Ana içeriğe geç
Sözlük

gözükmüyor ile cümle

gözükmüyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Yer tam eskisi kadar iyi gözükmüyor.The place just doesn't look as good as it used to.
Tom Fransızca öğrenmekle çok fazla ilgileniyor gibi gözükmüyor.Tom didn't seem terribly interested in learning French.
Tom çok dindar gibi gözükmüyor.Tom doesn't appear to be very religious.
Hiçbir şey sıra dışı gözükmüyordu.Nothing seemed out of the ordinary.
Çok eminmiş gibi gözükmüyorsun.You don't seem very sure.
Tom Fransızca anlıyor gibi gözükmüyor.Tom doesn't seem to understand French.
Bu Tom'un yapacağı şey türü gibi gözükmüyor.That doesn't seem like the kind of thing Tom would do.
Çok mutlu gözükmüyorsun.You don't seem too happy.
Çok mutlu gözükmüyorsunuz.You don't seem too happy.
Her nasılsa Tom, Mary'nin tipi gibi gözükmüyor.Somehow Tom doesn't seem to be Mary's type.
Saat zaten dört. O gelebilecek gibi gözükmüyor.It's already 4 o'clock. It doesn't look like he will be able to come.
Eğlenceli gözükmüyor mu?Doesn't that look fun?
Yaşlı gibi gözükmüyorum.I don't look like I'm elderly.
Yaşlı gözükmüyorum.I don't look like I'm elderly.
O yöntem çok etkili gözükmüyordu.That method didn't seem very effective.
Sami bugün çok meşgul gözükmüyordu.Sami didn't seem very busy today.
Tom asla meşgul gibi gözükmüyor.Tom never seems to be busy.
Tom mutsuz gözükmüyordu.Tom didn't seem to be unhappy.
Tom sarhoş gibi gözükmüyor.Tom doesn't seem to be drunk.
Tom yorgun gözükmüyordu.Tom didn't seem to be tired.
Tom çok meşgul gözükmüyordu.Tom didn't seem too busy.
Tom çok gergin gözükmüyordu.Tom didn't seem to be very nervous.
Tom bu akşam yorgun gözükmüyordu.Tom didn't seem tired this evening.
Tom kıskanç gözükmüyordu.Tom didn't seem to be jealous.
Tom uyanık gözükmüyordu.Tom didn't seem to be awake.
Tom iyi gözükmüyordu.Tom didn't seem to be well.
Tom iyimser gözükmüyordu.Tom didn't seem optimistic.
Tom umutsuz gözükmüyordu.Tom didn't seem desperate.
Tom ciddi gözükmüyordu.Tom didn't seem serious.
Tom gergin gözükmüyordu.Tom didn't seem tense.
Tom hoş bir adam gibi gözükmüyordu.Tom didn't seem to be a nice guy.
Bir şeyden hoşlanıyor gibi gözükmüyorsun.You don't seem to like anything.
Acelen var gibi gözükmüyorsun.You don't seem to be in a hurry.
Bugün meşgul gözükmüyorsun.You don't seem to be busy today.
Tom, Mary'nin göründüğü kadar sakin gözükmüyordu.Tom didn't seem to be as calm as Mary seemed to be.
Tom, Mary'nin göründüğü kadar tembel gözükmüyordu.Tom didn't seem to be as lazy as Mary seemed to be.
Tom, Mary'nin göründüğü kadar yavaş gözükmüyordu.Tom didn't seem to be as slow as Mary seemed to be.
Tom, Mary'nin göründüğü kadar akıllı gözükmüyordu.Tom didn't seem to be as wise as Mary seemed to be.
Tom, Mary kadar popüler olmuş gözükmüyor.Tom doesn't seem to be as popular as Mary.
Tom, Mary'nin göründüğü kadar yoğun gözükmüyor.Tom doesn't seem to be as busy as Mary seems to be.
Tom, Mary'nin göründüğü kadar tembel gözükmüyor.Tom doesn't seem to be as lazy as Mary seems to be.
Tom, Mary'nin göründüğü kadar meraklı gözükmüyor.Tom doesn't seem to be as nosy as Mary seems to be.
Tom, Mary kadar yorgun gözükmüyordu.Tom didn't seem as tired as Mary.
Anlıyor gibi gözükmüyorsun.You don't seem to get it.
Yüzün iyi gözükmüyor.Your face doesn't look good.
Cidden iyi gözükmüyor mu?Isn't he really good looking?
Tabi ki ben seung jo gibi herşeyde talep gören biri gibi gözükmüyordum.Of course I wasn't as visible due to the all around perfect Baek Seung Jo.
Bu da çok adil gibi gözükmüyor.And that doesn't seem entirely fair.
Biz gözükmüyorduk.We were nowhere to be seen.
Sadece bu çok adil gözükmüyor.It just didn't seem... very fair.
Evet bu 20 doları hiç gitmemiş olsam da ödeyeceğim. Bu senaryo pek güzel gözükmüyorSo I will have to pay $20 even though I didn't even attend
Benzerlikleri düşününce farklılıklar o kadar önemli gözükmüyor.The differences are, almost, less important, considering the similarities.
Şişirildiğinde de çok farklı gözükmüyor. Şu resimden görebilirsiniz.And it doesn't look far different when it's inflated, as you can see from the picture down there.
Ve biliyorum, aslında özgün halinden çok da farklı gözükmüyor.And I know, it doesn't really look much different from the original.
O planlarda bizim evler gözükmüyor!Our homes do not exist in their plans.
Ben motorlu bir taşıtım ama öyle gözükmüyorum.I don't look like a motor vehicle.
Ama tüm nokta şu ki mutasyonlar tatmin edici birey çeşitliliği kaynakları olarak gözükmüyorlar.But the whole point is that mutations don't seem to be a satisfying source of variation.
Seçtikleri arabalar içi boşaltılmış polis arabaları gibi gözükmüyordu.The cars they picked didn't look like ex-cop cars that were hollowed out or something.
Günümüzde bize hiç de tuhaf gibi gözükmüyor, değil mi?It doesn't look so outrageous to us now, does it?
Aslında o da pek narin gözükmüyor.Actually she looks pretty ungainly herself.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod