gösterecek ile cümle

gösterecek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Neyse. Ama bu insanlara bunun ne olduğunu gösterecek.Так или иначе - это служит примером.
Neyse. Ama bu insanlara bunun ne olduğunu gösterecek.Това дава урок на хората.
Neyse. Ama bu insanlara bunun ne olduğunu gösterecek.בכל מקרה -- אבל זה מלמד אנשים איך זה.
Neyse. Ama bu insanlara bunun ne olduğunu gösterecek.عل اي حال-- هذا علّم الناس ماهية الموضوع
Nüfus artışının durduğu bir zaman gelip gelemeyeceğimizi de zaman gösterecek. -시간이 말해줄 것입니다. 우리의 인구 성장이, 내 생각에는 이렇게 말해도 될 것 같군요, 충분히 성장할지를요.
Nüfus artışının durduğu bir zaman gelip gelemeyeceğimizi de zaman gösterecek. -Лише час покаже чи наші народи зможуть стати, можна сказати, достатньо розвиненими, щоб не...
Nüfus artışının durduğu bir zaman gelip gelemeyeceğimizi de zaman gösterecek. -و سيخبر الوقت ما إذا كان قطاعنا السكاني يمكن أن يصبح أعتقد يمكننا القول،متطورا بما يكفي
Ona yol gösterecek birine ihtiyacı var.Kell valaki, aki segít neki a dolgokat tisztázni.
Ona yol gösterecek birine ihtiyacı var.Χρειάζεται κάποιον που να μπορεί να την διδάξει σωστά.
Ona yol gösterecek birine ihtiyacı var.هي بحاجة الى شخص يعلمها جيدا
Öncülük edeceksin sevginle kurtardığın halka, Kutsal konutunun yolunu göstereceksin gücünle onlara.Du fører ved din miskunnhet det folk som du forløste; du leder dem ved din kraft til din hellige bolig.
Öncülük edeceksin sevginle kurtardığın halka, Kutsal konutunun yolunu göstereceksin gücünle onlara.Du leded i din Miskundhed det Folk, du genløste, du førte det i din Vælde til din hellige Bolig.
Öncülük edeceksin sevginle kurtardığın halka, Kutsal konutunun yolunu göstereceksin gücünle onlara.En tu misericordia guías a este pueblo que has redimido, y lo llevas con tu poder a tu santa morada
Öncülük edeceksin sevginle kurtardığın halka, Kutsal konutunun yolunu göstereceksin gücünle onlara.Guidasti con il tuo favore questo popolo che hai riscattato, lo conducesti con forza alla tua santa dimora
Öncülük edeceksin sevginle kurtardığın halka, Kutsal konutunun yolunu göstereceksin gücünle onlara.In Uw liefdevolle goedheid leidde U het verloste volk met Uw kracht naar het heilige land.
Öncülük edeceksin sevginle kurtardığın halka, Kutsal konutunun yolunu göstereceksin gücünle onlara.Kegyelmeddel vezérled te megváltott népedet, hatalmaddal viszed be te szent lakóhelyedre.
Öncülük edeceksin sevginle kurtardığın halka, Kutsal konutunun yolunu göstereceksin gücünle onlara.주께서 그 구속하신 백성을 은혜로 인도하시되 주의 힘으로 그들을 주의 성결한 처소에 들어가게 하시나이다
Öncülük edeceksin sevginle kurtardığın halka, Kutsal konutunun yolunu göstereceksin gücünle onlara.Men du ledde med din nåd det folk du hade förlossat, du förde dem med din makt till din heliga boning.
Öncülük edeceksin sevginle kurtardığın halka, Kutsal konutunun yolunu göstereceksin gücünle onlara.Mutta armossasi sinä johdatit lunastamaasi kansaa, sinä veit sen voimallasi pyhään asuntoosi.
Öncülük edeceksin sevginle kurtardığın halka, Kutsal konutunun yolunu göstereceksin gücünle onlara.Na tua beneficência guiaste o povo que remiste; na tua força o conduziste � tua santa habitação.
Öncülük edeceksin sevginle kurtardığın halka, Kutsal konutunun yolunu göstereceksin gücünle onlara.С милостта Си водил си людете, които си откупил; Упътил си ги със силата Си към светото Си обиталище.
Öncülük edeceksin sevginle kurtardığın halka, Kutsal konutunun yolunu göstereceksin gücünle onlara.Ты ведешь милостью Твоею народ сей, который Ты избавил, – сопровождаешь силою Твоею в жилище святыни Твоей.
Öncülük edeceksin sevginle kurtardığın halka, Kutsal konutunun yolunu göstereceksin gücünle onlara.נחית בחסדך עם זו גאלת נהלת בעזך אל נוה קדשך׃
Öncülük edeceksin sevginle kurtardığın halka, Kutsal konutunun yolunu göstereceksin gücünle onlara.ترشد برأفتك الشعب الذي فديته تهديه بقوتك الى مسكن قدسك.
