göstersin ile cümle
göstersin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
& Karikatürün üzerine farenin orta tuşuyla tıklamak karikatürü özgün boyutta göstersin& Kliknutie stredných tlačidlom myši na komiks zobrazí komiks v pôvodnej veľkosti
& Karikatürün üzerine farenin orta tuşuyla tıklamak karikatürü özgün boyutta göstersinMegjelenítés az eredeti méretben középső kattintásra
& Karikatürün üzerine farenin orta tuşuyla tıklamak karikatürü özgün boyutta göstersin& Midterklik på tegneserien for at vise den i original størrelse
& Karikatürün üzerine farenin orta tuşuyla tıklamak karikatürü özgün boyutta göstersin& Mittelklick auf den Comic zeigt ihn in seiner Originalgröße an
& Karikatürün üzerine farenin orta tuşuyla tıklamak karikatürü özgün boyutta göstersinNäytä sarjakuva & alkuperäiskoossaan napsauttamalla hiiren keskipainikkeella
& Karikatürün üzerine farenin orta tuşuyla tıklamak karikatürü özgün boyutta göstersinProstřední kliknutí na komiks jej zobrazí v původní velikosti
& Karikatürün üzerine farenin orta tuşuyla tıklamak karikatürü özgün boyutta göstersinPulse con el botón central del ratón sobre el cómic para que se muestre a su tamaño original
& Karikatürün üzerine farenin orta tuşuyla tıklamak karikatürü özgün boyutta göstersin& Srednji klik na strip za prikaz v njegovi prvotni velikosti
& Karikatürün üzerine farenin orta tuşuyla tıklamak karikatürü özgün boyutta göstersinUn clic du & milieu sur une bande dessinée l'affiche à sa taille initiale
& Karikatürün üzerine farenin orta tuşuyla tıklamak karikatürü özgün boyutta göstersinΕμφάνιση κανονικού μεγέθους κάνοντας μεσαίο κλικ
& Karikatürün üzerine farenin orta tuşuyla tıklamak karikatürü özgün boyutta göstersin& Клацніть середньою кнопкою, щоб переглянути комікс у початковому розмірі
& Karikatürün üzerine farenin orta tuşuyla tıklamak karikatürü özgün boyutta göstersinЩелчок средней кнопкой & мыши показывает актуальный размер комикса
& Karikatürün üzerine farenin orta tuşuyla tıklamak karikatürü özgün boyutta göstersinانقر بالزر الأوسط لعرض حجمها الأصلي
& Karikatürün üzerine farenin orta tuşuyla tıklamak karikatürü özgün boyutta göstersin漫画を中クリックしたら実際のサイズで表示する(L)
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.(103:19) Он сотворил луну для указания времен, солнце знаетсвой запад.
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.Designou a lua para marcar as estações; o sol sabe a hora do seu ocaso.
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.Du gjorde månen till att bestämma tiderna; solen vet stunden då den skall gå ned.
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.Du hast den Mond gemacht, das Jahr darnach zu teilen; die Sonne weiß ihren Niedergang.
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.Du skabte Månen for Festernes Skyld, Solen kender sin Nedgangs Tid;
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.El a făcut luna ca să arate vremile; soarele ştie cînd trebuie să apună.
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.Engkau membuat bulan menjadi penanda waktu, matahari tahu saat terbenamnya
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.God laat de maan en de zon op hun vaste tijden op en ondergaan.
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.Han gjorde månen til å fastsette tidene; solen kjenner sin nedgangstid.
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.Il a fait la lune pour marquer les temps; Le soleil sait quand il doit se coucher.
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.여호와께서 달로 절기를 정하심이여 해는 그 지는 것을 알도다
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.Kuun sinä olet tehnyt näyttämään aikoja; aurinko tietää laskunsa.
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.Naredil je mesec, da meri čase, in solnce, ki pozna zahod svoj.
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.Ngài đã làm nên mặt trăng để chỉ thì tiết; Mặt trời biết giờ lặn.
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.Ngài đã làm_nên mặt_trăng để chỉ thì tiết ; Mặt_trời biết giờ lặn .
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.Per segnare le stagioni hai fatto la luna e il sole che conosce il suo tramonto
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.Teremtett holdat ünnepeknek mutatására; a napot, a mely lenyugovását tudja.
