göz doktoru ile cümle

göz doktoru kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Esperanto yapma dilinin yaratıcısı Zamenhof, bir göz doktoruydu.Zamenhof, creator of the constructed language Esperanto, was an ophthalmologist.
Esperanto'nun yaratıcısı Zamenhof, bir göz doktoruydu.Zamenhof, creator of the constructed language Esperanto, was an ophthalmologist.
Zamenhof, Esperantonun yaratıcısı, bir göz doktoruydu.Zamenhof, the creator of Esperanto, was an ophthalmologist.
Tom bir göz doktoru.Tom is an ophthalmologist.
Göz doktoru, William'ın görüşünü inceledi.The eye doctor examined William's vision.
Tip 2 diyabetli tüm kişilerin düzenli olarak göz doktoru muayenesinden geçmesi önerilir.It is recommended that all people with type 2 diabetes get regular eye examination.
Göz doktoru olmak ister.She'd like to be a medical examiner.
Ağabeyi göz doktoru ve eski bir millî voleybolcudur.Her older brother is an ophthalmologist and a former national volleyball player.
O Petersburg'ta görme bilimleri ile uğraşan... ...bir göz doktoru.And she's an optometrist in St. Petersburg, and she plays with optics.
İkinci olarak, göz doktoru toz gözü tahriş ettiği için mikrobun hızla yayılabildiğini söyledi.Second, the eye doctors tell us that dust scours the eye and lets the bug in quick.
Bir göz doktoru ve diş hekimiyle birlikte Condachi, okulda tıbbi hizmetlere başladı.Along with an ophthalmologist and a dentist, Condachi began the school medical service.
Göz doktoru bu testi frontalis kasını (alında bulunan) el ile tutarak yapacaktır.The ophthalmologist will do this test by holding the frontalis muscle (located in the forehead).
Alexios Trantas (Mart 1867 - 1960), Epirus'un Vourbiani doğumlu Yunan göz doktoru. [1] [2]Alexios Trantas (March 1867 – 1960) was a Greek ophthalmologist born in Vourbiani, Epirus.[1][2]
Uzman bir göz doktoruna muayene olmak gerekir.Il est nécessaire de consulter un spécialiste des soins oculaires.
Uzman bir göz doktoruna muayene olmak gerekir.Antes de referir al médico especialista.
Uzman bir göz doktoruna muayene olmak gerekir.Bisogna rivolgersi ad uno specialista.
Heymans 1929 yılında bir göz doktoru Berthe May ile evlendi ve dört çocuk sahibi oldu.تزوج هايمانس من طبيبة العيون برتا ماي سنة 1929 وأنجبا أربعة أبناء.
Tip 2 diyabetli tüm kişilerin düzenli olarak göz doktoru muayenesinden geçmesi önerilir.يُنصح جميع المصابين بالسكري النمط الثاني بإجراء فحص العيون بانتظام.
Tip 2 diyabetli tüm kişilerin düzenli olarak göz doktoru muayenesinden geçmesi önerilir.Recomenda-se que todos os indivíduos com diabetes do tipo 2 façam regularmente exames oftalmológicos.
Uzman bir göz doktoruna muayene olmak gerekir.Ze moeten behandeld worden door een chirurg.
Tip 2 diyabetli tüm kişilerin düzenli olarak göz doktoru muayenesinden geçmesi önerilir.Wszystkim chorym cierpiącym na cukrzycę typu 2 zaleca się regularne badania okulistyczne.
Göz doktoru olmak ister.För andra betydelser, se Oglednik.
Tip 2 diyabetli tüm kişilerin düzenli olarak göz doktoru muayenesinden geçmesi önerilir.Det rekommenderas att alla som har typ 2-diabetes regelbundet genomgår oftalmologi-undersökningar.
Göz doktoru olmak ister.Provede jej oční lékař.
Tip 2 diyabetli tüm kişilerin düzenli olarak göz doktoru muayenesinden geçmesi önerilir.Doporučuje se, aby všichni pacienti trpící cukrovkou typu 2 podstupovali pravidelně oftalmologická vyšetření.
Uzman bir göz doktoruna muayene olmak gerekir.Pozorovatel samozřejmě musel mít zrak prověřen příslušným lékařem.
Babası profesör Michael Sparks ve annesi göz doktoru Jill Emma Marie Sparks'tır.Édesapja Patrick Michael Sparks professzor, édesanyja Jill Emma Marie pedig szemészasszisztens.
Göz doktoru olmak ister.Az Orvosi Szemle munkatársa.
Esperanto yapma dilinin yaratıcısı Zamenhof, bir göz doktoruydu.Zamenhof, a tervezett eszperantó nyelv kezdeményezője, szemorvos volt.
Esperanto'nun yaratıcısı Zamenhof, bir göz doktoruydu.Zamenhof, a tervezett eszperantó nyelv megalkotója, szemorvos volt.
Göz doktoru olmak ister.Ammatiltaan hän on silmätautien erikoislääkäri.
Heymans 1929 yılında bir göz doktoru Berthe May ile evlendi ve dört çocuk sahibi oldu.Heymans giftede sig med Berthe May, en øjenlæge, i 1929 og havde fem børn.
Tip 2 diyabetli tüm kişilerin düzenli olarak göz doktoru muayenesinden geçmesi önerilir.Alle patienter med type 2-diabetes bør regelmæssigt få øjnene undersøgt.
Tip 2 diyabetli tüm kişilerin düzenli olarak göz doktoru muayenesinden geçmesi önerilir.Puluhan ambulans lainnya disiapkan secara stand-by, menurut seorang anggota staf medis.
