O sırada 17 yaşındaydım ve barış gösterisine katılmıştım.Miałam 17 lat i szłam na pokojową demonstrację.
O sırada 17 yaşındaydım ve barış gösterisine katılmıştım.Saya berumur 17 tahun dan mengikuti demonstrasi damai.
O sırada 17 yaşındaydım ve barış gösterisine katılmıştım.Tenía 17 años, y estaba en una caminata por la paz.
O sırada 17 yaşındaydım ve barış gösterisine katılmıştım.Ήμουν 17 και πήγαινα σε μια πορεία ειρήνης.
O sırada 17 yaşındaydım ve barış gösterisine katılmıştım.Бях на 17 години и тръгвах за мирна демонстрация.
O sırada 17 yaşındaydım ve barış gösterisine katılmıştım.Мені було 17 і я збиралась на мирний протест.
O sırada 17 yaşındaydım ve barış gösterisine katılmıştım.Мне было 17, и я участвовала в марше за мир.
O sırada 17 yaşındaydım ve barış gösterisine katılmıştım.הייתי בת 17 ויצאתי ל"צעדת שלום".
O sırada 17 yaşındaydım ve barış gösterisine katılmıştım.كنت في السابعة عشر من عمري أشارك في مسيرة سلمية
O sırada 17 yaşındaydım ve barış gösterisine katılmıştım.周囲の人がほとんど統一教会信者ということは
Öyle gösterişli değil sıradan bir tuvalet.Ce n'était pas grand chose, mais c'étaient des latrines.
Öyle gösterişli değil sıradan bir tuvalet.Cũng không hẳn là ghê gớm, nhưng ít nhất cũng có một nhà vệ sinh.
Öyle gösterişli değil sıradan bir tuvalet.Es war nichts Besonderes, aber es war eine Latrine.
Öyle gösterişli değil sıradan bir tuvalet.Itu bukan masalah besar, namun itu adalah toilet.
Öyle gösterişli değil sıradan bir tuvalet.큰 일도 아니에요, 하지만 변소에 관한 문제죠.
Öyle gösterişli değil sıradan bir tuvalet.Não era nada de especial, mas era uma latrina.
Öyle gösterişli değil sıradan bir tuvalet.Nie była nie wiadomo jaka, ale była.
Öyle gösterişli değil sıradan bir tuvalet.Niets bijzonders, maar het was toch een latrine.
Öyle gösterişli değil sıradan bir tuvalet.No era gran cosa, pero era una letrina.
Öyle gösterişli değil sıradan bir tuvalet.Non era un granchè, ma era una latrina.
Öyle gösterişli değil sıradan bir tuvalet.Nu era mare lucru, dar era o latrină.
Öyle gösterişli değil sıradan bir tuvalet.To nebyla žádná výhra, ale aspoň něco.
Öyle gösterişli değil sıradan bir tuvalet.Τίποτα το φοβερό, αλλά ήταν ένα αποχωρητήριο.
Öyle gösterişli değil sıradan bir tuvalet.Ничего особенного, но все-таки — унитаз.
Öyle gösterişli değil sıradan bir tuvalet.Це не було великою розкішшю, але це була вбиральня.
Öyle gösterişli değil sıradan bir tuvalet.לא משהו מיוחד, אבל בכל זאת, מחראה.
Öyle gösterişli değil sıradan bir tuvalet.لم يكن بالأمر الجلل، ولكنه كان مرحاضاً.
Öyle gösterişli değil sıradan bir tuvalet.嫁いだ日の夜
Özel Slayt Gösterisi düzenleyiciAangepaste diapresentaties bewerken
Özel Slayt Gösterisi düzenleyiciDiaporama personnalisé
Özel Slayt Gösterisi düzenleyiciEditor de Apresentações Personalizadas
Özel Slayt Gösterisi düzenleyiciEditor de las presentaciones personalizadas
Özel Slayt Gösterisi düzenleyiciEditor di presentazioni personalizzate
Özel Slayt Gösterisi düzenleyiciEditor für benutzerdefinierte Vorführungen
Özel Slayt Gösterisi düzenleyiciEgyéni diabemutató
Özel Slayt Gösterisi düzenleyiciOmien diaesitysten muokkain
Özel Slayt Gösterisi düzenleyiciPokaz slajdów zdefiniowany przez użytkownika
Özel Slayt Gösterisi düzenleyiciProjekcija po meri
Özel Slayt Gösterisi düzenleyiciRedigerare för anpassade bildspel
Özel Slayt Gösterisi düzenleyiciRedigeringsværktøj til brugertilpassede diasshows
Özel Slayt Gösterisi düzenleyiciSlideshow
Özel Slayt Gösterisi düzenleyiciVlastná prezentácia
Özel Slayt Gösterisi düzenleyiciVlastní editor prezentací
Özel Slayt Gösterisi düzenleyiciΕπεξεργαστής προσαρμοσμένων προβολών σλάιντ
Özel Slayt Gösterisi düzenleyiciНестандартная демонстрация
Özel Slayt Gösterisi düzenleyiciПотребителско прелистване
Özel Slayt Gösterisi düzenleyiciРедактор спеціальний показів слайдів
Özel Slayt Gösterisi düzenleyiciמצגת שקופיות מותאמת אישית
Özel Slayt Gösterisi düzenleyiciカスタムスライドショーエディタ
Pahalı çantalarıyla, kıyafetleriyle ve arabalarla mikroblogunda gösteriş yapıyor.Alardeaba con bolsas caras, la ropa y el coche en su microblog, en la versión china de Twitter.
Pahalı çantalarıyla, kıyafetleriyle ve arabalarla mikroblogunda gösteriş yapıyor.Cô khoe những chiếc túi, quần áo và xe hơi đắt tiền của mình trên một tiểu blog của cô ấy,
Pahalı çantalarıyla, kıyafetleriyle ve arabalarla mikroblogunda gösteriş yapıyor.그녀는 중국판 트위터라고 할 수 있는 마이크로블로그에 그녀의 비싼 가방, 옷,
Pahalı çantalarıyla, kıyafetleriyle ve arabalarla mikroblogunda gösteriş yapıyor.היא השוויצה בתיקים היקרים שלה, בגדים ומכונית במיקרובלוג שלה,
Pahalı çantalarıyla, kıyafetleriyle ve arabalarla mikroblogunda gösteriş yapıyor.وقد عرضت حقائبها الغالية ، و الملابس والسيارة على مدونتها المصغرة
Pahalı çantalarıyla, kıyafetleriyle ve arabalarla mikroblogunda gösteriş yapıyor.在距嘅微博上盡顯 距擁有的名牌袋, 衫同鞋,
Pahalı çantalarıyla, kıyafetleriyle ve arabalarla mikroblogunda gösteriş yapıyor.彼女のマイクロブログで 見せびらかしています マイクロブログは中国版のツイッターです
Pekala, bir sonraki bir web kamerasından, ve bu çarkıfelek gösterisi olacak.עכשיו זה מצילומי מצלמת רשת, וזו הולכת להיות מין תצוגת שבשבת.
Pekala, bir sonraki bir web kamerasından, ve bu çarkıfelek gösterisi olacak.A következő is a webcam-ról való, most a körkörös fényekkel.
Pekala, bir sonraki bir web kamerasından, ve bu çarkıfelek gösterisi olacak.Baik, jadi hal berikutnya yang diambil dari kamera web, tampak seperti kincir mainan ini.
Pekala, bir sonraki bir web kamerasından, ve bu çarkıfelek gösterisi olacak.Bon, ce qui suit vient de la webcam, et ça va être un soleil.