götürme ile cümle

götürme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Fakat şurada söylüyorum, devlet bizi oraya götürmeyecek.אבל אני הולך להגיד פה, הממשלה לא הולכת להביא אותנו לשם שוב
Fakat şurada söylüyorum, devlet bizi oraya götürmeyecek.ولكني اؤكد لكم ان الحكومة لن تأخذنا الى هناك
Fakat şurada söylüyorum, devlet bizi oraya götürmeyecek.政府には宇宙開拓のような リスクを負うことができないのです
Fazla bir şey değil, ama sizi ailelerinize geri götürmeye yeter.Ini tidak banyak, tetapi cukup untuk membawa kalian kembali ke keluarga masing-masing.
Fazla bir şey değil, ama sizi ailelerinize geri götürmeye yeter.Není to mnoho, ale pomůže vám to dostat se zpátky ke svým rodinám.
Fazla bir şey değil, ama sizi ailelerinize geri götürmeye yeter.Nie jest tego zbyt wiele ale pozwoli wam wrócić do rodzin.
Fazla bir şey değil, ama sizi ailelerinize geri götürmeye yeter.Ni veliko, a vam bo pomagalo do vaših družin.
Fazla bir şey değil, ama sizi ailelerinize geri götürmeye yeter.Δεν είναι πολύ, αλλά θα να σας πάρει πίσω στις οικογένειές σας.
Fazla bir şey değil, ama sizi ailelerinize geri götürmeye yeter.Не е много, но ще можете да се върнете при семействата си.
Gelecekteki iklim değişikliğinin, işleri daha da kötüye götürmesi beklenmektedir.Der Klimawandel wird dies in Zukunft voraussichtlich noch schlimmer machen.
Gelecekteki iklim değişikliğinin, işleri daha da kötüye götürmesi beklenmektedir.En el futuro está previsto que el cambio climático haga empeorar la situación.
Gelecekteki iklim değişikliğinin, işleri daha da kötüye götürmesi beklenmektedir.Framtida klimatförändringar väntas förvärra läget ytterligare.
Gelecekteki iklim değişikliğinin, işleri daha da kötüye götürmesi beklenmektedir.Predvidoma se bodo zaradi podnebnih sprememb razmere na tempodročjušeposlabšale.
Gelecekteki iklim değişikliğinin, işleri daha da kötüye götürmesi beklenmektedir.Σχέσεις μεταξύ των περιβαλλοντικών προκλήσεων
Gelişmiş dünyaya sağlık hizmeti götürmekle çok ilgiliyiz.Bardzo nam zależy na zapewnieniu opieki zdrowotnej w trzecim świecie.
Gelişmiş dünyaya sağlık hizmeti götürmekle çok ilgiliyiz.Kami sangat tertarik akan membawa perawatan kesehatan ke negara negara berkembang.
Gelişmiş dünyaya sağlık hizmeti götürmekle çok ilgiliyiz.우리는 개발 도상국 의료 서비스에 매우 관심이 많습니다.
Gelişmiş dünyaya sağlık hizmeti götürmekle çok ilgiliyiz.Noi suntem foarte interesați să livrăm ajutor medical în țările în curs de dezvoltare.
Gelişmiş dünyaya sağlık hizmeti götürmekle çok ilgiliyiz.Nos interesa mucho brindar atención de salud al mundo en desarrollo.
Gelişmiş dünyaya sağlık hizmeti götürmekle çok ilgiliyiz.Siamo molto interessati a rendere disponibili cure sanitarie al terzo mondo.
Gelişmiş dünyaya sağlık hizmeti götürmekle çok ilgiliyiz.Wij zijn zeer geïnteresseerd in het leveren van gezondheidszorg in de ontwikkelingslanden.
Gelişmiş dünyaya sağlık hizmeti götürmekle çok ilgiliyiz.Wir sind sehr interessiert daran, Gesundheitspflege in Entwicklungsländer zu bringen.
Gelişmiş dünyaya sağlık hizmeti götürmekle çok ilgiliyiz.Ενδιαφερόμαστε πολύ να προσφέρουμε υπηρεσίες υγείας στον αναπτυσσόμενο κόσμο.
Gelişmiş dünyaya sağlık hizmeti götürmekle çok ilgiliyiz.Много се интересуваме от оказване на здравна помощ в развиващия се свят.
Gelişmiş dünyaya sağlık hizmeti götürmekle çok ilgiliyiz.Нас всех очень интересует система здравоохранения в развивающихся странах.
Gelişmiş dünyaya sağlık hizmeti götürmekle çok ilgiliyiz.אנחנו מאוד מעוניינים לפתח מערכת בריאות ציבורית בעולם המתפתח.
Gelişmiş dünyaya sağlık hizmeti götürmekle çok ilgiliyiz.نحن مهتمون كثيراً بتقديم الرعاية الصحية في العالم الثالث
Gelişmiş dünyaya sağlık hizmeti götürmekle çok ilgiliyiz.医療提供にとても関心を持っています この問題について私たちが為したいことは
Genç Efendi'den aldığım emirler... bu kadını doğuya götürmek şeklinde.As ordens que recebi do Jovem Amo foram para trazer esta mulher para Este.
Genç Efendi'den aldığım emirler... bu kadını doğuya götürmek şeklinde.El señorito me ordenó... que me llevara a esta mujer al este.
Genç Efendi'den aldığım emirler... bu kadını doğuya götürmek şeklinde.Gli ordini che ho dal Principino... sono di portare questa donna all'est.
