götürme ile cümle

götürme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Havaalanı otobüsünün havaalanına götürmesi ne kadar sürer?How long does the airport bus take to the airport?
Bizi istasyona götürmesi için bir taksiye ihtiyacımız vardı.We needed a taxi to take us to the station.
Tekrar içmeye götürmemelisin.You should not take to drinking again.
Brian'ın kız arkadaşı sık sık onu lüks restoranlara götürmesi için yalvarır.Brian's girlfriend often begs him to take her to luxurious restaurants.
Tim'in eşi ona onu Paris'e götürmesi için israr etti.Tim's wife insisted on his taking her to Paris.
O seni hiçbir yere götürmez.It will get you nowhere.
Adam beni istasyona götürmek için zahmet etti.The man went out of his way to take me to the station.
Jimmy benim onu hayvanat bahçesine götürmem konusunda ısrar etti.Jimmy insisted on my taking him to the zoo.
Jimmy benim onu hayvanat bahçesine götürmem için ısrar ediyor.Jimmy insist on my taking him to the zoo.
Bu evrağı hemen ona götürmeni istiyorum.I want you to take this paper to her right away.
Para beni Hong Kong'a götürmeye yeterli olacak.The money will be enough to carry me to Hong Kong.
Bu burada yemek için mi yoksa götürmek için mi?Is this to eat here, or to go?
"Beni arabanla götürmenin bir sakıncası var mı?" " Hiç yok.""Would you mind giving me a lift in your car?" "Not at all."
Erkek kardeşimin beni götürmesini isteyeceğim.I'll ask my brother to give me a ride.
Eşim bana onu geziye götürmemi önerdi.My wife suggested to me that I take her on the trip.
Yanımda bir şemsiye götürmeliyim.I've got to take an umbrella with me.
Bana seni havaalanına götürme talimatı verildi.I have been instructed to take you to the airport.
Bir sonraki yaz tatilinde büyükbabamın beni oraya götürmesini isteyeceğim.I'll ask my grandfather to take me there during the next summer vacation.
Bu kitapları kütüphaneye geri götürmek zorundayım.I have to take these books back to the library.
Onun beni eve götürmesini rica ettim.I asked him to drive me home.
Beni eve götürmen kibarlık.It's kind of you to drive me home.
Burası için mi, yoksa götürmek için mi?For here, or to go?
Sabahleyin köpeğimi yürüyüşe götürmeye alışkınım.I am in the habit of taking my dog for a walk in the morning.
Onun dürüstlüğü şüphe götürmez.His honesty is beyond doubt.
Onu eve götürme teklifimi reddetti.He refused my offer to drive him home.
O beni hastaneye götürme nezaketini gösterdi.He was kind enough to take me to the hospital.
O beni sinemaya götürmeye söz verdi.He made a promise to take me to the movies.
O bazen kitapları kütüphaneye geri götürmeyi unutur.He sometimes forgets to take books back to the library.
Beni otobüs durağına götürme nezaketini gösterdi.He was kind enough to take me to the bus stop.
Babasından kendisini mağazaya götürmesini rica etti.He asked his father to take him to the store.
Onlar hasta adamı hastaneye götürmede hiç zaman kaybetmedi.They lost no time in getting the sick man to a hospital.
Onu hastaneye götürmenizi rica edebilir miyim?Could I ask you to drive him to the hospital?
Onu hastaneye götürmeye çalışmak boşunaydı.It was no use trying to take her to the hospital.
Babam beni hayvanat bahçesine götürmek için bir gün ayıracağını söyledi.My father said he would reserve a day to take me to the zoo.
Arkadaşlarım sarhoş olana kadar içmişti ki onları eve götürmek zorunda kaldım.My friends were so boozed up that I had to drive them home.
25 Ocaktan önce kütüphane kitaplarımı geri götürmek zorundayım.I've got to take my library books back before January 25th.
Çok geç olmadan önce onu hastaneye götürmek zorundayız.We have to get him to the hospital before it's too late.
Beni istasyona götürmeye istekli misin?Are you willing to drive me to the station?
Pasaportunu bankaya götürmelisin.You must take your passport to the bank.
Fort Sumter'a yemek götürmek zor olacak.Getting food to Fort Sumter would be a very difficult job.
Onların hepsi sadece kızları götürmek için buradalar.All of them are just here to pick up girls.
Balayımız için seni iyi bir yere götürmek istiyorumI would like to bring you to a good place for our honeymoon.
O, onu hayvanat bahçesine götürmemi önerdi.She suggested that I take him to the zoo.
Sanırım onu eve götürmemin zamanıdır.I think it's time for me to give her a ride home.
Tom'un hırsız olduğuna dair su götürmez kanıt var.There is indisputable proof that Tom is the thief.
Tom Mary'nin kendisini eve götürme teklifini reddetti.Tom refused Mary's offer to drive him home.
Tom Mary'nin onu eğlence parkına götürmesini rica ettim.Tom asked Mary to give him a ride to the amusement park.
Tom, Mary'nin John'u arabayla havaalanına götürmesini rica etti.Tom asked Mary to drive John to the airport.
Tom Mary'den onu havaalanına götürmesini istedi.Tom wanted Mary to drive him to the airport.
Tom içtiğinden dolayı Mary'nin eve götürmesi gerektiğini düşünmüyor.Tom doesn't think Mary should drive home since she's been drinking.
Tom Mary'den onu hastaneye götürmesini istedi.Tom asked Mary to take him to the hospital.
Tom ve Mary'nin bu sabah köpeklerini veterinere götürmeleri gerekiyordu.Tom and Mary were supposed to take their dog to the vet this morning.
Bugün kitabı kütüphaneye geri götürmek zorundayım.I have to take the book back to the library today.
Bence Tom'un Mary'yi partiye götürmesi pek olası değil.I think it's highly unlikely that Tom will take Mary to the party.
Jimmy onu hayvanat bahçesi götürmem için bana yalvardı.Jimmy begged me to take him to the zoo.
Tom Mary'ye eve götürmeyi önerdi.Tom offered to drive Mary home.
Tom, yarın akşama kadar bu kitabı götürmeli.Tom needs to return this book by tomorrow evening.
O bana şarap içirip yemek verdi ve sonra yatağıma götürmek istedi!He wined me and dined me and then wanted to take me to bed!
Sizi eve götürmemi ister misiniz?Do you want me to take you home?
Kediyi bugün veterinere götürmek zorundayım.I have to take the cat to the vet today.

İlgili Sayfalar