Öncülük edeceksin sevginle kurtardığın halka, Kutsal konutunun yolunu göstereceksin gücünle onlara.你 憑 慈 愛 、 領 了 你 所 贖 的 百 姓 . 你 憑 能 力 、 引 他 們 到 了 你 的 聖 所
Öncülük edeceksin sevginle kurtardığın halka, Kutsal konutunun yolunu göstereceksin gücünle onlara.你 憑慈愛 、 領 了 你 所 贖 的 百姓 . 你 憑 能力 、 引 他 們到 了 你 的 聖所
Onun için zaman ne gösterecek?Comment les choses vont-elles aller pour lui ?
Onun için zaman ne gösterecek?¿Cómo serán las cosas para él?
Onun için zaman ne gösterecek?Cosa gli riserva il futuro?
Onun için zaman ne gösterecek?Co się z nim stanie?
Onun için zaman ne gösterecek?Cum îi merge?
Onun için zaman ne gösterecek?Hoe gaat het voor hem aflopen?
Onun için zaman ne gösterecek?Jak ten dopadne?
Onun için zaman ne gösterecek?Mọi thứ sẽ ra sao với ngài ấy?
Onun için zaman ne gösterecek?Wie stehen die Dinge für ihn?
Onun için zaman ne gösterecek?Как вървят нещата за него?
Onun için zaman ne gösterecek?Что его ожидает в будущем?
Orada, provalarının sonucunu gösterecek buradaki gibi bir izleci kitlesi yoktur.Där finns ingen publik som det gör här, som kan rättfärdiga deras repetitioner.
Orada, provalarının sonucunu gösterecek buradaki gibi bir izleci kitlesi yoktur.Er is geen publiek zoals hier om hun repetitietijd te rechtvaardigen.
Orada, provalarının sonucunu gösterecek buradaki gibi bir izleci kitlesi yoktur.Es gibt kein Publikum wie dieses, um die Probezeiten zu rechtfertigen.
Orada, provalarının sonucunu gösterecek buradaki gibi bir izleci kitlesi yoktur.Il n'y a pas de public comme celui-ci pour justifier leurs répétitions.
Orada, provalarının sonucunu gösterecek buradaki gibi bir izleci kitlesi yoktur.Không có khán giả như ở đây để đánh giá lần diễn tập của họ.
Orada, provalarının sonucunu gösterecek buradaki gibi bir izleci kitlesi yoktur.그들의 예행연습 시간을 정당화할 수 있는 여러분과 같은 관객이 없죠.
Orada, provalarının sonucunu gösterecek buradaki gibi bir izleci kitlesi yoktur.Não há audiência como esta, que justifique o tempo que eles ensaiam.
Orada, provalarının sonucunu gösterecek buradaki gibi bir izleci kitlesi yoktur.Nemají publikum, jako mám tady které by ocenilo jejich zkoušení.
Orada, provalarının sonucunu gösterecek buradaki gibi bir izleci kitlesi yoktur.Nemajú tam také publikum ako tu, ktoré by bolo dôvodom ich nácviku.
Orada, provalarının sonucunu gösterecek buradaki gibi bir izleci kitlesi yoktur.Nie ma tam publiczności oceniającej ich próbne występy.
Orada, provalarının sonucunu gösterecek buradaki gibi bir izleci kitlesi yoktur.No hay público como éste que justifique el ensayo.
Orada, provalarının sonucunu gösterecek buradaki gibi bir izleci kitlesi yoktur.Non avevano un pubblico come questo che giustificasse la loro prestazione.
Orada, provalarının sonucunu gösterecek buradaki gibi bir izleci kitlesi yoktur.Nu există niciun public precum acesta care să le justifice repetițiile.
Orada, provalarının sonucunu gösterecek buradaki gibi bir izleci kitlesi yoktur.Ott nincsen ilyen közönség, mint itt, akik miatt érdemes próbálni.
Orada, provalarının sonucunu gösterecek buradaki gibi bir izleci kitlesi yoktur.Sille ei ole tällaista yleisöä oikeuttamassa harjoitteluajan.
Orada, provalarının sonucunu gösterecek buradaki gibi bir izleci kitlesi yoktur.Tidak ada penonton seperti ini untuk membenarkan waktu latihan mereka.
Orada, provalarının sonucunu gösterecek buradaki gibi bir izleci kitlesi yoktur.Δεν υπάρχει κοινό όπως αυτό για να δικαιολογεί τις πρόβες τους.
Orada, provalarının sonucunu gösterecek buradaki gibi bir izleci kitlesi yoktur.Няма аудитория като тази която да оправдае всичкото време прекарано в репетиции.
Orada, provalarının sonucunu gösterecek buradaki gibi bir izleci kitlesi yoktur.Там немає такої аудиторії, як тут, для винагороди за час, витрачений на репетиції.
Orada, provalarının sonucunu gösterecek buradaki gibi bir izleci kitlesi yoktur.Там нет зрителей как здесь, чтобы оправдать репетиции.
Orada, provalarının sonucunu gösterecek buradaki gibi bir izleci kitlesi yoktur.אין קהל כזה להצדיק את זמן החזרות.
Orada, provalarının sonucunu gösterecek buradaki gibi bir izleci kitlesi yoktur.ليس هناك جمهور مثل هذا لتبرير وقت البروفة.
Orada, provalarının sonucunu gösterecek buradaki gibi bir izleci kitlesi yoktur.皆さんのような観客はいないんですよ 皆ひたすらに練習をするんです

İlgili Sayfalar