Çok yorgun gözüküyorsun.You look very tired.
Yağmur yağacak gibi gözüküyor.It looks like rain.
Kadın oyuncu, olduğundan daha genç gözüküyor.The actress looks younger than she really is.
Jacob sevimli afacan tarafından ısırılmış gibi gözüküyor.It looks like Jacob has been bitten by the love bug.
Bu kaçınılmaz gibi gözüküyor.This appears to have been inevitable.
Bu yatak sağlam gözüküyor.This bed looks solid.
Çocuk bu yöne geliyor gibi gözüküyor.The boy seems to be coming in this direction.
Şu kız çok güzel gözüküyor.That girl looks very pretty.
Hayalet görmüş gibi gözüküyorsun.You look as if you had seen a ghost.
Sana yardım edeyim. Çantan ağır gözüküyor.Let me help you. Your bag looks very heavy.
Yaşı düşünülünce genç gözüküyor.He looks young considering his age.
Onun fikirleri çılgınca gözüküyor.His ideas sound crazy.
Yenisiyle karşılaştırıldığında benim arabam külüstür gözüküyor.My car looks shabby in comparison with his new one.
O, güçlü ve sağlıklı gözüküyor.He appears to be strong and healthy.
O güçlü gözüküyor.He looks strong.
Sert gözüküyor, ama aslında çok kibardır.He looks stern, but actually he's very kind.
Biraz yorgun gözüküyor.He looks a bit tired.
Sakin gözüküyordu, ama aslında çok gergindi.He looked calm, but actually he was very nervous.
Çok ilginç gözüküyor.It seems very interesting.
İlginç bir iş gibi gözüküyor. Tam olarak ne yapıyorsun?It seems like an interesting job. What do you exactly do?
Bu uzun süre sürüklenecek gibi gözüküyor.This looks as though it will drag on and on.
Nancy yorgun gözüküyor.Nancy looks tired.
O elbise senin üstünde iyi gözüküyor.That dress looks good on you.
Olduğundan daha kötü gözüküyor.It looks a lot worse than it is.
Kendinden emin gözüküyordu.He seemed sure of himself.
Ağacın altındaki kız üzgün gözüküyor.The girl under the tree looks sad.
Tom yiyeceğe muhtaç gibi gözüküyor.Tom seems to be hard up for food.
Tom dün gece partide eğlenmiş gibi gözüküyor.Tom seemed to enjoy himself at the party last night.
Bay White'ın birçok arkadaşı var gibi gözüküyor.Mr. White seems to have many friends.
Bay White'ın çok arkadaşı var gibi gözüküyor.Mr. White seems to have many friends.
Acıtıcı gözüküyor.It looks painful.
Yağmur yağacak gibi gözüküyor, değil mi?It looks like it's going to rain, right?
Onun bana ilgisi var gibi gözüküyor.He seems interested in me.
Mutlu bir aile gibi gözüküyorlar.They look like a happy family.
Bu işlek bir yer gibi gözüküyor.This seems to be a busy place.
Bu, bir gencin söyleyeceği bir şey gibi gözüküyor.That sounds like something a teenager would say.
Herkes endişeli gözüküyor.Everyone looks worried.
O sinirli gözüküyor.He seems angry.
Tom, Mary'nin tek yakın arkadaşı gibi gözüküyor.Tom seems to be Mary's only close friend.
Tom, çok uykulu gözüküyor.Tom looks very sleepy.
Çok hoş gözüküyorsun.You look very pretty.
Bu cümle dil bilgisi açısından doğru gibi gözüküyor.This sentence seems to be correct, grammatically.
Tom kazanıyor gibi gözüküyor.It looks like Tom is winning.
Tom ve Mary çok mutlu gözüküyorlar.Tom and Mary look so happy.
Tom oldukça genç gözüküyor.Tom looks pretty young.
Siz ikinizin Boston'da bir sorununuz var gibi gözüküyor.It sounds like you two had a problem in Boston.
Bir sorun varmış gibi gözüküyor.There seems to be a problem.
Tom biraz tehlikeli gözüküyor.Tom seems a little dangerous.
Hepsi bana aynı gözüküyor.They all look the same to me.
Bu cümle bana doğru gözüküyor.This sentence seems right to me.
Saçın hoş gözüküyor.Your hair looks nice.
Bu resimde harika gözüküyorsun.You look great in this picture.
Hafta sonları hariç, burada hiçbir şey olmaz gibi gözüküyor.Nothing seems to happen around here except on weekends.
Yepyeni gözüküyor.It looks like it's brand new.
Biraz kilo kaybetmişsin gibi gözüküyor.It looks like you've lost a little weight.
Aklında başka bir şey var gibi gözüküyor.You seem to have something else on your mind.
Tom ne yapılacağını bilmiyor gibi gözüküyor.Tom looks like he doesn't know what to do.
Tom burada olduğu için mutlu gözüküyor.Tom seems happy to be here.
Tom burada olmaktan mutlu gözüküyor.Tom seems happy to be here.
Tom burada olmaktan çok mutlu gözüküyor.Tom seems to be very happy to be here.