Tip 2 diyabetli tüm kişilerin düzenli olarak göz doktoru muayenesinden geçmesi önerilir.Các bác sỹ khuyến cáo rằng tất cả những người mắc bệnh tiểu đường loại 2 nên được khám mắt định kỳ.
Göz doktoru olmak ister.眼科医となる。
Heymans 1929 yılında bir göz doktoru Berthe May ile evlendi ve dört çocuk sahibi oldu.1929年に、博士号を持つバース・メイと結婚し、4人の子供に恵まれた。
Tip 2 diyabetli tüm kişilerin düzenli olarak göz doktoru muayenesinden geçmesi önerilir.所有患有2型糖尿病的人士都應定期进行眼科检查。
Göz doktoru olmak ister.夢想是成為外科醫生。
Göz doktoru olmak ister.חולם להיות רופא.
Heymans 1929 yılında bir göz doktoru Berthe May ile evlendi ve dört çocuk sahibi oldu.През 1929 г. Хейманс сключва брак с офталмоложката Берте Мей, с която имат четири деца.
Tip 2 diyabetli tüm kişilerin düzenli olarak göz doktoru muayenesinden geçmesi önerilir.Препоръчва се всички хора с диабет тип 2 да преминават през редовни офталмологични (очни) прегледи.
Uzman bir göz doktoruna muayene olmak gerekir.Трябва да бъде назначен вътрешен одитор.
Ama sömürgeleştirmenin güzel yanlarından biri, orada göz doktoru yoktu, o yüzden oradan ayrılmam gerekti.Dar printre beneficiile colonizării, nu au prevăzut oftalmologi. A trebuit să plec.
Ama sömürgeleştirmenin güzel yanlarından biri, orada göz doktoru yoktu, o yüzden oradan ayrılmam gerekti.그런데 식민지배의 장점 중 하나로 그들은 안과도 하나 남기지 않고 떠나버렸습니다.
Ama sömürgeleştirmenin güzel yanlarından biri, orada göz doktoru yoktu, o yüzden oradan ayrılmam gerekti.Maar vermits de weldaden van de kolonisatie niet voorzagen in oogartsen, ben ik moeten vertrekken.
Ama sömürgeleştirmenin güzel yanlarından biri, orada göz doktoru yoktu, o yüzden oradan ayrılmam gerekti.Mais comme parmi les bienfaits de la colonisation, ils ont pas prévu les ophtalmos, il a fallu partir.
Ama sömürgeleştirmenin güzel yanlarından biri, orada göz doktoru yoktu, o yüzden oradan ayrılmam gerekti.Ma siccome tra i benefici della colonizzazione, non hanno previsto gli oftalmologi, ho dovuto andare via.
Ama sömürgeleştirmenin güzel yanlarından biri, orada göz doktoru yoktu, o yüzden oradan ayrılmam gerekti.Pero como los beneficios de la colonización no incluían a los oftalmólogos, debí irme. (Risas)
İkinci olarak, göz doktoru toz gözü tahriş ettiği için mikrobun hızla yayılabildiğini söyledi.두번째로, 안과의사는 먼지가 눈에 있으면 세균이 들어가기 쉽다고 합니다. 어떻게 해야할까요?
İkinci olarak, göz doktoru toz gözü tahriş ettiği için mikrobun hızla yayılabildiğini söyledi. Ne yapmalı?Kedua, dokter mata memberitahu kami bahwa debu menyebar di mata dan memasukkan serangga ini dengan cepat.
İkinci olarak, göz doktoru toz gözü tahriş ettiği için mikrobun hızla yayılabildiğini söyledi. Ne yapmalı?Sedan sade ögonläkaren att dammet täcker ögonen och låter bakterien komma in snabbare.
İkinci olarak, göz doktoru toz gözü tahriş ettiği için mikrobun hızla yayılabildiğini söyledi. Ne yapmalı?Segundo, los oculistas nos dicen que el polvo daña los ojos y permite que el insecto entre rápido.
İkinci olarak, göz doktoru toz gözü tahriş ettiği için mikrobun hızla yayılabildiğini söyledi. Ne yapmalı?Thứ 2, bác sĩ nhãn khoa nói bụi làm khô mắt, giúp đám bọ sớm quay lại.
İkinci olarak, göz doktoru toz gözü tahriş ettiği için mikrobun hızla yayılabildiğini söyledi. Ne yapmalı?Zweitens sagt uns der Augenarzt, dass Staub die Augen angreift, und Bazillen so schnell hineingelangen.
İkinci olarak, göz doktoru toz gözü tahriş ettiği için mikrobun hızla yayılabildiğini söyledi. Ne yapmalı?Затем, мы узнали от офтальмологов, что пыль повреждает глаз и ускоряет проникновение инфекции.
İkinci olarak, göz doktoru toz gözü tahriş ettiği için mikrobun hızla yayılabildiğini söyledi.Očný lekár nám vysvetlí, že prachom sa parazit dostane do očí rýchlejšie. Takže, čo urobíme teraz?
İkinci olarak, göz doktoru toz gözü tahriş ettiği için mikrobun hızla yayılabildiğini söyledi.Po drugie, optycy zwrócili nam uwagę, że kurz dostaje się do oczu, ułatwiając zakażenie bakterią.
İkinci olarak, göz doktoru toz gözü tahriş ettiği için mikrobun hızla yayılabildiğini söyledi.דבר שני, רופאי עיניים סיפרו לנו שאבק שורט את העין ומאפשר גישה נוחה לחיידק. מה עושים?
İkinci olarak, göz doktoru toz gözü tahriş ettiği için mikrobun hızla yayılabildiğini söyledi.ليسمح للجراثيم بالدخول بسهولة, لذلك ماذا يجب أن نفعل؟ نقوم بالاتصال بطبيب الغبار, هناك شخص لهذه المهمة.

İlgili Sayfalar