Genç Efendi'den aldığım emirler... bu kadını doğuya götürmek şeklinde.Mina order från vår unge mästare- -är att ta den här kvinnan österut.
Genç Efendi'den aldığım emirler... bu kadını doğuya götürmek şeklinde.Mine ordrer fra vor unge mester - - er at tage denne kvinde med østpå.
Genç Efendi'den aldığım emirler... bu kadını doğuya götürmek şeklinde.Nuori isäntä antoi määräyksen viedä tämä nainen itään.
Genç Efendi'den aldığım emirler... bu kadını doğuya götürmek şeklinde.Panicz nakazał mi zabrać tę kobietę na wschód.
Genç Efendi'den aldığım emirler... bu kadını doğuya götürmek şeklinde.Οι διαταγές που έχω από τον Νεαρό Άρχοντα... είναι να πάμε τη γυναίκα στην Ανατολή.
Genç Efendi'den aldığım emirler... bu kadını doğuya götürmek şeklinde.По приказу, полученному от молодого господина... это женщину надо отправить на восток.
Gerçek şu ki, o belirsiz olan kısmını bizi bu yol boyunca götürmesi gerekli.Ale faktem je, že ta nejistota kolem je to co by nás mělo donutit pohnout.
Gerçek şu ki, o belirsiz olan kısmını bizi bu yol boyunca götürmesi gerekli.Ale faktom je, že tá neistota okolo je to, čo by nás malo donútiť sa pohnúť.
Gerçek şu ki, o belirsiz olan kısmını bizi bu yol boyunca götürmesi gerekli.A verdade é que é essa parte de incerteza que nos devia fazer avançar.
Gerçek şu ki, o belirsiz olan kısmını bizi bu yol boyunca götürmesi gerekli.De fapt tocmai incertitudinea ar trebui să ne motiveze spre asta.
Gerçek şu ki, o belirsiz olan kısmını bizi bu yol boyunca götürmesi gerekli.Die Tatsache ist, dass diese Unsicherheit uns Sorgen machen sollte.
Gerçek şu ki, o belirsiz olan kısmını bizi bu yol boyunca götürmesi gerekli.El hecho es que es esa parte incierta la que debería movilizarnos hacia esto.
Gerçek şu ki, o belirsiz olan kısmını bizi bu yol boyunca götürmesi gerekli.Fakta bahwa ini tidak pastilah yang harus membuat kita bergerak.
Gerçek şu ki, o belirsiz olan kısmını bizi bu yol boyunca götürmesi gerekli.Het zou die onzekerheid moeten zijn die ons hiernaar laat streven.
Gerçek şu ki, o belirsiz olan kısmını bizi bu yol boyunca götürmesi gerekli.Il fatto è che proprio quell'incertezza dovrebbe spingerci all'azione.
Gerçek şu ki, o belirsiz olan kısmını bizi bu yol boyunca götürmesi gerekli.사실은, 그 불확실한 부분이 우리를 움직이게 하는 것입니다.
Gerçek şu ki, o belirsiz olan kısmını bizi bu yol boyunca götürmesi gerekli.Le fait est que c'est cette part d'incertitude qui devrait nous pousser dans cette direction.
Gerçek şu ki, o belirsiz olan kısmını bizi bu yol boyunca götürmesi gerekli.Tény, hogy egy része bizonytalan, és ez ilyen irányba mozgathat minket.
Gerçek şu ki, o belirsiz olan kısmını bizi bu yol boyunca götürmesi gerekli.Thực tế là đó chính là những phần bấp bênh, không chắc chắn sẽ dẫn chúng ta về đây,
Gerçek şu ki, o belirsiz olan kısmını bizi bu yol boyunca götürmesi gerekli.Właśnia ta niepewność powinna jednak nas mobilizować.
Gerçek şu ki, o belirsiz olan kısmını bizi bu yol boyunca götürmesi gerekli.Αυτή η αβεβαιότητα είναι που πρέπει να μας κάνει να κινητοποιηθούμε.
Gerçek şu ki, o belirsiz olan kısmını bizi bu yol boyunca götürmesi gerekli.Но ведь именно неопределённость должна толкать нас на действия.
Gerçek şu ki, o belirsiz olan kısmını bizi bu yol boyunca götürmesi gerekli.Справа в тому, що ця невизначеність мусить рухати нас уперед.
Gerçek şu ki, o belirsiz olan kısmını bizi bu yol boyunca götürmesi gerekli.Фактът е, че несигурността трябва да ни тласка напред.
Gerçek şu ki, o belirsiz olan kısmını bizi bu yol boyunca götürmesi gerekli.למעשה החלק של חוסר הבהירות הוא שצריך להדריך אתנו לעבר הזה
Gerçek şu ki, o belirsiz olan kısmını bizi bu yol boyunca götürmesi gerekli.والحقيقة هي ان هذا الجزء الغير مؤكد يجب أن يدفعنا للتحرك تجاهه .
Gerçek şu ki, o belirsiz olan kısmını bizi bu yol boyunca götürmesi gerekli.私の夢は もし これを経済的にも合理的で
Gezgin, tam testleri bitirip kalkış için Cape'e götürmeden hemen önce.A jobb oldalon pedig ott a marsjáró, tesztelés alatt, mielőtt átvittük volna Cape [Canaveral]-ra a kilövéshez.
Gezgin, tam testleri bitirip kalkış için Cape'e götürmeden hemen önce.발사 기지로 가기 위한 실험을 마치기 직전의 탐사 로봇입니다.

İlgili Sayfalar