gösteriyor ile cümle

gösteriyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Araştırmacılara nereye yöneleceklerini gösteriyor.De giver forskere en pejling af hvor de skal hen.
Araştırmacılara nereye yöneleceklerini gösteriyor.Ele dau cercetătorilor un sprijin în a şti încotro să meargă.
Araştırmacılara nereye yöneleceklerini gösteriyor.Elles donnent aux chercheurs la possibilité de savoir où aller.
Araştırmacılara nereye yöneleceklerini gösteriyor.Fogódzót adnak a kutatóknak azzal kapcsolatban, hogy merre menjenek.
Araştırmacılara nereye yöneleceklerini gösteriyor.연구원들에게 어디로 나아가야 할지를 알려주는 방향타가 되어 줍니다.
Araştırmacılara nereye yöneleceklerini gösteriyor.Mereka memberikan pegangan kepada para ilmuwan tentang ke mmana harus melangkah.
Araştırmacılara nereye yöneleceklerini gösteriyor.Nó cung cấp một sự hướng dẫn cho các nhà nghiên cứu về địa điểm cần phải đi tới.
Araştırmacılara nereye yöneleceklerini gösteriyor.Oferecem aos investigadores uma forma de controlar para onde vão.
Araştırmacılara nereye yöneleceklerini gösteriyor.Poskytuje vědcům určitá vodítka.
Araştırmacılara nereye yöneleceklerini gösteriyor.Sie geben Wissenschaftlern Richtung für weitere Arbeiten.
Araştırmacılara nereye yöneleceklerini gösteriyor.Son una guía para investigadores.
Araştırmacılara nereye yöneleceklerini gösteriyor.Ze geven onderzoekers een handvat over waar naartoe te gaan.
Araştırmacılara nereye yöneleceklerini gösteriyor.Δίνουν στους ερευνητές μία υπόδειξη για το πού να κατευθυνθούν.
Araştırmacılara nereye yöneleceklerini gösteriyor.Вони надають вченим напрямок їхніх досліджень.
Araştırmacılara nereye yöneleceklerini gösteriyor.Они позволяют исследователям определять, куда двигатся.
Araştırmacılara nereye yöneleceklerini gösteriyor.Те дават на учените опора накъде да тръгнат.
Araştırmacılara nereye yöneleceklerini gösteriyor.הם נותנים לחוקרים כיוון לאן להתקדם.
Araştırmacılara nereye yöneleceklerini gösteriyor.فهي توفر للباحثين أداةً يتوجهوا بها.
Araştırmacılara nereye yöneleceklerini gösteriyor.道筋を示してくれます しかし解析を行った被験者は指で数える程なので
Araştırmalar gösteriyor ki, birçok anne baba kurumda kalmasındansa çocuklarına kendileri bakmak istiyor.아이들을 버렸다는 이유로 손가락질을 합니다 그러나 한 조사 결과에서 대부분의 부모는 자녀를 원했지만 자식을 보육원에 보내는 제일 큰 이유는
Araştırmalar gösteriyor ki, birçok anne baba kurumda kalmasındansa çocuklarına kendileri bakmak istiyor.בגלל נטישת ילדיהם, אבל מחקרים מראים שרוב ההורים רוצים את ילדיהם, והגורמים המרכזיים מאחורי ההכנסה למוסדות הם
Araştırmalar gösteriyor ki, birçok anne baba kurumda kalmasındansa çocuklarına kendileri bakmak istiyor.ほとんどの親は 子どもと暮らしたいのです 子どもを施設に送る 主な理由は 貧困 障害 民族的な問題です
Araştırmalar gösteriyor ki, bu durum ayrıca çocuklara da faydalı.게다가 이렇게 사망율과 질병율이 낮은 가족들의
Araştırmalar gösteriyor ki, bu durum ayrıca çocuklara da faydalı.זה גם טוב לילדים של אותם משפחות,
Araştırmalar gösteriyor ki, bu durum ayrıca çocuklara da faydalı.أظهرت الآبحاث أنه جيد أيضا للآطفال تلك الآسر ,
Araştırmalar gösteriyor ki, bu durum ayrıca çocuklara da faydalı.その子どもたちの死亡率と疾病罹患率がより低くなります
Araştırma mekansal ve matematik becerilerinde yardımcı olduğunu gösteriyor.Des études montrent qu'ils aident à perfectionner les aptitudes spatiales et mathématiques.
Araştırma mekansal ve matematik becerilerinde yardımcı olduğunu gösteriyor.La ricerca mostra che aiuta a raffinare le abilità spaziali e matematiche".
Araştırma mekansal ve matematik becerilerinde yardımcı olduğunu gösteriyor.Undersøgelser viser, at LEGO styrker den rumlige sans og øger matematik-forståelsen.
Araştırma mekansal ve matematik becerilerinde yardımcı olduğunu gösteriyor.Untersuchungen zeigen, dass es hilft, räumliches und mathematisches Denken zu fördern.
Arkamdaki slayt oldukça yüzeysel bir şekilde bunun hayvanlarda ne kadar yaygın olduğunu gösteriyor.A ten slajd za mnou to je jen zlomek toho jak moc rozmanité v živočišné říši jsou.
Arkamdaki slayt oldukça yüzeysel bir şekilde bunun hayvanlarda ne kadar yaygın olduğunu gösteriyor.De dia achter me geeft slechts een fractie weer van hoe wijdverspreid ze zijn onder dieren.
Arkamdaki slayt oldukça yüzeysel bir şekilde bunun hayvanlarda ne kadar yaygın olduğunu gösteriyor.E o slide atrás de mim mostra muito superficialmente quão diferentes eles são entre os animais.
