götür ile cümle
götür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Anneler çocuklanna sinirlendikleri zaman "Seni vurgun götürsün," veya "Seni vurgun vursun," derler.They said, “This child is illegitimate, so the mother should either disown him or kill him.
Müfettiş onu morga götürür ve kocasının cesedini teşhis ettirir.He wants to take her with him to the mortuary to identify her husband.
Kızı yanında götürmek ister.He brings his daughter along.
Dillinger, Casey'e yardım eder ve kimseye görünmemesi için Finch'e götürür.Dillinger rescues Casey and takes him to Finch, who is sympathetic to Casey's predicament.
Kararı temyize götürme niyetini dile getirmişti.He stated his intention to appeal the decision.
Sorgulanmak üzere Washington'a götürüldü.He is brought to Dodd for interrogation.
Trepper Lubyanka hapishanesinde götürüldü.He was executed in a Lubyanka prison cellar.
Daha sonra polisler onu merkeze götürür.The policeman takes both to the police station.
1905 yılında bu köpekler Alaskaya götürüldü.In 1950 they were transferred to the Palais.
Gina'yı da kendi evine götürür.She accepts Anya into her home.
310 - Bëor Edain'in halkının bir grubunu Beleriand'a götürür ve Finrod tarafından keşfedilir.310: Bëor leads The First House of the Edain into Beleriand: they are discovered by Finrod.
Talat, oğlunu iki arkadaşı ile doktora götürür.Sumner moved into the rancho with his wife and two children.
"Kocaman kampa 4 genç götürdü"."Ma petite maîtresse Tome 4".
Bütün bu süreçte eşyalarını getirip götürmek için izin verilmemiştir.They were no longer required to carry their equipment throughout their missions.
Esirler şehre götürüldü ve başları kesildi.The captured prisoners were taken to the capital and beheaded.
Götüren kadına bahşiş verilir.One to whom a patent was granted.
Yarım küremsi şekliyle, temel olarak sulu yemekleri ağza götürmekte kullanılır.It is especially popular as the base stock when making miso soup.
Onları götürüp kuleye bırakmış.Apparently, he left them in the tower.
Gece yarısı koğuşundan alınarak idama götürüldü.His body was taken from the Canal after midnight...
Ailesini Batı Almanya'ya götürdü.Her mother had fled with her to West Germany.
Ermeni işgalcileri onun ve arkadaşlarının cesetlerini götürerek kaçmışlardı.Erich's soldiers capture her and her comrades.
Mahallenin mezarlığına götürüyorlar bizi.He is buried in the local municipal cemetery.
Babası onu cepheye beraberinde götürmek zorunda kaldı.His father was killed at the front.
Kurtarılan Lynch önce Kuveyt’e oradan da Almanya’daki Ramstein Hava Üssüne götürülür.The injured were then transported to Ramstein Air Base in Germany.
Bunun üzerine tıbbî personel geldi ve Lesnar'ı sedyeyle götürdü.Medical personnel arrived and took Lesnar away.
Heykel yerin derinliğine çökmeye baslar ve Don Giovanni\de yerin dibine birlikte götürür.The statue suddenly arrives and drags Don Giovanni to his death.
Chaco onları küçük bir tekneye götürür.Kelso escapes in a small motorboat.
Ebeveynler, yavruları böcekleri arayabildiği tahıl alanlarının kenarlarına götürür.The parents lead their chicks to the edges of cereal fields, where they can forage for insects.
Nereye götürebilirdi ki bu yanıtı bilinen sorular insanı?What reply can one make to such a message?
Beşerli gruplar halinde mağaraların içine götürüldüler.In groups of five, they went into the caves.
Acı içinde kalan Barbara hastaneye götürülür.Barbara is transported to the hospital.
Başucumda Müzik, bizi 'gerçekleşen bir rüya'ya götürüyor."Muzik Video 'Menatap Dalam Mimpi' Dibuat Kembali" .
Bu durum tüm enerjisini emmiş ve yaratıcılığını alıp götürmüştür.It was a stimulating practice and he gave it all his vital energy and ability.
1860'ta, Sankt-Peterburg'a götürüldü.In 1829 it was brought to Petersburg.
Golün karşı yakasında olan evine götürmek üzere onu sandalına alıp gölü geçmeye başlarlar.They begin to lead him out of the house toward the car waiting to take him to Monty.
Tutuklanmasının ardından Kocaeli F Tipi Cezaevi'ne götürüldü.He was held in the Kandıra F Type prison.
Prens onlara evlerine götürmüş.I took him to their homes.
Yunus otopsi yapmak için WWF merkezine götürülmüştür.The body will be taken to the WWF office for an autopsy of the body.
Acele etmenin onları hataya götürebileceği düşüncesindedirler.Sectors may miss errors because of being hurried.
Orada yakalandı ve Londra'ya götürülerek idam edildi.He was subsequently captured and taken to London.
Kızının bu merakı Will'i yıllar öncesine 1992 yılındaki anılarına götürür."Will's paternity drove story for DAYS in the 90's.
Bu vaziyette Babüz Züveyle'ye kadar götürüldüler.At some point these sisters were brought to Agra.
Ustalığının sırrını kendisiyle birlikte mezara götürdü.The recipe went to the grave with him.
Fowler, Miko'yu götürür.Dan is sad to see Milo go.
Sürekli idmanlara, maçlara götürdü.As usual he won on points.
Rabin, en yakın hastaneye götürüldü ve ameliyat masasında can verdi.Henry was taken to the hospital by his caregiver and died on the operating table.
Kötü haberi duyan Kangin, rahatlaması için Donghae’yi spora götürür.To cheer him up after hearing the bad news, Kangin takes Donghae to the gym.
David, Woody’i geri getirir ve annesinin korkusuyla onu Lincoln’e götürmeye karar verir.Harry persuades Delly to return to her mother in California.
Her güzel gülüş Semra'ya götürür beni."Cloetta tuo hymyn herkkuhetkiisi!".
Sosyal önemi şüphe götürmez.We have no doubt that the public interest is at stake.
İnsanları uykuda yakalayarak götürür.Can you murder someone while asleep?
Bartolo merdiveni kaldirip götürmüştşr.Machoro climbed the political ladder thereafter.
O gece kitabı evine götürür ve büyük bir merakla okur.That morning he takes the book home and reads it, completely engrossed.
Yol boyunca "çoklu olasılıklar" ve bulmacalara götüren karar verme süreci yer almaktadır.Along the way is decision making which leads to "multiple possibilities" and puzzles.
Bir gün suda bir ceset bulunur ve patronu Robert'a onu evine götürebileceğini söyler.The captain says to come by on a certain morning when he and the Master will be having breakfast.
Senaryoyu çeşitli film şirketine götürmüşsede hepsi farklı sebeplerle geri çevirmiştir.He pitched it to several studios, but each one of them rejected it for different reasons.
Silmaril Eärendil tarafından alındı, ve deniz yoluyla Valinor'a götürüldü.Phosphates were mined locally, and transported to St. Valery by rail.
Hiassen kitabı bir yayınevi olan Alfred A. Knopf'a götürdü.The book was published by Alfred A. Knopf.
Mormont ise onu çadırın içine götürür.Marco then brings him into his workshop.
Bir gün arkadaşım beni yemeğe götürdü.One day, he decided to go to a bar.