gösteriyor ile cümle
gösteriyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ama, ortaya çıkan sonuç daha zeki olduklarını gösteriyor.Ve skutečnosti jsou ale lidé čím dál chytřejší.
Ama, ortaya çıkan sonuç daha zeki olduklarını gösteriyor.Αλλά, στην πραγματικότητα, οι άνθρωποι, απ' ότι φαίνεται, γίνονται εξυπνότεροι.
Ama, ortaya çıkan sonuç daha zeki olduklarını gösteriyor.Но всъщност, хората, се оказва, поумняват.
Ama, ortaya çıkan sonuç daha zeki olduklarını gösteriyor.Но на самом деле, люди, оказывается, становятся всё умнее.
Ama, ortaya çıkan sonuç daha zeki olduklarını gösteriyor.אך למעשה, מתברר כי אנשים הופכים לחכמים יותר.
Ama, ortaya çıkan sonuç daha zeki olduklarını gösteriyor.ولكن، في الواقع، كما تبين، ان الناس يزدادون ذكاء.
Ama sanıyorum bu araştırma gösteriyor ki, İngiliz Aydınlanması ya da İskoç Aydınlanması,Ale myslím, že tento výzkum ukazuje, že britské nebo skotské osvícenství,
Ama sanıyorum bu araştırma gösteriyor ki, İngiliz Aydınlanması ya da İskoç Aydınlanması,De úgy gondolom, ez a kutatás mutatja, hogy a brit felvilágosodás vagy a skót felvilágosodás,
Ama sanıyorum bu araştırma gösteriyor ki,하지만 저는 이 연구가
Ama sanıyorum bu araştırma gösteriyor ki,אך לדעתי המחקר הזה מוכיח
Ama sanıyorum bu araştırma gösteriyor ki,لكنني اعتقد ان هذا البحث يبين
Ama sanıyorum bu araştırma gösteriyor ki,デビッド・ヒュームやアダム・スミスのイギリス式啓蒙の方が
Ama son araştırmalar gösteriyor ki... Park Hae Young mallarını ve değerli eşyalarını nakde dönüştürmüş.Αλλά ο κ. Παρκ πρόσφατα πουλούσε κρυφά υψηλής ποιότητας αντίκες και ακίνητες περιουσίες.
Ama son araştırmalar gösteriyor ki... Park Hae Young mallarını ve değerli eşyalarını nakde dönüştürmüş.لكن مؤخرا باع السيد بارك بشكل سري اشياء اثرية وغالية
Ama Tazmanya canavarının sayısı gerçekten inanılmaz hızlı bir şekilde düşüş gösteriyor.Aber die Population des Tasmanischen Teufels erlebt einen extrem schnellen Rückgang.
Ama Tazmanya canavarının sayısı gerçekten inanılmaz hızlı bir şekilde düşüş gösteriyor.Ale populace tasmánského čerta se v poslední době velice rychle zmenšuje.
Ama Tazmanya canavarının sayısı gerçekten inanılmaz hızlı bir şekilde düşüş gösteriyor.Ale populacja diabłów tasmańskich niezwykle szybko się kurczy.
Ama Tazmanya canavarının sayısı gerçekten inanılmaz hızlı bir şekilde düşüş gösteriyor.Dar populația de diavoli tasmanieni trece printr-un declin extrem de rapid.
Ama Tazmanya canavarının sayısı gerçekten inanılmaz hızlı bir şekilde düşüş gösteriyor.De a tasmaniai ördögök populációja szerfelett gyors hanyatlásnak esett.
Ama Tazmanya canavarının sayısı gerçekten inanılmaz hızlı bir şekilde düşüş gösteriyor.하지만 태즈매니아 데블의 개체수는 정말 엄청나게 빠른 속도로 감소하고 있습니다
Ama Tazmanya canavarının sayısı gerçekten inanılmaz hızlı bir şekilde düşüş gösteriyor.Maar de populatie van de Tasmaanse duivel ondergaat een extreem snelle achteruitgang.
Ama Tazmanya canavarının sayısı gerçekten inanılmaz hızlı bir şekilde düşüş gösteriyor.Mais leur population a subi un déclin extrêmement rapide.
Ama Tazmanya canavarının sayısı gerçekten inanılmaz hızlı bir şekilde düşüş gösteriyor.Ma la popolazione dei diavoli della Tasmania sta subendo un declino estremamente rapido.
Ama Tazmanya canavarının sayısı gerçekten inanılmaz hızlı bir şekilde düşüş gösteriyor.Mas a população de diabos da Tasmânia tem sofrido um declínio extremamente rápido.
Ama Tazmanya canavarının sayısı gerçekten inanılmaz hızlı bir şekilde düşüş gösteriyor.Men populationen av tasmanska pungdjävlar har undergått en verkligt extremt snabb nedgång.
Ama Tazmanya canavarının sayısı gerçekten inanılmaz hızlı bir şekilde düşüş gösteriyor.Namun populasi Tasmanian devil telah menurun dengan sangat cepat.
Ama Tazmanya canavarının sayısı gerçekten inanılmaz hızlı bir şekilde düşüş gösteriyor.Nhưng số lượng loài Tasmanian devil liên tục trải qua sự sụt giảm nhanh cực kỳ.
Ama Tazmanya canavarının sayısı gerçekten inanılmaz hızlı bir şekilde düşüş gösteriyor.Pero la población de demonios de Tasmania ha sido diezmada.