Arkamdaki slayt oldukça yüzeysel bir şekilde bunun hayvanlarda ne kadar yaygın olduğunu gösteriyor.Et la diapositive derrière moi ne répond que très superficiellement à leur fréquence chez les animaux.
Arkamdaki slayt oldukça yüzeysel bir şekilde bunun hayvanlarda ne kadar yaygın olduğunu gösteriyor.Iar diapozitivul din spate abia dacă arată succint cât de diferite sunt la animale,
Arkamdaki slayt oldukça yüzeysel bir şekilde bunun hayvanlarda ne kadar yaygın olduğunu gösteriyor.동물의 음경 형태는 실로 다양해서, 이 슬라이드에 나와 있는 정도는 그야말로 빙산의 일각에 지나지 않습니다.
Arkamdaki slayt oldukça yüzeysel bir şekilde bunun hayvanlarda ne kadar yaygın olduğunu gösteriyor.La diapositiva che vedete alle mie spalle mostra a malapena quanto questa struttura sia diffusa negli animali.
Arkamdaki slayt oldukça yüzeysel bir şekilde bunun hayvanlarda ne kadar yaygın olduğunu gösteriyor.Slajd, który widać za mną zaledwie dotyka problemu ich rozpowszechnienia wśród zwierząt.
Arkamdaki slayt oldukça yüzeysel bir şekilde bunun hayvanlarda ne kadar yaygın olduğunu gösteriyor.Und auf der Folie hinter mir sehen Sie nur einen winzigen Teil der zahlreichen Varianten in der Tierwelt.
Arkamdaki slayt oldukça yüzeysel bir şekilde bunun hayvanlarda ne kadar yaygın olduğunu gösteriyor.Y la diapositiva que tengo detrás apenas muestra por encima la diversidad que presentan en el mundo animal.
Arkamdaki slayt oldukça yüzeysel bir şekilde bunun hayvanlarda ne kadar yaygın olduğunu gösteriyor.Η εικόνα πίσω μου αντιπροσωπεύει στο ελάχιστο την τεράστια ποικιλία ειδών πέους στα ζώα.
Arkamdaki slayt oldukça yüzeysel bir şekilde bunun hayvanlarda ne kadar yaygın olduğunu gösteriyor.Слайда зад мен едва докосва повърхността на това колко разпространени са те при животните.
Arkamdaki slayt oldukça yüzeysel bir şekilde bunun hayvanlarda ne kadar yaygın olduğunu gösteriyor.Слайд позади меня только поверхностно отражает, насколько широко они распространены у животных.
Arkamdaki slayt oldukça yüzeysel bir şekilde bunun hayvanlarda ne kadar yaygın olduğunu gösteriyor.והשקופית מאחורי בקושי מגרדת את פני השטח בכמה הם נפוצים בעולם החי.
Arkamdaki slayt oldukça yüzeysel bir şekilde bunun hayvanlarda ne kadar yaygın olduğunu gösteriyor.والصور خلفي تظهر بوضوح مدى تنوعها وانتشارها في الحيوانات.
Arkamdaki slayt oldukça yüzeysel bir şekilde bunun hayvanlarda ne kadar yaygın olduğunu gösteriyor.動物界で見られるペニスの ほんの一例です 動物界のペニスは 本当に多種多様で
"Artık gerçek yüzünü gösteriyorsun," der anne."Acum se vede cine eşti," spune mama.
"Artık gerçek yüzünü gösteriyorsun," der anne."Agora estás a mostrar o que és," diz a mãe.
"Artık gerçek yüzünü gösteriyorsun," der anne."Bây giờ nó đã lộ bản chất thật," Người mẹ nói.
"Artık gerçek yüzünü gösteriyorsun," der anne."Jetzt zeigst du dein wahres Gesicht," sagt Mama.
"Artık gerçek yüzünü gösteriyorsun," der anne."Maintenant, tu montres ta vraie personnalité" se dit maman.
"Artık gerçek yüzünü gösteriyorsun," der anne. "Neden babasına çekiyor ki?" diye düşünür."Ahora veo cómo eres", dice la madre y piensa: ¿por qué se parece a su padre?".
"Artık gerçek yüzünü gösteriyorsun," der anne. "Neden babasına çekiyor ki?" diye düşünür."얘가 드디어 이... 본색이 드러났구나" 지 아빠 닮아가지고
"Artık gerçek yüzünü gösteriyorsun," der anne. "Neden babasına çekiyor ki?" diye düşünür."עכשיו אתה מראה את פניך האמיתיות" האם אומרת. היא חושבת: "למה הוא יצא כמו אבא שלו?"
"Artık gerçek yüzünü gösteriyorsun," der anne. "Neden babasına çekiyor ki?" diye düşünür.تقول الأم "الآن أظهرت ألوانك الحقيقية،". تفكر، "لماذا يشبه أبوه؟"
"Artık gerçek yüzünü gösteriyorsun," der anne. "Neden babasına çekiyor ki?" diye düşünür.それで子供に尋ねる 「どんな大人になるつもり?」
"Artık gerçek yüzünü gösteriyorsun," der anne."Nu toon je je ware aard," zegt mama. Ze denkt:
"Artık gerçek yüzünü gösteriyorsun," der anne."Ora mi mostri la tua vera personalità", dice mamma.
"Artık gerçek yüzünü gösteriyorsun," der anne."Pokazujesz prawdziwe oblicze" - mówi mama.
"Artık gerçek yüzünü gösteriyorsun," der anne.Мама говорит: "А ты, оказывается, умеешь обманывать", а сама думает:

İlgili Sayfalar