Ana içeriğe geç
Sözlük

götürmüşler ile cümle

götürmüşler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Bunlar, Güneydoğu Asya'daki birçok Japon tüccarı ve maceracıyı götürmüşlerdir.Many of these could have been Japanese merchants and mercenaries from Southeast Asia.
Ve Daryl'ı götürmüşlerdir.They just made it to Darwin.
Bir düzine kez eve götürmüşlerThey had driven him home a dozen times from
Laaan, lanet olası böbreğimi götürmüşler!!!God- they took my freak'in kidney
Ölülerini götürmüşler, öldürdüklerinin kafalarını almışlardır.Sie begleitete die Toten ins Jenseits und trauerte um sie.
Bunlar, Güneydoğu Asya'daki birçok Japon tüccarı ve maceracıyı götürmüşlerdir.Ils amènent de nombreux commerçants et aventuriers Japonais dans les ports d'Asie du Sud-Est.
Ve Daryl'ı götürmüşlerdir.Les pide que lo lleven a Daryl.
Kaçanlar atları çözüp götürmüşler.Заступавшихся разгоняли лошадьми.
Kızılderililer neredeyse kafiledeki herkesi öldürüp sığırlarını da sürüp götürmüşlerdir.Индейцы убили двух поселенцев и увели весь скот.
Kaçanlar atları çözüp götürmüşler.De wagons werden door paarden getrokken.
Castamir'den yana olanlar kaçtıklarında Gondor donanmasının da büyük bir kısmını yanlarında götürmüşlerdi.När Castamirs söner tillsammans med den största delen av Gondors flotta kom till Umbar tog de makten.
Kızılderililer neredeyse kafiledeki herkesi öldürüp sığırlarını da sürüp götürmüşlerdir.Indiáni často napadali dobytek kolonistů a došlo i k mnoha vraždám.
Taşınabilir eserlerini de çalıp götürmüşlerdir.Ei au putut lua toate bunurile mobiliare.
Bunlar, Güneydoğu Asya'daki birçok Japon tüccarı ve maceracıyı götürmüşlerdir.Ne toivat monia japanilaisia kauppiaita Kaakkois-Aasian satamiin.
Ve Daryl'ı götürmüşlerdir.Daryl tappoi hänet.
Kuzey Amerika’ya ilk yerleşenler, Avrupa’daki mutfaklarda kullandıkları kap kacaktan çok az götürmüşlerdi.Maskapai bertarif rendah pertama yang melakukan hal seperti itu di Eropa.
Ve Daryl'ı götürmüşlerdir.Họ bắt Daryl phải đi theo mình.
Kaçanlar atları çözüp götürmüşler.これらの馬たちも出走を決めた。
Ölülerini götürmüşler, öldürdüklerinin kafalarını almışlardır.처형된 후에는 어김없이 그들의 머리는 산조오하시의 중심부에 효수되었다.
Kaçanlar atları çözüp götürmüşler.אנחנו עצרנו להשקות את הסוסים.
Taşınabilir eserlerini de çalıp götürmüşlerdir.Zobrali len to, čo mohli odniesť.
Kızılderililer neredeyse kafiledeki herkesi öldürüp sığırlarını da sürüp götürmüşlerdir.Obrovský diviak potom v krajine ničil všetko a zabíjal dobytok i ľudí.
Bir düzine kez eve götürmüşlerDe hade kört hem honom ett dussin gånger från
Bir düzine kez eve götürmüşlerDe havde kørt ham hjem en halv snes gange fra
Bir düzine kez eve götürmüşlerEi l-au condus acasă de zeci de ori de la
Bir düzine kez eve götürmüşlerHe olivat ajaneet hänet kotiin kymmenen kertaa vuodesta
Bir düzine kez eve götürmüşlerHọ đã đẩy anh ta về nhà một lần tá từ
Bir düzine kez eve götürmüşlerIls lui avaient fait comprendre une douzaine de fois à partir de
Bir düzine kez eve götürmüşlerImeli so ga vozi domov desetkrat od
Bir düzine kez eve götürmüşlerIšli ho domov tucet časy od
Bir düzine kez eve götürmüşlerJeli ho domů tucet časy od
Bir düzine kez eve götürmüşler그들은 열 배에서 집으로 그를 주도했다
Bir düzine kez eve götürmüşlerLo avevano spinto a casa una dozzina di volte da
Bir düzine kez eve götürmüşlerMár hajtott haza egy tucat alkalommal a
Bir düzine kez eve götürmüşlerMereka telah didorong puluhan kali dia pulang dari
Bir düzine kez eve götürmüşlerMieli napędzany go do domu kilkanaście razy z
Bir düzine kez eve götürmüşlerSie hatten ihn nach Hause ein Dutzend Mal aus angetrieben
Bir düzine kez eve götürmüşlerZe had hem thuis een dozijn keer uit
Bir düzine kez eve götürmüşlerΕίχαν τον οδήγησε στο σπίτι δεκάδες φορές από
Bir düzine kez eve götürmüşlerВони загнали його додому десять разів з
Bir düzine kez eve götürmüşlerОни загнали его домой десять раз из
Bir düzine kez eve götürmüşlerТе са го вдъхновявали дома десетина пъти от
Bir düzine kez eve götürmüşlerהם נסעו אליו הביתה תריסר פעמים מ
Bir düzine kez eve götürmüşlerوكان الطلب له المنزل عشرات المرات من
Bir düzine kez eve götürmüşlerサーペンタイン-袋小路には、彼についてのすべてを知っていた。
Hey şaka yapıyorsun, vay be, televizyonu götürmüşler!Aaa, vy musíte.. Skvělé! Oni mě okradli! Charlie!
Hey şaka yapıyorsun, vay be, televizyonu götürmüşler!Ah, grand. Ils m'ont volé.
Laaan, lanet olası böbreğimi götürmüşler!!!아놔 내 콩팥
Laaan, lanet olası böbreğimi götürmüşler!!!Теперь причина, почему я обратил его таким образом, чтобы
Pasadena'da sandviç yapan bir yere götürmüşler.De tog med honom på lunch till ett smörgåsställe i Pasadena
Pasadena'da sandviç yapan bir yere götürmüşler.Elvitték ebédelni egy pasadenai szendvicsbárba.
Pasadena'da sandviç yapan bir yere götürmüşler.Ils l'ont amené déjeuner dans une sandwicherie de Pasadena.
Pasadena'da sandviç yapan bir yere götürmüşler.패사디나에 있는 샌드위치가게로 그를 데리고 갔습니다.
Pasadena'da sandviç yapan bir yere götürmüşler.L-au dus la un prânz într-un loc din Pasadena în care se fac sandvişuri.
Pasadena'da sandviç yapan bir yere götürmüşler.Levaram-no a almoçar a uma casa de sanduíches em Pasadena.
Pasadena'da sandviç yapan bir yere götürmüşler.lo invitaron a almorzar. Lo invitaron a almorzar a un local de emparedados en Pasadena.
Pasadena'da sandviç yapan bir yere götürmüşler.Lo portarono a pranzo in una paninoteca a Pasadena.
Pasadena'da sandviç yapan bir yere götürmüşler.Mereka mengajaknya makan siang ke restoran sandwich di Pasadena.
Pasadena'da sandviç yapan bir yere götürmüşler.Sie nahmen ihn mit zu einem Sandwichladen in Pasadena.
Pasadena'da sandviç yapan bir yere götürmüşler.Τον έβγαλαν για γεύμα σε ένα μέρος με σάντουιτς στην Πασαντίνα.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod