gösterecek ile cümle

gösterecek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Ama Her Şeye Egemen RAB adaletinden ötürü yüceltilecek. Kutsal Tanrı doğruluğuyla kutsal olduğunu gösterecek.És felmagasztaltatik a seregeknek Ura az ítéletben, s a szent Isten megszenteli magát igazságban.
Ama Her Şeye Egemen RAB adaletinden ötürü yüceltilecek. Kutsal Tanrı doğruluğuyla kutsal olduğunu gösterecek.Hospodin pak zástupů vyvýšen bude v soudu, a Bůh silný a svatý ukáže se svatý v spravedlnosti.
Ama Her Şeye Egemen RAB adaletinden ötürü yüceltilecek. Kutsal Tanrı doğruluğuyla kutsal olduğunu gösterecek.오직 만군의 여호와는 공평하므로 높임을 받으시며 거룩하신 하나님은 의로우시므로 거룩하다 함을 받으시리니
Ama Her Şeye Egemen RAB adaletinden ötürü yüceltilecek. Kutsal Tanrı doğruluğuyla kutsal olduğunu gösterecek.L`Éternel des armées sera élevé par le jugement, Et le Dieu saint sera sanctifié par la justice.
Ama Her Şeye Egemen RAB adaletinden ötürü yüceltilecek. Kutsal Tanrı doğruluğuyla kutsal olduğunu gösterecek.Mas o Senhor dos exércitos é exaltado pelo juízo, e Deus, o Santo, é santificado em justiça.
Ama Her Şeye Egemen RAB adaletinden ötürü yüceltilecek. Kutsal Tanrı doğruluğuyla kutsal olduğunu gösterecek.men Hærskarers HERRE ophøjes ved Dommen, den hellige Gud bliver helliget ved Retfærd.
Ama Her Şeye Egemen RAB adaletinden ötürü yüceltilecek. Kutsal Tanrı doğruluğuyla kutsal olduğunu gösterecek.Men HERREN Sebaot bliver hög genom sin dom, Gud, den helige, bevisar sig helig genom rättfärdighet.
Ama Her Şeye Egemen RAB adaletinden ötürü yüceltilecek. Kutsal Tanrı doğruluğuyla kutsal olduğunu gösterecek.mutta Herra Sebaot on oleva korkea tuomiossa, pyhä Jumala on oleva pyhä vanhurskaudessa.
Ama Her Şeye Egemen RAB adaletinden ötürü yüceltilecek. Kutsal Tanrı doğruluğuyla kutsal olduğunu gösterecek.Og høi blir Herren, hærskarenes Gud, ved dommen, og den hellige Gud viser sig hellig ved rettferdighet.
Ama Her Şeye Egemen RAB adaletinden ötürü yüceltilecek. Kutsal Tanrı doğruluğuyla kutsal olduğunu gösterecek.Sarà esaltato il Signore degli eserciti nel giudizio e il Dio santo si mostrerà santo nella giustizia
Ama Her Şeye Egemen RAB adaletinden ötürü yüceltilecek. Kutsal Tanrı doğruluğuyla kutsal olduğunu gösterecek.Ο δε Κυριος των δυναμεων θελει υψωθη εις κρισιν, και ο Θεος ο Αγιος θελει αγιασθη εις δικαιοσυνην.
Ama Her Şeye Egemen RAB adaletinden ötürü yüceltilecek. Kutsal Tanrı doğruluğuyla kutsal olduğunu gösterecek.А Господ на Силите се възвишава чрез правосъдие, И светият Бог се освещава чрез правда.
Ama Her Şeye Egemen RAB adaletinden ötürü yüceltilecek. Kutsal Tanrı doğruluğuyla kutsal olduğunu gösterecek.а Господь Саваоф превознесется в суде, и Бог Святый явит святость Свою в правде.
Ama Her Şeye Egemen RAB adaletinden ötürü yüceltilecek. Kutsal Tanrı doğruluğuyla kutsal olduğunu gösterecek.ויגבה יהוה צבאות במשפט והאל הקדוש נקדש בצדקה׃
Ama Her Şeye Egemen RAB adaletinden ötürü yüceltilecek. Kutsal Tanrı doğruluğuyla kutsal olduğunu gösterecek.ويتعالى رب الجنود بالعدل ويتقدس الاله القدوس بالبر.
