göstermiyor ile cümle
göstermiyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ama onlar "Hayır, ama kimseye göstermiyorlar" dediler ama biraz çıtlattılar.But they said, "No, but don't show anyone." But they slipped up.
Ayrıca onları kesip açtığımızda midyelerin anatomik özelliklerini göstermiyorlardı.And when we cut them open, they didn't have the anatomy of a clam.
Her zaman göstermiyorlar.They do not always mark it.
Aicha'nın oğlunun neden suçlandığını duyduğunda aynı şefkati göstermiyorlardı.But when people learned what her son was accused of, she didn't get that sympathy.
Bana saygı göstermiyorsun.You don't respect me.[br]
Sonra kendi kendime, ‹‹İşte benim derdim bu!›› dedim, ‹‹Yüceler Yücesi gücünü göstermiyor artık.››Then I thought, "I will appeal to this: the years of the right hand of the Most High."
Girdiğiniz adres (URL) belirli bir kaynağı göstermiyor.The U niform R esource L ocator (URL) that you entered did not refer to a specific resource.
Gittikçe izole edilmiş olmasına rağmen, Kabila ayakta durma belirtisi göstermiyor.Although increasingly isolated, Kabila shows no sign of standing down.
Ülkede bir enerji krizi yaşanıyor ve enerji kaynakları yeterince çeşitlilik göstermiyor.It suffers from an energy crisis and lack of diversification of energy resources.
Yunanistan'ın dışında, fiyatlarla maaşlar Balkan ülkeleri arasında pek farklılık göstermiyor.With the exception of Greece, costs and salaries do not differ much across Balkan countries.
Böylelikle günlük zaman mevsimlere göre değişiklik göstermiyordu.Das Gefieder zeigt keine jahreszeitlichen Veränderungen.
Kadınlar ona ilgi göstermiyordu.Les femmes ne faisaient pas attention à lui.
Ağır suçlarından hiçbir pişmanlık belirtisi göstermiyorlar ama suç üstüne suç işlemeye devam ediyorlar.Ils ne montrent aucun regret pour leurs forfaits mais continuent de commettre crime sur crime.
Castellaneta'nın normal konuşma sesi, Homer ile benzerlik göstermiyor.La voix normale de Castellaneta ne ressemble pas à celle d'Homer.
Gereksiz içerikler için gayret göstermiyoruz.No queremos causar dificultades innecesarias.
Artık bu yaratık ne olursa olsun, kendisini 40 senedir göstermiyor. ^Esta no sería instalada hasta dentro de 40 años.
Neden onu ona göstermiyorsun?Perché non glielo mostri?
Hiç beklemeğe tahammül göstermiyorsunuz.Non lamentarti mentre l'aspetti.
Castellaneta'nın normal konuşma sesi, Homer ile benzerlik göstermiyor.Нормальный голос Дэна Кастелланеты не имеет никакого сходства с голосом Гомера.
Vitaminenerji web sitesi, 'atılan' ürün için içerik veya kafein göstermiyor.Сеть кофеен Traveler’s Coffee не реализует алкогольные и алкоголесодержащие напитки.
Castellaneta'nın normal konuşma sesi, Homer ile benzerlik göstermiyor.A voz normal de Castellaneta não tem similaridade com a de Homer.
Castellaneta'nın normal konuşma sesi, Homer ile benzerlik göstermiyor.Dan Castellanetas normala röster har ingen likhet med Homers.
Hiç beklemeğe tahammül göstermiyorsunuz.Förlåt mig, jag orkade inte uthärda.
Babasından farklı olarak Erdebil şeyhlerine hoşgörü göstermiyordu.На відміну від батька він не відрізнявся особливими даруваннями.
Tom Mary'ye saygı göstermiyor.Том не поважає Мері.
Castellaneta'nın normal konuşma sesi, Homer ile benzerlik göstermiyor.Původní hlas Dana Castellanety není podobný hlasu Homera.
Castellaneta'nın normal konuşma sesi, Homer ile benzerlik göstermiyor.Castellanetas normale talestemme har ingen lighed med Homers.
Gereksiz içerikler için gayret göstermiyoruz.我々はあなた方に不必要な困難を起こさせまい。
Babasından farklı olarak Erdebil şeyhlerine hoşgörü göstermiyordu.恥ずかしがり屋の父親と違い、羞恥心はない。
Bu, tuşların özel karakterler (Komutanlığı, Shift, Option) ile birlikte itmesini göstermiyor.它沒有顯示當鍵與特殊字符(Command,Shift,Option)一起推送時發生的情況。
Gereksiz içerikler için gayret göstermiyoruz.불필요한 기기는 사용하지 않는다.
Artık bu yaratık ne olursa olsun, kendisini 40 senedir göstermiyor. ^След изложението съдбата му е неизвестна 40 години.
Ancak bu başarılar teknolojik altyapıdaki bir ilerlemeyi göstermiyordu.Tieto úspechy mohli byť oveľa vyššie nebyť technických problémov s torpédami.
1990'da 10 milyar dolar iken, bugün 50 milyar dolar değerinde, ve hiç yavaşlama belirtisi göstermiyor.1990년 약 100억 달러에서 오늘날 전 세계적으로 500억 달러의 가치를 지니고 있고, 쇠퇴할 기미는 보이지 않고 있습니다.
