gözükme ile cümle

gözükme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Küçük dönerkavşaklar gözükmeye başladı.Sensuri giratorii mici incep sa apara.
Küçük dönerkavşaklar gözükmeye başladı.Stanno iniziando ad apparire delle piccole rotonde.
Küçük dönerkavşaklar gözükmeye başladı.Zaczynają się pojawiać małe ronda.
Küçük dönerkavşaklar gözükmeye başladı.Μικροί κυκλικοί κόμβοι ξεκινούν να εμφανίζονται.
Küçük dönerkavşaklar gözükmeye başladı.Започват да се появяват малки пътни възли.
Küçük dönerkavşaklar gözükmeye başladı.Маленькие кольца начинают появляться.
Küçük dönerkavşaklar gözükmeye başladı.Маленькі кільця починають з'являтись.
Küçük dönerkavşaklar gözükmeye başladı.כיכרות קטנות מתחילות להופיע.
Küçük dönerkavşaklar gözükmeye başladı.دوّار صغير بدأ يظهر.
Küçük dönerkavşaklar gözükmeye başladı.自宅近くのものです 信号機や
Orada, programda ismi gözükmeyen beklenmedik bir konuşmacı vardı ve DNA hakkında bir konuşma yaptı.A byl tam jeden neočekávaný řečník, který nebyl na programu, a mluvil o DNA.
Orada, programda ismi gözükmeyen beklenmedik bir konuşmacı vardı ve DNA hakkında bir konuşma yaptı.Acolo am dat peste o persoană, care nici măcar nu trebuia să fie în program, vorbind despre ADN.
Orada, programda ismi gözükmeyen beklenmedik bir konuşmacı vardı ve DNA hakkında bir konuşma yaptı.C'era un relatore che non era previsto nel programma e che parlava di DNA.
Orada, programda ismi gözükmeyen beklenmedik bir konuşmacı vardı ve DNA hakkında bir konuşma yaptı.Có một diễn giả không có trong chương trình, ông ấy nói về ADN.
Orada, programda ismi gözükmeyen beklenmedik bir konuşmacı vardı ve DNA hakkında bir konuşma yaptı.그리고 계획표에 예정되어 있지 않았던 연설자가 DNA에 대한 강연을 했습니다.
Orada, programda ismi gözükmeyen beklenmedik bir konuşmacı vardı ve DNA hakkında bir konuşma yaptı.Er was een onverwachte spreker die niet op het programma stond, en hij had het over DNA.
Orada, programda ismi gözükmeyen beklenmedik bir konuşmacı vardı ve DNA hakkında bir konuşma yaptı.És ott egy, a programban nem is szereplő előadó a DNS-ről beszélt.
Orada, programda ismi gözükmeyen beklenmedik bir konuşmacı vardı ve DNA hakkında bir konuşma yaptı.Houve um orador inesperado que não estava no programa, que falou sobre o ADN.
Orada, programda ismi gözükmeyen beklenmedik bir konuşmacı vardı ve DNA hakkında bir konuşma yaptı.I usłyszałem tam mówcę który nie był nawet na liście wykładowców i który mówił o DNA.
Orada, programda ismi gözükmeyen beklenmedik bir konuşmacı vardı ve DNA hakkında bir konuşma yaptı.Og der var en uventet foredragsholder der ikke var på programmet, og han talte om DNA.
Orada, programda ismi gözükmeyen beklenmedik bir konuşmacı vardı ve DNA hakkında bir konuşma yaptı.Und da gab es einen unerwarteten Referenten, der nicht auf dem Programm stand, und er sprach über DNA.
Orada, programda ismi gözükmeyen beklenmedik bir konuşmacı vardı ve DNA hakkında bir konuşma yaptı.Y había un orador inesperado que no estaba en el programa, y él habló sobre ADN.
Orada, programda ismi gözükmeyen beklenmedik bir konuşmacı vardı ve DNA hakkında bir konuşma yaptı.Εκεί ήταν ένας ομιλητής που κανείς δεν περίμενε, δεν ήταν στο πρόγραμμα, και μίλησε για το DNA.
Orada, programda ismi gözükmeyen beklenmedik bir konuşmacı vardı ve DNA hakkında bir konuşma yaptı.И там имаше един неочакван лектор, който не беше включен в програмата, и той говореше за ДНК.
Orada, programda ismi gözükmeyen beklenmedik bir konuşmacı vardı ve DNA hakkında bir konuşma yaptı.И там неожиданно оказался лектор - вне программы - который говорил про ДНК.
Orada, programda ismi gözükmeyen beklenmedik bir konuşmacı vardı ve DNA hakkında bir konuşma yaptı.נאם מישהו שלא היה בתוכנית, והוא דיבר על הדנ"א.
Orada, programda ismi gözükmeyen beklenmedik bir konuşmacı vardı ve DNA hakkında bir konuşma yaptı.وكان هناك متحدثاً غير متوقع ولم يكن ببرنامج المتحدثين، وتحدث عن ال DNA.
Orada, programda ismi gözükmeyen beklenmedik bir konuşmacı vardı ve DNA hakkında bir konuşma yaptı.そして彼はDNAについて話したのです モーリス ウィルキンスです。彼は元々物理学者でした
O veya bu. Para işlemlerinin bazen karışık gözükmesinin sebebi de bu.في كلا الحالتين. لهذا تعتبر العملات مربكة أحيانا
O zaman bu denklem bu şekilde gözükmelidir.2 点で交差するように見えます
O zaman bu denklem bu şekilde gözükmelidir.그러니까 방정식은, 직선은 이렇게 생겼을 거에요
O zaman bu denklem bu şekilde gözükmelidir.Linjen, som beskriver ligningen, ser sådan ud.