Ama Her Şeye Egemen RAB adaletinden ötürü yüceltilecek. Kutsal Tanrı doğruluğuyla kutsal olduğunu gösterecek.惟 有 萬 軍 之 耶 和 華 、 因 公 平 而 崇 高 、 聖 者 神 、 因 公 義 顯 為 聖
Ama Her Şeye Egemen RAB adaletinden ötürü yüceltilecek. Kutsal Tanrı doğruluğuyla kutsal olduğunu gösterecek.惟有 萬軍 之 耶和華 、 因 公平 而 崇高 、 聖者 神 、 因公 義顯 為聖
Ancak bunu tüm takımları gösterecek şekilde düzenlemek istiyoruz.Eu sou (inaudível) Eu sou Jules (unaudível) por responder seu e-mail (inaudível)
Ancak Duccio'nun burada kullandığı tarz,. Rönesans sanatına yol gösterecek.Цікаво, що Дуччо створює зв'язки, які потім ляжуть в основу Ренесансу, який з'явиться лише через сторіччя.
Ancak şu anda beni durduracak doğru yolu gösterecek insanlar var yanımda.Juuri nyt minua estettäisiin- -ja minulle näytettäisiin oikea tie.
Ancak şu anda beni durduracak doğru yolu gösterecek insanlar var yanımda.Ma adesso sono circondato da persone che mi fermano e mi indicano le decisioni più giuste da prendere.
Ancak şu anda beni durduracak doğru yolu gösterecek insanlar var yanımda.Men nu har jag folk omkring mig som hindrar mig- -och visar mig rätt väg.
Ancak şu anda beni durduracak doğru yolu gösterecek insanlar var yanımda.Men nu har jeg folk omkring mig, der forhindrer mig i det - - og viser mig den rigtige vej.
Ancak şu anda beni durduracak doğru yolu gösterecek insanlar var yanımda.Pero ahora hay gente que me detendría y me mostraría el camino correcto.
Ancak şu anda beni durduracak doğru yolu gösterecek insanlar var yanımda.Porém, agora, há pessoas que me impedem de o fazer e me mostram o caminho certo a seguir.
Ancak şu anda beni durduracak doğru yolu gösterecek insanlar var yanımda.W tej chwili są przy mnie ci, którzy mnie powstrzymają i wskażą właściwą drogę.
Ancak şu anda beni durduracak doğru yolu gösterecek insanlar var yanımda.Τώρα όμως, έχω ανθρώπους που θα με σταματήσουν. Θα μου δείξουν το σωστό μονοπάτι.
Ancak şu anda beni durduracak doğru yolu gösterecek insanlar var yanımda.Но сейчас вокруг меня люди, которые остановят меня и укажут, каким путём надо идти.
Arkamda ne var şuan da, beni büyük ekranda gösterecek misiniz?" Eğlenceli olan buydu.Co jest teraz za mną? Oh, zamierzacie mnie pokazywać na tym wielkim ekranie?". To jest właśnie zabawne.
Arkamda ne var şuan da, beni büyük ekranda gösterecek misiniz?" Eğlenceli olan buydu.Co je to teď za mnou? Oh, budete mě ukazovat na té velké obrazovce?" Tohle byla zábava.
Arkamda ne var şuan da, beni büyük ekranda gösterecek misiniz?" Eğlenceli olan buydu.Was ist das jetzt hinter mir? Oh, werdet ihr mich auf diesen großen Bildschirm zeigen? Das war spaßig."
Arkamda ne var şuan da, beni büyük ekranda gösterecek misiniz?" Eğlenceli olan buydu.Τι είναι αυτό πίσω; Ω, θα με προβάλλετε στη γιγαντοοθόνη; Πλάκα έχει αυτό".
Arkamda ne var şuan da, beni büyük ekranda gösterecek misiniz?" Eğlenceli olan buydu.Что это за мной сейчас? Ох, вы собираетесь показать меня на большом экране? Это весело"
Ay ışığı Asası senin gelecekteki takipçilerine yol gösterecek.Cây gậy ánh trăng đó sẽ dẫn đường tương lai cho con.
Ay ışığı Asası senin gelecekteki takipçilerine yol gösterecek.El bastón de la Luz de Luna liderará a tus seguidores.
Ay ışığı Asası senin gelecekteki takipçilerine yol gösterecek.Le Bâton du Clair de Lune te mènera à tes futurs compagnons.
