Senden ricam, bu göz bağını sıkıca takman.Voisitko aloittaa laittamalla siteen silmille.
Senden ricam, bu göz bağını sıkıca takman.Vou pedir-vos que coloquem uma venda nos olhos.
Senden ricam, bu göz bağını sıkıca takman.Wil je deze blinddoek omdoen.
Senden ricam, bu göz bağını sıkıca takman.Zamierzam cię poprosić abyś założyła opaskę na oczy.
Senden ricam, bu göz bağını sıkıca takman.Θα σου ζητήσω να προχωρήσεις και να δέσεις τα μάτια σου με ένα μαντήλι.
Senden ricam, bu göz bağını sıkıca takman.Поэтому я попрошу вас надеть на глаза повязку.
Senden ricam, bu göz bağını sıkıca takman.Ще ви помоля да минете напред и да си завържете очите.
Senden ricam, bu göz bağını sıkıca takman.אני עומדת לבקש ממך לכסות את עיניך.
Senden ricam, bu göz bağını sıkıca takman.ساطلب منك ان تتقدمي وتضعي عصابة للعينين
Senden ricam, bu göz bağını sıkıca takman.目隠しを付けてください いいわ 何も見えないわね?/何も
Şimdi, göz bağını ben takacağım.Acum, ma voi lega la ochi.
Şimdi, göz bağını ben takacağım.Adesso io mi metto la benda.
Şimdi, göz bağını ben takacağım.Ahora, me voy a poner la venda en los ojos.
Şimdi, göz bağını ben takacağım.Bây giờ tôi sẽ đeo tấm băng mắt này.
Şimdi, göz bağını ben takacağım.Jetzt werde ich die Augenbinde anziehen.
Şimdi, göz bağını ben takacağım.자 이제 제가 이 눈가리개를 할께요.
Şimdi, göz bağını ben takacağım.Maintenant, je vais mettre le bandeau.
Şimdi, göz bağını ben takacağım.Most, én teszem fel ezt a takarót.
Şimdi, göz bağını ben takacağım.Nu ga ik de blinddoek omdoen.
Şimdi, göz bağını ben takacağım.Założę tą opaskę.
Şimdi, göz bağını ben takacağım.Τώρα, θα φορέσω το τυφλοπάνι.
Şimdi, göz bağını ben takacağım.Сега, слагам си превръзката.
Şimdi, göz bağını ben takacağım.Теперь я надену повязку.
Şimdi, göz bağını ben takacağım.עכשיו, אני הולך לשים את כיסוי העיניים.
Şimdi, göz bağını ben takacağım.والآن سوف أضع هذه العصابة على عيني
Şimdi, göz bağını ben takacağım.紙コップは積み重ねず
Şimdi, Kathryn, bu göz bağının ötesini görmenin hiçbir yolu yoktu.Acum, Kathryn, nu ai avut cum sa vezi legata la ochi.
Şimdi, Kathryn, bu göz bağının ötesini görmenin hiçbir yolu yoktu.Bene Kathryn, vedere con quella benda era completamente impossibile.
Şimdi, Kathryn, bu göz bağının ötesini görmenin hiçbir yolu yoktu.Kathryn, il n'y avait absolument aucun moyen pour vous de voir à travers ce bandeau.
Şimdi, Kathryn, bu göz bağının ötesini görmenin hiçbir yolu yoktu.Kathryn, nie mogłaś zupełnie niczego widzieć przez tą opaskę.
Şimdi, Kathryn, bu göz bağının ötesini görmenin hiçbir yolu yoktu.Kathryn, no había forma de que pudieras ver a través de la venda de los ojos.
Şimdi, Kathryn, bu göz bağının ötesini görmenin hiçbir yolu yoktu.Kathryn, δεν υπήρχε τρόπος να δείς μέσα από το μαντήλι.
Şimdi, Kathryn, bu göz bağının ötesini görmenin hiçbir yolu yoktu.Катрин, нищо не може да се види през превръзката.
Tamam, ama bazı gerçeklerin farkına varmanızı istiyorum. Göz bağının ötesini göremiyordum.Maar je moet je realiseren: ik kon niets zien door de blinddoek.