Ama Tazmanya canavarının sayısı gerçekten inanılmaz hızlı bir şekilde düşüş gösteriyor.Όμως ο πληθυσμός των Διαβόλων της Τασμανίας αντιμετωπίζει μία ραγδαία μείωση.
Ama Tazmanya canavarının sayısı gerçekten inanılmaz hızlı bir şekilde düşüş gösteriyor.Однако популяция тасманских дьяволов стала довольно быстро сокращаться.
Ama Tazmanya canavarının sayısı gerçekten inanılmaz hızlı bir şekilde düşüş gösteriyor.אך אוכלוסיית השד הטזמני קטנה באופן מהיר מאוד.
Ama Tazmanya canavarının sayısı gerçekten inanılmaz hızlı bir şekilde düşüş gösteriyor.ﻟﻜﻦ ﺗﻌﺪﺍﺩ ﺍﻟﻌﻔﺎﺭﻳﺖ ﺍﻟﺘﺎﺳﻤﺎﻧﻴﺔ ﻳﺘﻌﺮﺽ. الآن ﻻﻧﺤﺪﺍﺭ ﺳﺮﻳﻊ ﺟﺪﺍ
Ama Tazmanya canavarının sayısı gerçekten inanılmaz hızlı bir şekilde düşüş gösteriyor.ものすごい勢いで減少しています 実際に20〜30年以内に
Ama tekrar bu resmin sadece bir kısmını gösteriyor.34%, en industrie.
Ama tekrar bu resmin sadece bir kısmını gösteriyor.Dar din nou, este doar o parte din imagine.
Ama tekrar bu resmin sadece bir kısmını gösteriyor.Dies stellt jedoch nur einen Ausschnitt dar.
Ama tekrar bu resmin sadece bir kısmını gösteriyor.Jednak to znowu pokazuje jedynie fragment całości.
Ama tekrar bu resmin sadece bir kısmını gösteriyor.그러나 이것은 오직 그림의 일부만을 보여주고 있습니다.
Ama tekrar bu resmin sadece bir kısmını gösteriyor.Ma ancora, questo mostra solo una parte della situazione.
Ama tekrar bu resmin sadece bir kısmını gösteriyor.Porém novamente, só vemos uma parte do quadro.
Ama tekrar bu resmin sadece bir kısmını gösteriyor.Και αυτό όμως δείχνει μέρος της εικόνας.
Ama tekrar bu resmin sadece bir kısmını gösteriyor.Но опять же, это всего лишь часть общей картины.
Ama tekrar bu resmin sadece bir kısmını gösteriyor.Но това отново показва само част от картината.
Ama tekrar bu resmin sadece bir kısmını gösteriyor.אך זה שוב מראה רק חלק מהתמונה.
Ama tekrar bu resmin sadece bir kısmını gösteriyor.لكن مرة أخرى، إن ذلك يظهر جزء من الصورة.
Ama tekrar bu resmin sadece bir kısmını gösteriyor.仮に建築物を それに伴う運輸を あわせて見てみると--
Ama tüccarlar küçük bir hile yapıyor; Bu atıkları 2. el ürün olarak gösteriyorlar.Αλλά οι έμποροι χρησιμοποιούν ένα απλό τέχνασμα: δηλώνουν τα απόβλητα ως μεταχειρισμένα αγαθά.
-Amerika'dakinden bile kötü- bize gelir eşitsizliğini gösteriyor.Dat is nog erger dan in Amerika, qua inkomensongelijkheid.
-Amerika'dakinden bile kötü- bize gelir eşitsizliğini gösteriyor.미국 보다 더 심하며, 이는 소득 불평등을 보여줍니다
-Amerika'dakinden bile kötü- bize gelir eşitsizliğini gösteriyor.גרוע יותר מבאמריקה - מראה לנו את חוסר השיויון בהכנסה.
-Amerika'dakinden bile kötü- bize gelir eşitsizliğini gösteriyor.حتى انه أسوأ من ذلك في أمريكا -- مبيناً لنا عدم المساواة في الدخل.
-Amerika'dakinden bile kötü- bize gelir eşitsizliğini gösteriyor.仲差過美國-- 說明了收入不平等。
-Amerika'dakinden bile kötü- bize gelir eşitsizliğini gösteriyor.所得の不平等を示しています 社会全体が
Amerika genelinde çok iyi bir hale getirebileceğimizi de gösteriyor.나쁘게 비춰졌던 상황을 미국에게 전반적으로 좋은 방향으로 바꿀 수 있는 지에 대해서도 다루었습니다.
Amerika genelinde çok iyi bir hale getirebileceğimizi de gösteriyor.lo que al principio parecía una mala situación en algo que finalmente fue muy bueno para los EEUU.
Amerika genelinde çok iyi bir hale getirebileceğimizi de gösteriyor.את מה שנראה בתחילה כמצב רע, למשהו שהיה באופן כללי טוב מאוד לאמריקה.
Amerika genelinde çok iyi bir hale getirebileceğimizi de gösteriyor.結局アメリカにとって良いものに変えるかも描いています 映画「スプートニク」はもうすぐ公開されます
Amerikalıların yüzdesini gösteriyor.של מגוון רכיבים תזונתיים חשובים.
Amerikalıların yüzdesini gösteriyor.スライドの下半分を見ると...
Amerikan Mikrobiyoloji Örgütü'nden bu resimler bize prosesi gösteriyor.Aceste imagini de la Societatea Americană de Microbiologie ne arată procesul.