo tak, že vodne ma stravovala horúčava a mráz vnoci, a môj spánok uchádzal s mojich očí.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Bywało to, że we dnie trapiło mię gorąco, a mróz w nocy, tak, że odchadzał sen mój od oczu moich.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.De día me consumía el calor, y de noche la helada; hasta el sueño huía de mis ojos
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Des Tages verschmachtete ich vor Hitze und des Nachts vor Frost, und kam kein Schlaf in meine Augen.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Di giorno mi divorava il caldo e di notte il gelo e il sonno fuggiva dai miei occhi
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Ik werkte voor u in de hitte van de dag en in koude en slapeloze nachten.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.내가 이와 같이 낮에는 더위를 무릅쓰고 밤에는 추위를 당하며 눈붙일 겨를도 없이 지내었나이다
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.La chaleur me dévorait pendant le jour, et le froid pendant la nuit, et le sommeil fuyait de mes yeux.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.om Dagen fortærede Heden mig, om Natten Kulden, og mine Øjne kendte ikke til Søvn.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Päivällä vaivasi minua helle, yöllä vilu, ja uni pakeni silmistäni.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Sådan var min lott: om dagen förtärdes jag av hetta och om natten av köld, och sömnen flydde mina ögon.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Slik hadde jeg det: Om dagen fortærtes jeg av hete og av kulde om natten, og søvnen flydde fra mine øine.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Tako je bilo: po dnevi me je morila vročina in mraz po noči, in spanje se je umikalo mojim očem.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Úgy voltam hogy nappal a hõség emésztett, éjjel pedig a hideg; és az álom távol maradt szemeimtõl.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Ziua mă topeam de căldură, iar noaptea mă prăpădeam de frig, şi-mi fugea somnul de pe ochi.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Ето как беше с мене: деня пекът ме изнуряваше, а нощя - мразът, и сънят бягаше от очите ми.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.я томился днем от жара, а ночью от стужи, и сон мой убегал от глаз моих.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.הייתי ביום אכלני חרב וקרח בלילה ותדד שנתי מעיני׃
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.كنت في النهار يأكلني الحرّ وفي الليل الجليد. وطار نومي من عينيّ.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.我 白 日 受 盡 乾 熱 、 黑 夜 受 盡 寒 霜 、 不 得 合 眼 睡 著 、 我 常 是 這 樣
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.我 白日 受 盡乾熱 、 黑夜 受 盡 寒霜 、 不 得 合眼 睡著 、 我 常 是 這樣
O zaman başlayalım. Burda gözüme çarpan bir logaritmik özellik var.Z miejsca rzuca się w oczy pierwsza własność logarytmów.
Resimde gözüme çarpan ilk şey, resmin tam ortasında adeta patlayan pembe alan.Prvá vec, ktorú som si všimla je ružová a biela krajka- čipka v centre obrazu.
Ve ben onun üzerinde yürürken baktım ki barı tutan ellerim gözüme ilkel pençeler gibi görünüyorlar.A jak se tak na něm pohupuji, uvědomuji si, že mé ruce vypadají jako primitivní háky svírající tyč.
Ve ben onun üzerinde yürürken baktım ki barı tutan ellerim gözüme ilkel pençeler gibi görünüyorlar.A pretláčam o dušu na prístroji a zisťujem, že moje ruky vyzerajú ako primitívne drápy zvierajúce tyč.
Ve ben onun üzerinde yürürken baktım ki barı tutan ellerim gözüme ilkel pençeler gibi görünüyorlar.내 손이 바를 움켜쥐고 있는 원시인의 발톱처럼 보인다는 것을 깨달았습니다. "아주 별난 걸."
Ve ben onun üzerinde yürürken baktım ki barı tutan ellerim gözüme ilkel pençeler gibi görünüyorlar.Я починаю робити вправи і раптом усвідомлюю, що мої руки схожі на примітивні кігті, які вчепилися за поручні.
