Sonra, bir erotik sanat gösterisi yapmak isteyen bir arkadaşım aradı, ve elimde hiçbir parça yoktu.ואז קיבלתי שיחה מחברה שרצתה לקיים תערוכה של אמנות ארוטית, ולא היו לי עבודות.
Sonra, bir erotik sanat gösterisi yapmak isteyen bir arkadaşım aradı, ve elimde hiçbir parça yoktu.ثم بعد ذلك تلقيت مكالمة من أحد أصدقائى التى كانت تريد أن تقيم عرضاً مثيراً , ولم تكن لدى أى قطع .
Sonra, bir erotik sanat gösterisi yapmak isteyen bir arkadaşım aradı, ve elimde hiçbir parça yoktu.エロチックなアートショーをしたい、と 私はそういうものを持っていませんでした しかし彼女が展覧会に出してほしいというので、これを思いつきました
Tamam bitti. Fazla gösterişli olmak istemiyorum. Harfleri istemiyorum.Ok, hotovo. nechcem, aby to bolo príliš prehnané. nechcem písmená zväčším to pre vás.
The Beverly Hillbillies, Deliverance ve Gılgamış destanında Enkidu ile Gılgamış arasındaki güç gösterisi gibi."Los ricos de Beverly Hills" y "Defensa", y la lucha entre Enkidu y Gilgamesh en la Épica de Gilgamesh.
The Beverly Hillbillies, Deliverance ve Gılgamış destanında Enkidu ile Gılgamış arasındaki güç gösterisi gibi.The Beverly Hillbillies e Deliverance, e la resa dei conti tra Enkidu e Gilgamesh nell'Epopea di Gilgamesh.
The Beverly Hillbillies, Deliverance ve Gılgamış destanında Enkidu ile Gılgamış arasındaki güç gösterisi gibi.The Beverly Hillbillies og Deliverance, og sammenstødet mellem Enkidu og Gilgamesh i Digtet om Gilgamesh.
The Beverly Hillbillies, Deliverance ve Gılgamış destanında Enkidu ile Gılgamış arasındaki güç gösterisi gibi.למשל, "Beverlly Hillbillies" ו-"Deliverance" והעימות בין אנקידו לגילגמש ב'עלילות גלגמש'.
Ve annem Nehru başbakanının izlediği bir dans gösterisi yaptı.Así que creó una danza que vio el primer ministro Nehru.
Ve annem Nehru başbakanının izlediği bir dans gösterisi yaptı.Erre anyám egy olyan táncdarabot koreografált, amit aztán Nehru elnök is végignézett.
Ve annem Nehru başbakanının izlediği bir dans gösterisi yaptı.Et elle a créé un ballet que Nehru, alors Premier ministre, a vu.
Ve annem Nehru başbakanının izlediği bir dans gösterisi yaptı.어머니는 그 내용으로 안무를 하나 짰고, 그걸 네루 수상이 보게 되었습니다.
Ve annem Nehru başbakanının izlediği bir dans gösterisi yaptı.Şi a creat un dans pe care primul ministru Nehru l-a vǎzut.
Ve annem Nehru başbakanının izlediği bir dans gösterisi yaptı.Stworzyła ona taniec, który zobaczył wicepremier Nehru.
Ve annem Nehru başbakanının izlediği bir dans gösterisi yaptı.Und sie kreierte einen Tanz, welchen der Premier Minister Nehru sah.
Ve annem Nehru başbakanının izlediği bir dans gösterisi yaptı.Và bà đã tạo ra một bài nhảy mà sau này Bộ trưởng Nehru đã nhìn thấy.
Ve annem Nehru başbakanının izlediği bir dans gösterisi yaptı.Ze creëerde een dans die de toenmalige premier Nehru zag.
Ve annem Nehru başbakanının izlediği bir dans gösterisi yaptı.Η μητέρα μου έφτιαξε ένα χορευτικό, το οποίο παρακολούθησε ο πρωθυπουργός Νεχρού.
Ve annem Nehru başbakanının izlediği bir dans gösterisi yaptı.И тя създала танцова пиеса, която видял тогавашният премиер министър Неру.
Ve annem Nehru başbakanının izlediği bir dans gösterisi yaptı.І вона створила танець, який побачив прем'єр-міністр Неру.
Ve annem Nehru başbakanının izlediği bir dans gösterisi yaptı.Она поставила танец, который увидел потом премьер-министр Неру.
Ve annem Nehru başbakanının izlediği bir dans gösterisi yaptı.והיא יצרה קטע ריקוד שראה נרו, ראש הממשלה דאז.
Ve annem Nehru başbakanının izlediği bir dans gösterisi yaptı.فقامت بتصميم رقصة شاهدها رئيس الوزراء حينها نيهرو
Ve annem Nehru başbakanının izlediği bir dans gösterisi yaptı.彼は母のところにやって来て「これは何の話だ?」と聞きました
Ve politikaları tamamen gösterişsiz değildir.A ich politika nie je úplne neatraktívna.
Ve politikaları tamamen gösterişsiz değildir.A ich zasady nie są do końca nieatrakcyjne.
Ve politikaları tamamen gösterişsiz değildir.A jejich metody nejsou tak úplně odpudivé.
Ve politikaları tamamen gösterişsiz değildir.A política deles não é totalmente desinteressante.
Ve politikaları tamamen gösterişsiz değildir.E le loro politiche non sono interamente prive di fascino.
Ve politikaları tamamen gösterişsiz değildir.Et leur politique n'est pas dénuée d'attrait.
Ve politikaları tamamen gösterişsiz değildir.Hun beleid is niet geheel onattractief.
Ve politikaları tamamen gösterişsiz değildir.Ideologiile lor nu sunt chiar neatrăgatoare.
Ve politikaları tamamen gösterişsiz değildir.그들의 정치적 주장이 모두 어불성설인건 아닙니다.
Ve politikaları tamamen gösterişsiz değildir.Og deres politik er ikke helt uattraktiv.
Ve politikaları tamamen gösterişsiz değildir.Politikájuk nem éppen unalmas.
Ve politikaları tamamen gösterişsiz değildir.Politik mereka kadang-kadang menarik.
Ve politikaları tamamen gösterişsiz değildir.Und ihre Politik ist nicht ganz unattraktiv.
Ve politikaları tamamen gösterişsiz değildir.Y sus políticas son un poco atractivas.
Ve politikaları tamamen gösterişsiz değildir.Και οι πολιτικές τους δεν είναι εντελώς άσχημες.
Ve politikaları tamamen gösterişsiz değildir.Загалом їхня діяльність не є вже настільки страхітливою.
Ve politikaları tamamen gösterişsiz değildir.И их политика вполне привлекательна.
Ve politikaları tamamen gösterişsiz değildir.И техните политики не са напълно непривлекателни.
Ve politikaları tamamen gösterişsiz değildir.והפוליטיקה שלהם איננה בהכרח בלתי מושכת.
Ve politikaları tamamen gösterişsiz değildir.ولا تعتبر سياستهم مكروهه على الإطلاق.
Ve politikaları tamamen gösterişsiz değildir.確かに まだあまり組織立ってはいません
Ve sonra bu heykelle adeta gövde gösterisinde bulunuyor, David heykeliyle inanılmaz ilgi çekiyor.Pietę, zaś potem pojawia się ten niesamowity wyczyn, dzięki któremu skupi się na nim bardzo wiele uwagi.
Ve sonra bu heykelle adeta gövde gösterisinde bulunuyor, David heykeliyle inanılmaz ilgi çekiyor.Pietu, a pak vystoupí s touto ukázkou vrcholného umění, která mu přinese obrovskou pozornost.
Ve tabi ki, obje çok gösterişli ve ritualizme uygun olmalıydı, amcam bu şekilde sever.A pravdaže, tento predmet musí byť veľkolepý a mať v sebe štipku ritualizmu, tak, ako to má môj strýko rád.
Ve tabi ki, obje çok gösterişli ve ritualizme uygun olmalıydı, amcam bu şekilde sever.A samozřejmě stroj musel být velkolepý, a mít v sobě špetku ritualismu, tak jak to má můj strýc rád.
Ve tabi ki, obje çok gösterişli ve ritualizme uygun olmalıydı, amcam bu şekilde sever.Ausserdem musste das Objekt sehr gross sein, und quasi rituell bedient werden, so wie mein Onkel es mag.
Ve tabi ki, obje çok gösterişli ve ritualizme uygun olmalıydı, amcam bu şekilde sever.Dan tentu saja, obyeknya harus besar dan memiliki karakter ritual sesuai dengan selera paman saya.
Ve tabi ki, obje çok gösterişli ve ritualizme uygun olmalıydı, amcam bu şekilde sever.E, claro, o objeto tinha que ser imponente e solene, tal como o meu tio aprecia.
Ve tabi ki, obje çok gösterişli ve ritualizme uygun olmalıydı, amcam bu şekilde sever.És persze a tárgynak nagynak és rituális érzetűnek kellett lennie, ahogy a bácsikám szereti.
Ve tabi ki, obje çok gösterişli ve ritualizme uygun olmalıydı, amcam bu şekilde sever.Het object moest natuurlijk groots zijn en gevoel voor ritueel hebben, zoals mijn oom het graag heeft.
Ve tabi ki, obje çok gösterişli ve ritualizme uygun olmalıydı, amcam bu şekilde sever.물론 이 기기는 매우 큼직하고 의식적인 느낌을 살려 만들었습니다. 삼촌의 취향에 맞게 말이죠.
Ve tabi ki, obje çok gösterişli ve ritualizme uygun olmalıydı, amcam bu şekilde sever.Naturalmente l'oggetto doveva essere molto grande e avere un senso di ritualismo, come piace a mio zio.
Ve tabi ki, obje çok gösterişli ve ritualizme uygun olmalıydı, amcam bu şekilde sever.Och maskinen måste, så klart, vara praktfull och ge en känsla av ritualism, så som min farbror vill ha det.
Ve tabi ki, obje çok gösterişli ve ritualizme uygun olmalıydı, amcam bu şekilde sever.Oczywiście ważna była okazałość i rytualizm, tak jak lubił to mój wujek
Ve tabi ki, obje çok gösterişli ve ritualizme uygun olmalıydı, amcam bu şekilde sever.Và dĩ nhiên, cái máy phải rất oai vệ và đầy nghi thức theo kiểu mà chú tôi thích.
Ve tabi ki, obje çok gösterişli ve ritualizme uygun olmalıydı, amcam bu şekilde sever.Звичайно, прилад має бути грандіозним і бути, певною мірою, ритуалом, так як це любить мій дядько.