1990'da 10 milyar dolar iken, bugün 50 milyar dolar değerinde, ve hiç yavaşlama belirtisi göstermiyor.Jego wartość wzrosła z 10 mld w 1990 do 50 mld dzisiaj i tempo wzrostu nie maleje.
1990'da 10 milyar dolar iken, bugün 50 milyar dolar değerinde, ve hiç yavaşlama belirtisi göstermiyor.Oproti asi deseti miliardám v roce 1990 má dnes globálně hodnotu padesát a nevykazuje ani náznak zpomalení.
1990'da 10 milyar dolar iken, bugün 50 milyar dolar değerinde, ve hiç yavaşlama belirtisi göstermiyor.מבערך 10 מיליארד ב-1990 היא שווה 50 מיליארד דולר היום והיא אינה מגלה שום סימנים של האטה
1990'da 10 milyar dolar iken, bugün 50 milyar dolar değerinde, ve hiç yavaşlama belirtisi göstermiyor.今日では全世界で 500 億ドルに達し 衰える兆しを見せません 今後 4 年間で
Aicha'nın oğlunun neden suçlandığını duyduğunda aynı şefkati göstermiyorlardı.Aber wenn die Leute erfuhren, wofür ihr Sohn angeklagt war, bekam sie diese Sympathie nicht.
Aicha'nın oğlunun neden suçlandığını duyduğunda aynı şefkati göstermiyorlardı.Ale gdy dowiedzą się, o co był oskarżony jej syn, to już nie ma tego współczucia.
Aicha'nın oğlunun neden suçlandığını duyduğunda aynı şefkati göstermiyorlardı.Ale když se lidé dozvěděli, z čeho byl její syn obviněn, té sympatie se jí nedostalo.
Aicha'nın oğlunun neden suçlandığını duyduğunda aynı şefkati göstermiyorlardı.Dar când oamenii au aflat de ceea ce era acuzat fiul ei ea nu primea acea simpatie.
Aicha'nın oğlunun neden suçlandığını duyduğunda aynı şefkati göstermiyorlardı.De amikor meghallották, mivel vádolják az ő fiát, ő nem kapott vigaszt.
Aicha'nın oğlunun neden suçlandığını duyduğunda aynı şefkati göstermiyorlardı.기소당했다는 것을 알았을 때, 그녀는 그런 동정을 얻지 못했습니다.
Aicha'nın oğlunun neden suçlandığını duyduğunda aynı şefkati göstermiyorlardı.les accusations contre son fils, Ils ne faisaient preuve d'aucune sympathie à son égard.
Aicha'nın oğlunun neden suçlandığını duyduğunda aynı şefkati göstermiyorlardı.Maar toen mensen hoorden waarvan haar zoon werd beschuldigd, kreeg zij die sympathie niet.
Aicha'nın oğlunun neden suçlandığını duyduğunda aynı şefkati göstermiyorlardı.Namun saat orang-orang tahu bahwa putranya sedang dituntut, dia tidak mendapat simpati itu.
Aicha'nın oğlunun neden suçlandığını duyduğunda aynı şefkati göstermiyorlardı.Nhưng khi mọi người biết được những gì con trai cô ấy bị buộc tội cô ấy không hề được cảm thông.
Aicha'nın oğlunun neden suçlandığını duyduğunda aynı şefkati göstermiyorlardı.Pero cuando supieron de lo que se acusaba a su hijo ella no tuvo esa solidaridad.
Aicha'nın oğlunun neden suçlandığını duyduğunda aynı şefkati göstermiyorlardı.Quando però venivano a sapere quello di cui suo figlio era accusato, lei non ne riceveva affatto.
Aicha'nın oğlunun neden suçlandığını duyduğunda aynı şefkati göstermiyorlardı.Αλλά όταν οι άνθρωποι μάθαιναν για τι κατηγορούσαν το γιο της, δεν λάμβανε αυτή τη συμπόνοια.
Aicha'nın oğlunun neden suçlandığını duyduğunda aynı şefkati göstermiyorlardı.Когда же же люди узнавали, в чем обвиняют ее сына, она этого сочувствия не получала.
Aicha'nın oğlunun neden suçlandığını duyduğunda aynı şefkati göstermiyorlardı.Но когато хората научаваха за какво беше обвинен нейния син, тя не получаваше никакво съчувствие.
Aicha'nın oğlunun neden suçlandığını duyduğunda aynı şefkati göstermiyorlardı.במה בנה מואשם, היא לא קיבלה אהדה כלל.
Aicha'nın oğlunun neden suçlandığını duyduğunda aynı şefkati göstermiyorlardı.ما اتهم به ابنها لم تتلق ذلك التعاطف
Aicha'nın oğlunun neden suçlandığını duyduğunda aynı şefkati göstermiyorlardı.彼女は同情されませんでした でも 私たちは同じくらい苦しんでいるのです
Aicha'nın oğlunun neden suçlandığını duyduğunda aynı şefkati göstermiyorlardı.距噶仔被指控果阵, 距唔受到同情。
Ama bulgularımız bunu göstermiyor.Ale to nezodpovedalo tomu, čo sme zistili.
Ama bulgularımız bunu göstermiyor.Ale zjišťujeme, že je to jinak.
Ama bulgularımız bunu göstermiyor.Dar nu asta am găsit.