gösteriyor ile cümle

gösteriyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bu aslında bir parça kas dokusunu ve yapısal parçalarının içinden kası nasıl inşaa ettiğimizi gösteriyor.هذا في الواقع قطعة من العضل و كيف ننظر خلال مكوناتها لنتمكن بالفعل من هندسة العضلة.
Bu aslında bir parça kas dokusunu ve yapısal parçalarının içinden kası nasıl inşaa ettiğimizi gösteriyor.その構造のつくり方を示しています 細胞を取り出し増やした後に
Bu atıkları 2. el ürün olarak gösteriyorlar.Deklarují odpad jako "second hand" zboží.
Bu, aynı derecede gelişmişliği gösteriyor.Ceea ce sugerează că există niveluri similare de dezvoltare.
Bu, aynı derecede gelişmişliği gösteriyor.Cela sous-entend donc des niveaux de développement similaires.
Bu, aynı derecede gelişmişliği gösteriyor.Das lässt auf ziemlich ähnliche Entwicklungsgrade schließen.
Bu, aynı derecede gelişmişliği gösteriyor.Dat suggereert ongeveer gelijke ontwikkelingsniveaus.
Bu, aynı derecede gelişmişliği gösteriyor.Esto sugiere que cuentan con con niveles similares de desarrollo.
Bu, aynı derecede gelişmişliği gösteriyor.Gyanítható a hasonló fejlettségi fok.
Bu, aynı derecede gelişmişliği gösteriyor.Hal itu menunjukkan tingkat perkembangan yang serupa.
Bu, aynı derecede gelişmişliği gösteriyor.이것은 비슷한 발전의 단계를 보여주고 있지요.
Bu, aynı derecede gelişmişliği gösteriyor.Questo ci fa pensare che c'è un tasso di sviluppo molto simile.
Bu, aynı derecede gelişmişliği gösteriyor.Sugeruje to podobne poziomy rozwoju.
Bu, aynı derecede gelişmişliği gösteriyor.Предположенията са за прекалено близки нива на развитие.
Bu, aynı derecede gelişmişliği gösteriyor.Это говорит об относительно одинаковом уровне развития.
Bu, aynı derecede gelişmişliği gösteriyor.זה רומז ששם יש רמות התפתחות די דומות.
Bu, aynı derecede gelişmişliği gösteriyor.و هذا يدل على انهما يتماثلان فيما يخص التنمية
Bu, aynı derecede gelişmişliği gösteriyor.しかし中程の 20才から45才では
Bu balonlar ülke ortalamalarını gösteriyor, fakat onları bölebilirim.Bubblorna visar landets genomsnitt, men jag kan dela upp dem.
Bu balonlar ülke ortalamalarını gösteriyor, fakat onları bölebilirim.Bulele arată media per ţară, dar le pot diviza.
Bu balonlar ülke ortalamalarını gösteriyor, fakat onları bölebilirim.Deze cirkels laten de gemiddelden van een land zien, maar ik kan een land opdelen.
Bu balonlar ülke ortalamalarını gösteriyor, fakat onları bölebilirim.Disse bobler viser landenes gennemsnit men jeg kan dele dem op.
Bu balonlar ülke ortalamalarını gösteriyor, fakat onları bölebilirim.Estas burbujas muestran promedios por país, pero puedo separarlas.
Bu balonlar ülke ortalamalarını gösteriyor, fakat onları bölebilirim.Ezek a buborékok az országok átlagát mutatják, de fel tudom őket bontani.
Bu balonlar ülke ortalamalarını gösteriyor, fakat onları bölebilirim.Gelembung ini menunjukkan rata-rata pada suatu negara, tapi aku bisa membaginya.
Bu balonlar ülke ortalamalarını gösteriyor, fakat onları bölebilirim.Guličky nám ukazujú štatistický priemer krajiny, ale ja ho môžem rozdeliť.
Bu balonlar ülke ortalamalarını gösteriyor, fakat onları bölebilirim.이 원들은 그 나라의 평균을 보여줍니다. 하지만 그걸 쪼개서 볼 수도 있죠.
Bu balonlar ülke ortalamalarını gösteriyor, fakat onları bölebilirim.Kuličky nám ukazují statistický průměr země, ale já ho můžu rozdělit.
Bu balonlar ülke ortalamalarını gösteriyor, fakat onları bölebilirim.Les bulles montrent les moyennes par pays, mais je peux les diviser.
