götürmem ile cümle
götürmem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Seni hastaneye götürmemi ister misin?Do you want me to take you to the hospital?
Seni mağazaya götürmemi ister misin?Would you like for me to drive you to the store?
Ama, Fox projeyi daha ileri götürmemiştir.However, Fox did not go forward with the project.
Herşeyden önce, sizi en sondaki bitiş basamağına götürmeme izin verin.First of all, let me get you to the end step.
Seni eve götürmemden bu kadar rahatsız mı oluyorsun?Are you that uncomfortable with me driving you?
Sizi zamanda geri götürmeme izin verin.And let me step back in time.
Şimdi sizi biraz geri götürmeme izin verin ki neden buna gerek duyduğumuzu anlatayım.Now let me take you back as to why we needed to do it.
Sizi 2 sene önce yaşadıklarıma götürmeme izin verin.Let me take you back two years ago in my life.
Önce m'yi bulalım. m'yi bulmak istersek, b'leri götürmemiz gerekiyor. -So let's solve for m first. And if we want to solve for m, we want to cancel out the b's.
Sizi gerçek Çin'e götürmeme izin verin.Let me take you to the real China.
Okula gitmem lazım, iş bulmam lazım, çocuklarımı derse götürmem gerek..."I have to go to school, get a job, send my kids to lessons ... "
Bu verinin içindeki ilk tura sizi götürmeme izin verin.And with that, let me take you now for a first tour into the data.
Beni hiç ilgilendirmez. Johan, bunları götürmem lazım... -Gidiyorum ben.Johan, I've got a drop of...
Şimdi, işi bir adım daha öteye götürmeme izin verin.Let me try to take this one step further.
Bunu yanında götürmemelisin.You shouldn't take this with you.
Seni eve götürmemiz lazým.We've got to get you home.
Demek So-hwa'nın köye götürmemi istediği adam sensin?So you're the man who So- hwa asked me to take to the village
Sizi çok farklı bir çiftliğe götürmeme izin verin.Let me take you to a very different kind of farm.
Çocukları yatağa götürmem gerek.Il faut que j'aille mettre les enfants au lit.
İşte, bana seni hastaneye götürmem için iyi bir neden gösteriyorsun.Là, tu me donnes une bonne raison pour t'envoyer à l'hôpital.
Hâlâ seni havaalanına götürmemi istiyor musun?¿Todavía quieres que te lleve al aeropuerto?
Ama, Fox projeyi daha ileri götürmemiştir.أفكار نيتو ذهبت أبعد من ذلك.
Ama, Fox projeyi daha ileri götürmemiştir.No entanto, a Fox não seguiu com o projeto.
Ama, Fox projeyi daha ileri götürmemiştir.Fox gick dock inte vidare med projektet.
Ama, Fox projeyi daha ileri götürmemiştir.Проте у майбутньому Fox так і не просунувся вперед із розробкою проекту.
Tesadüfi keşfinden sonra, Reinitzer sıvı kristaller üzerindeki çalışmalarını daha ileriye götürmemiştir.După descoperirea accidentală, Reinitzer nu a mai urmărit studierea cristalelor lichide.
Ama, Fox projeyi daha ileri götürmemiştir.Ωστόσο, το Fox δεν προχώρησε στο έργο.
Bu problemi teodise ile açıklamak bizi bir adım ileriye götürmemektedir.Θεοτόκη με την Πρόταση, δεν πρέπει να ξενιζόμαστε.
Bu problemi teodise ile açıklamak bizi bir adım ileriye götürmemektedir.因为我们没有反对斯科普斯讲授演化論的证据,我们无法争取到合理的结果。
Beni hiç ilgilendirmez. Johan, bunları götürmem lazım... -Gidiyorum ben.Johan, mam tu trochę...
Bunu yanında götürmemelisin.Du borde ta den här med dig.
Bunu yanında götürmemelisin.Du burde ikke tage denne med dig
Bunu yanında götürmemelisin.Du solltest das nicht mitnehmen.
Bunu yanında götürmemelisin.Je moet dit niet met je meenemen..
Bunu yanında götürmemelisin.Kamu seharusnya tak mengambil ini.
Bunu yanında götürmemelisin.Không được mang cái này theo.
Bunu yanında götürmemelisin.그냥 가면 안되죠.
Bunu yanında götürmemelisin.Nemali by ste to brať so sebou.
Bunu yanında götürmemelisin.Nie powinieneś brać tego ze sobą.
Bunu yanında götürmemelisin.Non avresti dovuto portarti questa con te.
Bunu yanında götürmemelisin.Nu ar trebui sa iei asta cu tine.
Bunu yanında götürmemelisin.Vous ne devriez pas garder ça sur vous.
Bunu yanında götürmemelisin.Δεν πρέπει να πάρεις αυτό μαζί σου.
Bunu yanında götürmemelisin.Вы не должны брать это с собой.
Bunu yanında götürmemelisin.Трябва да ми дадете това.
Bunu yanında götürmemelisin..אתה לא צריך את זה איתך
Bunu yanında götürmemelisin.لا يجب عليك أخذ هــذا معك
Bunu yanında götürmemelisin.そうですね
Bu verinin içindeki ilk tura sizi götürmeme izin verin.Ainsi, laissez-moi vous emmener faire un premier voyage dans les données.
Bu verinin içindeki ilk tura sizi götürmeme izin verin.A teď vás tedy mohu vzít na první prohlídku dat.
Bu verinin içindeki ilk tura sizi götürmeme izin verin.A teraz vás zoberiem na prvú obhliadku týchto údajov.
Bu verinin içindeki ilk tura sizi götürmeme izin verin.Damit kann ich Sie jetzt mitnehmen auf eine erste Tour in die Daten.
Bu verinin içindeki ilk tura sizi götürmeme izin verin.Dan dengan itu, biarkan saya menunjukkan pada Anda sebuah tur pertama ke dalam data itu.
Bu verinin içindeki ilk tura sizi götürmeme izin verin.Dat gezegd zijnde, laat me jullie meenemen op een eerste rondgang door de data.
Bu verinin içindeki ilk tura sizi götürmeme izin verin.Detto ciò lasciate che ora vi porti a fare un primo giro nei nostri dati.
Bu verinin içindeki ilk tura sizi götürmeme izin verin.Hadd kalauzoljam végig önöket az adatok világába vezető első utunkon.
Bu verinin içindeki ilk tura sizi götürmeme izin verin.그리고 그걸 가지고, 여러분들을 데이터 속으로 가는 최초의 여행으로 모시겠습니다.
Bu verinin içindeki ilk tura sizi götürmeme izin verin.Pozwólcie, że zabiorę was teraz w pierwszą podróż w dane.
Bu verinin içindeki ilk tura sizi götürmeme izin verin.Și cu asta vă voi conduce într-o primă vizită în aceste date.
Bu verinin içindeki ilk tura sizi götürmeme izin verin.Và với nó, để tôi giới thiệu với các bạn đi một vòng đầu vào trong dữ liệu này.