gösteriyor ile cümle

gösteriyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bir kısmı çok büyük değişkenlik gösteriyor.Một vài trong số đó cho thấy tính biến đổi lớn hơn.
Bir kısmı çok büyük değişkenlik gösteriyor.Niektóre z nich pokazują dużą zmienność.
Bir kısmı çok büyük değişkenlik gösteriyor.Sommigen van hen geven een grotere variabiliteit te zien.
Bir kısmı çok büyük değişkenlik gösteriyor.Unele arată un nivel crescut de variabilitate.
Bir kısmı çok büyük değişkenlik gösteriyor.Κάποιες δείχνουν μεγαλύτερη μεταβλητότητα.
Bir kısmı çok büyük değişkenlik gösteriyor.В некоторых наблюдаются большие колебания.
Bir kısmı çok büyük değişkenlik gösteriyor.Някои от тях показват по-голяма променливост.
Bir kısmı çok büyük değişkenlik gösteriyor.כמה מהן מראות שונות גדולה יותר.
Bir kısmı çok büyük değişkenlik gösteriyor.بعض منهم عرض قدر أكبر من التباين.
Bir kısmı çok büyük değişkenlik gösteriyor.しかし全部 自然の変動が
Birleşik Krallık'ın arazi alanını gösteriyor.Die kleine blauwe stip toont je het landoppervlak van het V.K..
Birleşik Krallık'ın arazi alanını gösteriyor.영국의 국토 면적입니다.
Birleşik Krallık'ın arazi alanını gösteriyor.של הממלכה המאוחדת,
Birleşik Krallık'ın arazi alanını gösteriyor.للملكة المتحدة
Birleşik Krallık'ın arazi alanını gösteriyor.横軸は人口密度を示します
Bir nesne alıyorsunuz ve ona bunu nasıl tutacağını gösteriyorsunuz.Ada sebuah benda di sana dan kami menunjukkan kepadanya bagaimana mengambil benda itu.
Bir nesne alıyorsunuz ve ona bunu nasıl tutacağını gösteriyorsunuz.Aveam un obiect și îi arătam cum să îl apuce.
Bir nesne alıyorsunuz ve ona bunu nasıl tutacağını gösteriyorsunuz.Avete un oggetto e gli mostrate come afferrarlo.
Bir nesne alıyorsunuz ve ona bunu nasıl tutacağını gösteriyorsunuz.Bạn có một đồ vật, chúng tôi chỉ cách cho bé làm thế nào để nắm lấy các đồ vật đó.
Bir nesne alıyorsunuz ve ona bunu nasıl tutacağını gösteriyorsunuz.Braliśmy przedmiot i pokazywaliśmy, jak go chwycić.
Bir nesne alıyorsunuz ve ona bunu nasıl tutacağını gösteriyorsunuz.Držíte předmět a my jsme mu ukazovali, jak uchopit tento předmět.
Bir nesne alıyorsunuz ve ona bunu nasıl tutacağını gösteriyorsunuz.Je hebt een voorwerp, en wij laten hem zien hoe hij het moet pakken.
Bir nesne alıyorsunuz ve ona bunu nasıl tutacağını gösteriyorsunuz.어떤 물건이 있으면 우리가 그에게 어떻게 그 물건을 잡는지 보여주는 거에요.
Bir nesne alıyorsunuz ve ona bunu nasıl tutacağını gösteriyorsunuz.Le enseñábamos cómo agarrar un objeto.
Bir nesne alıyorsunuz ve ona bunu nasıl tutacağını gösteriyorsunuz.Man har en genstand, og vi viste ham hvordan man tager fat i genstanden.
Bir nesne alıyorsunuz ve ona bunu nasıl tutacağını gösteriyorsunuz.Man har ett föremål och visar honom hur man tar tag i föremålet.
Bir nesne alıyorsunuz ve ona bunu nasıl tutacağını gösteriyorsunuz.Man hat ein Objekt, und man zeigt ihm, wie man es greifen kann.
Bir nesne alıyorsunuz ve ona bunu nasıl tutacağını gösteriyorsunuz.Máte predmet a a ukázali sme mu ako tento predmet zobrať do ruky.
Bir nesne alıyorsunuz ve ona bunu nasıl tutacağını gösteriyorsunuz.Minulla on esine, ja me näytämme hänelle, miten siihen tartutaan.
Bir nesne alıyorsunuz ve ona bunu nasıl tutacağını gösteriyorsunuz.On prenait un objet, et on lui montrait comment s'en saisir.
Bir nesne alıyorsunuz ve ona bunu nasıl tutacağını gösteriyorsunuz.Tem-se um objecto e mostrávamos-lhe como agarrar o objecto.
Bir nesne alıyorsunuz ve ona bunu nasıl tutacağını gösteriyorsunuz.Van nálad egy tárgy, és mutattuk neki, hogy hogyan fogja meg ezt a tárgyat.
Bir nesne alıyorsunuz ve ona bunu nasıl tutacağını gösteriyorsunuz.Έχουμε ένα αντικείμενο, και του δείχναμε πώς να γραπώνει το αντικείμενο.
Bir nesne alıyorsunuz ve ona bunu nasıl tutacağını gösteriyorsunuz.Имаш предмет, ние му показвахме как да хване предмета.
Bir nesne alıyorsunuz ve ona bunu nasıl tutacağını gösteriyorsunuz.Мы брали какой-нибудь предмет и показывали ему, как схватить этот предмет.
Bir nesne alıyorsunuz ve ona bunu nasıl tutacağını gösteriyorsunuz.У Вас є предмет, і ми показуємо, як схопити цей предмет.
Bir nesne alıyorsunuz ve ona bunu nasıl tutacağını gösteriyorsunuz.ישנו עצם, ואנו הראינו לו איך ללפות את העצם הזה.
Bir nesne alıyorsunuz ve ona bunu nasıl tutacağını gösteriyorsunuz.يكون لديك شيء، ونريه كيفية امساك الشيء.
Bir nesne alıyorsunuz ve ona bunu nasıl tutacağını gösteriyorsunuz.物を掴むことを教えます ミラーニューロンの理論によると
Bir restaurant seçiyor. Size fiyatı, mevkiyi ve hakkında kaç oy kullanıldığını gösteriyor.Na ekranie wyświetli się nazwa pobliskiej restauracji wraz z ceną, adresem i oceną.
Bir restaurant seçiyor. Size fiyatı, mevkiyi ve hakkında kaç oy kullanıldığını gösteriyor.Nó sẽ đề xuất một nhà hàng, đưa ra giá, địa điểm và xếp hạng của nhà hàng đó
Bir şekilde orada nelerin olduğunu gösteriyor.Arată, într-un fel, ce e în interior.
Bir şekilde orada nelerin olduğunu gösteriyor.De algún modo muestra lo que hay.
Bir şekilde orada nelerin olduğunu gösteriyor.En un sens, elle montre ce qui est là.
Bir şekilde orada nelerin olduğunu gösteriyor.In un certo senso, mostra quello che c'è all'interno.
Bir şekilde orada nelerin olduğunu gösteriyor.Irgendwie zeigt es also, was da ist.
Bir şekilde orada nelerin olduğunu gösteriyor.그래서 이런 방법으로 조직내 신경들을 보여주기 시작한거죠.
Bir şekilde orada nelerin olduğunu gösteriyor.Op de een op andere manier toont het wat er is.
Bir şekilde orada nelerin olduğunu gösteriyor.Pokazuje co tam jest.
Bir şekilde orada nelerin olduğunu gösteriyor.Portanto, de certa forma, revela-nos o que lá existe.
Bir şekilde orada nelerin olduğunu gösteriyor.Takto nejako nám ukáže, čo je vo vnútri.
Bir şekilde orada nelerin olduğunu gösteriyor.Tehát megmutatja, mi van itt.
Bir şekilde orada nelerin olduğunu gösteriyor.Tímto způsobem nám ukáže, co v mozku je.
Bir şekilde orada nelerin olduğunu gösteriyor.Vì vậy bằng cách nào đó, nó chỉ ra rằng cái gì trong đó (bộ não)
Bir şekilde orada nelerin olduğunu gösteriyor.Έτσι, μας δείχνει κατά κάποιο τρόπο τι υπάρχει μέσα.
Bir şekilde orada nelerin olduğunu gösteriyor.А так можно увидеть, что внутри.
Bir şekilde orada nelerin olduğunu gösteriyor.Някак си, то показва, какво има там.
Bir şekilde orada nelerin olduğunu gösteriyor.כך שבצורה הזאת ניתן לראות מה קורה שם.
Bir şekilde orada nelerin olduğunu gösteriyor.إذاً بطريقة ما فإنها تظهر ما يوجد هناك.
Bir şekilde orada nelerin olduğunu gösteriyor.現代神経科学の祖として名高い

İlgili Sayfalar