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.Tú eres el que hizo la luna para las estaciones; el sol conoce su ocaso
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.Učinil mesiac na určenie časov, a slnce zná svoj západ.
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.Učinil měsíc k jistým časům, a slunce zná západ svůj.
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.Uczynił miesiąc dla pewnych czasów, a słońce zna zachód swój.
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.Εκαμε την σεληνην δια τους καιρους ο ηλιος γνωριζει την δυσιν αυτου.
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.Той е определил луната, за да показва времената; Слънцето знае кога да залязва.
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.עשה ירח למועדים שמש ידע מבואו׃
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.صنع القمر للمواقيت الشمس تعرف مغربها.
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.你 安 置 月 亮 為 定 節 令 . 日 頭 自 知 沉 落
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.你 安置 月亮 為定 節令 . 日 頭自知 沉落
- Öyleyse Ivan odanı göstersin.Dann wird Ivan Sie auf lhr Zimmer bringen.
- Öyleyse Ivan odanı göstersin.- Ivan Vás tedy vyprovodí do Vašeho pokoje.
- Öyleyse Ivan odanı göstersin.- Ja, jag precis om alla i.
- Öyleyse Ivan odanı göstersin.- Ja, jeg er bare om alle i.
- Öyleyse Ivan odanı göstersin. Martin, erken gel lütfen. Merak etme.- Áno, ja som len o all-in - Potom sa Ivan vám ukáže do svojej izby.
- Öyleyse Ivan odanı göstersin. Martin, erken gel lütfen. Merak etme.- Kyllä, olen vain noin all in - Sitten Ivan näyttää omaan huoneeseen.
- Öyleyse Ivan odanı göstersin. Martin, erken gel lütfen. Merak etme.- Sì, sono quasi tutti in - Allora Ivan vi mostrerà la vostra camera.
- Öyleyse Ivan odanı göstersin. Martin, erken gel lütfen. Merak etme.- Tak, jestem prawie wszystkie w - Wtedy Ivan pokaże Ci do pokoju.
- Öyleyse Ivan odanı göstersin. Martin, erken gel lütfen. Merak etme.- Ya, saya hampir semua masuk - Kemudian Ivan akan menunjukkan Anda ke kamar Anda.
- Öyleyse Ivan odanı göstersin. Martin, erken gel lütfen. Merak etme.- Ναι, είμαι ακριβώς για όλα μέσα - Στη συνέχεια, ο Ιβάν θα σας δείξει στο δωμάτιό σας.
- Öyleyse Ivan odanı göstersin. Martin, erken gel lütfen. Merak etme.- Да, я почти все дюйма - Тогда Иван покажу вам вашу комнату.
- Öyleyse Ivan odanı göstersin. Martin, erken gel lütfen. Merak etme.- Так, я майже все дюйма - Тоді Іван покажу вам вашу кімнату.
- Öyleyse Ivan odanı göstersin. Martin, erken gel lütfen. Merak etme.-- نعم ، إنني على وشك جميعا. -- ثم سوف تظهر لك ايفان لغرفتك.
- Öyleyse Ivan odanı göstersin. Martin, erken gel lütfen. Merak etme.ああ、マーティン、 早期にオフ、してください?
- Öyleyse Ivan odanı göstersin.- Vâng, tôi chỉ là về tất cả.
Park Hae Young'un acı çektiğini görmek istiyorsan... ...herkes onu parmakla göstersin istiyorsan, dön o zaman.Αν θέλεις να δεις τον Παρκ ΧεΓιουνγκ να υποφέρει, με όλους να ρίχνουν την ευθύνη σ'αυτόν, τότε επέστρεψε.
Park Hae Young'un acı çektiğini görmek istiyorsan... ...herkes onu parmakla göstersin istiyorsan, dön o zaman.اذا اردت رؤيت بارك هاي يونغ يتألم والكل يشير باصبعه نحوه, اذن فعودي
P saf meyve suyunun litresini göstersin. Bizden bulmamızı istedikleri şey bu.Så lad P være lig med antal liter af ren. og det er det de vil have os til at finde.
P saf meyve suyunun litresini göstersin.Čistý ovocný džus. Takže nechť se P rovná litry čistého džusu.