Ay ışığı Asası senin gelecekteki takipçilerine yol gösterecek.Лунната светлина ще доведе бъдещите ти последователи до теб.
Ay ışığı Asası senin gelecekteki takipçilerine yol gösterecek.Посох Лунного Света приведёт к тебе союзников, вот увидишь.
Bana ne göstereceksin? Nereye gidiyoruz?Να μου δείξεις τι; Πού θα πάμε?
Bana ne göstereceksin?Pokazać co?
Bana ne göstereceksin?Vise mig hvad?
Bana ne göstereceksin?Какво да ми покажеш?
Bana Nora Luca'yı gösterecek misin?Vor sa-mi arati Nora Luca?
Başkan Park Dong Jae öldüğü an... ...mal varlığını bağışlama konusunda tartışmalar baş gösterecektir.Abban a percben, amikor Park Dong Jae elnök meghal, elindul az örökség átadását körbelengő vita.
Başkan Park Dong Jae öldüğü an... ...mal varlığını bağışlama konusunda tartışmalar baş gösterecektir.Lorsque le Président Park Dong Jae mourra, la bataille pour sa fortune débutera.
Başkan Park Dong Jae öldüğü an... ...mal varlığını bağışlama konusunda tartışmalar baş gösterecektir.Από τη στιγμή που θα πεθάνει ο Παρκ ΝτονγκΤζε σίγουρα θα υπάρξει μια μεγάλη φιλονικία για την περιουσία του.
Başkan Park Dong Jae öldüğü an... ...mal varlığını bağışlama konusunda tartışmalar baş gösterecektir.عندما سيموت الرئيس بارك دونغ جاي فستكون هناك فوضى كبيرة بسبب ارجاع جميع الاملاك الى الشعب
Bekle. Bana ne göstereceksin?Me montrer quoi ?
Bekle. Bana ne göstereceksin?Mutasd meg, mit?
Bekle. Bana ne göstereceksin?Warte, zeig' mir WAS? / Beweise mir WAS?
Belki de biraz küçük desen ya da pigment gösterecekler.어쩌면 이들은 그저 약간의 다른 무늬가 나타나도록 또는 살짝 다른 색깔을 띄는 색소가 나타나도록
Belki de biraz küçük desen ya da pigment gösterecekler.ちょっとした「シミ」みたいなものが、現れたんだろう。 ちょっとずつ色も違ってただろう。
Bir de orada ne varsa, önemli bir şehrin olduğunu gösterecek seçkin bir mücevher dükkanımız var.Abbiamo anche la prova di un laboratorio orafo d'élite che dimostra che lì c'era una città molto importante.
Bir de orada ne varsa, önemli bir şehrin olduğunu gösterecek seçkin bir mücevher dükkanımız var.Imamo tudi dokaze prestižni delavnici nakita, kar nakazuje, da je šlo za zelo pomembno mesto.
Bir de orada ne varsa, önemli bir şehrin olduğunu gösterecek seçkin bir mücevher dükkanımız var.Istnienie luksusowej biżuterii potwierdza, że to niezwykle ważne miasto.
Bir de orada ne varsa, önemli bir şehrin olduğunu gösterecek seçkin bir mücevher dükkanımız var.이 곳에는 매우 중요한 보석 작업장이 있던 증거도 있는데, 이는 어떤 측면에서 이 도시가 매우 중요한 지역이었음을 말해줍니다.
Bir de orada ne varsa, önemli bir şehrin olduğunu gösterecek seçkin bir mücevher dükkanımız var.Máme také důkazy o tom, že zde byly elitní šperkařské dílny, což značí o významnosti tohoto města.
Bir de orada ne varsa, önemli bir şehrin olduğunu gösterecek seçkin bir mücevher dükkanımız var.Também temos sinais de uma oficina de joias de elite, o que mostra que havia ali uma cidade importante.
Bir de orada ne varsa, önemli bir şehrin olduğunu gösterecek seçkin bir mücevher dükkanımız var.Wij hebben ook bewijs van een elite juwelierswerkplaats, waaruit blijkt dat het een zeer belangrijke stad was.
Bir de orada ne varsa, önemli bir şehrin olduğunu gösterecek seçkin bir mücevher dükkanımız var.Ми знайшли елітні ювелірні майстерні, які доводять, що тут знаходилось важливе місто.

İlgili Sayfalar