Ve ben onun üzerinde yürürken baktım ki barı tutan ellerim gözüme ilkel pençeler gibi görünüyorlar.ותוך כדי שאני עובדת על הדבר הזה, אני קולטת שכפות ידי נראות כמו טלפיים פרימיטיביות
Ve ben onun üzerinde yürürken baktım ki barı tutan ellerim gözüme ilkel pençeler gibi görünüyorlar.شعرت بثقلي على الجهاز، وشعرت أن يداي يشبهان المخالب البدائية التي تقبض
Ve ben onun üzerinde yürürken baktım ki barı tutan ellerim gözüme ilkel pençeler gibi görünüyorlar.まるで怪獣の鉤爪のように見えるのです "すごく変だわ"と思いました
Verdiğin söz üzerinde düşüneyim diye, Gece boyunca uyku girmiyor gözüme.(118:148) Очи мои предваряют утреннюю стражу, чтобы мне углубляться в слово Твое.
Verdiğin söz üzerinde düşüneyim diye, Gece boyunca uyku girmiyor gözüme.Canh đêm chưa khuya , mắt tôi mở tỉnh ra , Ðặng suy_gẫm lời Chúa .
Verdiğin söz üzerinde düşüneyim diye, Gece boyunca uyku girmiyor gözüme.Canh đêm chưa khuya, mắt tôi mở tỉnh ra, Ðặng suy gẫm lời Chúa.
Verdiğin söz üzerinde düşüneyim diye, Gece boyunca uyku girmiyor gözüme.Før Nattevagtstimerne våger mine Øjne for at grunde på dit Ord.
Verdiğin söz üzerinde düşüneyim diye, Gece boyunca uyku girmiyor gözüme.Ich wache auf, wenn's noch Nacht ist, zu sinnen über dein Wort.
Verdiğin söz üzerinde düşüneyim diye, Gece boyunca uyku girmiyor gözüme.I miei occhi prevengono le veglie per meditare sulle tue promesse
Verdiğin söz üzerinde düşüneyim diye, Gece boyunca uyku girmiyor gözüme.Je devance les veilles et j`ouvre les yeux, Pour méditer ta parole.
Verdiğin söz üzerinde düşüneyim diye, Gece boyunca uyku girmiyor gözüme.Jo ennen yön vartiohetkiä minun silmäni tutkistelevat sinun puhettasi.
Verdiğin söz üzerinde düşüneyim diye, Gece boyunca uyku girmiyor gözüme.주의 말씀을 묵상하려고 내 눈이 야경이 깊기 전에 깨었나이다
Verdiğin söz üzerinde düşüneyim diye, Gece boyunca uyku girmiyor gözüme.Mina ögon hasta före nattens väkter till att begrunda ditt tal.
Verdiğin söz üzerinde düşüneyim diye, Gece boyunca uyku girmiyor gözüme.Mine øine var oppe før nattevaktene, forat jeg kunde grunde på ditt ord.
Verdiğin söz üzerinde düşüneyim diye, Gece boyunca uyku girmiyor gözüme.Mis ojos se adelantaron a las vigilias de la noche, para meditar en tus palabras
Verdiğin söz üzerinde düşüneyim diye, Gece boyunca uyku girmiyor gözüme.Moje oči predstihujú nočné stráže, aby som rozmýšľal o tvojej reči.
Verdiğin söz üzerinde düşüneyim diye, Gece boyunca uyku girmiyor gözüme.Nog voor de nachtwakers aan het werk gaan, zie ik al weer uit naar Uw belofte.
Verdiğin söz üzerinde düşüneyim diye, Gece boyunca uyku girmiyor gözüme.Oči moje so prehitevale nočne straže, da bi premišljal govor tvoj.
Verdiğin söz üzerinde düşüneyim diye, Gece boyunca uyku girmiyor gözüme.O iau înaintea străjilor de noapte, şi deschid ochii, ca să mă gîndesc adînc la Cuvîntul Tău.
Verdiğin söz üzerinde düşüneyim diye, Gece boyunca uyku girmiyor gözüme.Os meus olhos se antecipam �s vigílias da noite, para que eu medite na tua palavra.