O zaman bu denklem bu şekilde gözükmelidir.Por lo tanto la ecuación de la línea se verá así.
O zaman bu denklem bu şekilde gözükmelidir.Tato rovnice, ta přímka bude vypadat takto.
O zaman bu denklem bu şekilde gözükmelidir.Така че уравнението, правата ще изглежда така.
Para işlemlerinin bazen karışık gözükmesinin sebebi de bu.En dàt is nou waarom valuta soms zo verwarrend zijn.
Para işlemlerinin bazen karışık gözükmesinin sebebi de bu.Siksi valuuttojen kanssa on joskus hämmentävä valuutalla.
Para işlemlerinin bazen karışık gözükmesinin sebebi de bu.Tohle je právě to matoucí.
Para işlemlerinin bazen karışık gözükmesinin sebebi de bu.Y por eso es a veces confuso con divisas.
Para işlemlerinin bazen karışık gözükmesinin sebebi de bu.И поэтому это вводит в путаницу с валютой.
Peki rakkamların gözükme sıklığını nasıl buluruz? -Alors, comment calculez-vous les fréquences de chacun des chiffres?
Peki rakkamların gözükme sıklığını nasıl buluruz? -Então como você poderia descobrir as frequências com que estes números aparecem?
Peki rakkamların gözükme sıklığını nasıl buluruz? -Jak zjistíme četnost jednotlivých čísel?
Peki rakkamların gözükme sıklığını nasıl buluruz? -Та как намираме честотите, които числата показват?
Pek mümkün gözükmeyen şeylerin gerçekte var olduğu kayıtlarla doludur astronomi tarihi.Astronómia má dlhú históriu nepravdepodobných vecí, ktoré sa objavili.
Pek mümkün gözükmeyen şeylerin gerçekte var olduğu kayıtlarla doludur astronomi tarihi.Bij de astronomie zijn er veel onwaarschijnlijkheden die uiteindelijk toch blijken te bestaan.
Pek mümkün gözükmeyen şeylerin gerçekte var olduğu kayıtlarla doludur astronomi tarihi.C'é una lunga tradizione in astronomia di cose improbabili che risultano esistere lassù.
Pek mümkün gözükmeyen şeylerin gerçekte var olduğu kayıtlarla doludur astronomi tarihi.Có một lịch sử dài trong ngành thiên văn về những thứ khó có thể xảy ra rốt cục lại xảy ra.
Pek mümkün gözükmeyen şeylerin gerçekte var olduğu kayıtlarla doludur astronomi tarihi.Hay una larga historia en la astronomía de cosas poco probables que se vuelven reales.
Pek mümkün gözükmeyen şeylerin gerçekte var olduğu kayıtlarla doludur astronomi tarihi.Hosszú történelme van a csillagászatban a valószínűtlen dolgoknak, amiket felfedeztünk.
Pek mümkün gözükmeyen şeylerin gerçekte var olduğu kayıtlarla doludur astronomi tarihi.Il y a une longue histoire dans l'astronomie de choses improbables qui se sont finalement avérées.
Pek mümkün gözükmeyen şeylerin gerçekte var olduğu kayıtlarla doludur astronomi tarihi.Istoria astronomiei e plină de lucruri improbabile găsite până la urmă.
Pek mümkün gözükmeyen şeylerin gerçekte var olduğu kayıtlarla doludur astronomi tarihi.오래전부터 천문학에서는 그럴듯해 보이지 않는 것들이 그럴듯한 것이 된 적이 있습니다.
Pek mümkün gözükmeyen şeylerin gerçekte var olduğu kayıtlarla doludur astronomi tarihi.V astronomii je dlouhá historie nepravděpodobných věcí, které se pak objeví.
Pek mümkün gözükmeyen şeylerin gerçekte var olduğu kayıtlarla doludur astronomi tarihi.W astronomii było wiele rzeczy nieprawdopodobnych, których istnienie odkryliśmy.
Pek mümkün gözükmeyen şeylerin gerçekte var olduğu kayıtlarla doludur astronomi tarihi.Астрономията е пълна със случаи на невероятни неща оказали се съществуващи. Имам предвид следното.
Pek mümkün gözükmeyen şeylerin gerçekte var olduğu kayıtlarla doludur astronomi tarihi.В астрономии есть большое количество невероятных на первый взгляд вещей, которые, оказывается, существуют.
Pek mümkün gözükmeyen şeylerin gerçekte var olduğu kayıtlarla doludur astronomi tarihi.יש היסטוריה ארוכה באסטרונומיה של דברים לא סבירים שהתבררו כקיימים. ואני מתכוון,
Pek mümkün gözükmeyen şeylerin gerçekte var olduğu kayıtlarla doludur astronomi tarihi.في الفلك تاريخ حافل بأشياء غير اعتيادية تم اكتشافها في الكون. ماأعنيه هو,
Pek mümkün gözükmeyen şeylerin gerçekte var olduğu kayıtlarla doludur astronomi tarihi.天文学の長い歴史ではよくありました 電波天文学が 一番いい例です

İlgili Sayfalar