Bu balonlar ülke ortalamalarını gösteriyor, fakat onları bölebilirim.Những bông bống này chỉ rằng các nước trung binh nhưng tôi có thể chia chúng ra
Bu balonlar ülke ortalamalarını gösteriyor, fakat onları bölebilirim.Queste bolle mostrano la media in ogni paese, ma posso dividerle.
Bu balonlar ülke ortalamalarını gösteriyor, fakat onları bölebilirim.Te pęcherzyki pokazują średnie krajowe ale mogę je rozdzielić
Bu balonlar ülke ortalamalarını gösteriyor, fakat onları bölebilirim.Ti mehurčki kažejo povprečja držav. A lahko jih razcepim.
Bu balonlar ülke ortalamalarını gösteriyor, fakat onları bölebilirim.Αυτές οι φούσκες δείχνουν το μέσο όρο σε κάθε χώρα αλλά μπορώ να τις χωρίσω.
Bu balonlar ülke ortalamalarını gösteriyor, fakat onları bölebilirim.Эти пузырьки показывают страны в среднем, но я могу разделить их.
Bu balonlar ülke ortalamalarını gösteriyor, fakat onları bölebilirim.הבועות הללו מייצגות ממוצע של המדינות,
Bu balonlar ülke ortalamalarını gösteriyor, fakat onları bölebilirim.هذه الفقاعات تظهر متوسطات البلدان ولكنني أستطيع أن أقسمهم
Bu balonlar ülke ortalamalarını gösteriyor, fakat onları bölebilirim.分けてみる事も出来る。 例えば中国。地域ごとに分けると
Bu bana gerçek anlamda bir affetmenin olduğunu gösteriyor .Ésto demuestra que se trata un perdón verdadero.
Bu bana gerçek anlamda bir affetmenin olduğunu gösteriyor .זה מראה לי שישנה סליחה אמיתית.
Bu bana gerçek anlamda bir affetmenin olduğunu gösteriyor .فهذا يبين لي أنه يوجد تسامح فعلي بين الناس
Bu bana gerçek anlamda bir affetmenin olduğunu gösteriyor .許しは私達に不可欠なのです、共同体を復興したいと思うなら。
Bu bana müziğin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor.Das sagt mir, wie viel Macht Musik hat.
Bu bana müziğin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor.Está confirmado assim o poder da música.
Bu bana müziğin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor.Me dice lo poderosa que es la música.
Bu başka bir vaka, bir bıçaklanma. Bu vaka da neler yapabileceğimizi çok iyi gösteriyor.Hier weer een andere zaak, een steekpartij.
Bu bazı işlerin nasıl yürüdüğünü gösteriyor.C'est juste la façon dont on fait certaines affaires.
Bu bazı işlerin nasıl yürüdüğünü gösteriyor.Det är helt enkel så affärer görs.
Bu bazı işlerin nasıl yürüdüğünü gösteriyor.Det er bare sådan forretning gøres.
Bu bazı işlerin nasıl yürüdüğünü gösteriyor.É assim que alguns negócios são feitos.
Bu bazı işlerin nasıl yürüdüğünü gösteriyor.È esattamente come si svolgono certi affari.
Bu bazı işlerin nasıl yürüdüğünü gösteriyor.Ez csak egy módja az üzletkötésnek, mondják.
Bu bazı işlerin nasıl yürüdüğünü gösteriyor.Het is gewoon hoe sommige zaken worden gedaan.
Bu bazı işlerin nasıl yürüdüğünü gösteriyor.사업을 하는 과정이라 여깁니다.
Bu bazı işlerin nasıl yürüdüğünü gösteriyor.Po prostu tak się robi niektóre interesy.
Bu bazı işlerin nasıl yürüdüğünü gösteriyor.Pur și simplu așa se fac unele afaceri.
Bu bazı işlerin nasıl yürüdüğünü gösteriyor.Que es así como se hacen los negocios.
Bu bazı işlerin nasıl yürüdüğünü gösteriyor.So werden eben manche Geschäfte gemacht.
Bu bazı işlerin nasıl yürüdüğünü gösteriyor.Tak to proste funguje v biznise.
Bu bazı işlerin nasıl yürüdüğünü gösteriyor.Và đó là cách một số thương vụ đã được thực hiện.

İlgili Sayfalar