gösterdim ile cümle

gösterdim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Size yaptığımın aynısını yapmanız için bir örnek gösterdim.Want Ik deed het om een duidelijk voorbeeld te geven. Volg Mij hierin na.
Size yaptığımın aynısını yapmanız için bir örnek gösterdim.Zgled sem vam dal namreč, da tudi vi delajte tako, kakor sem vam jaz storil.
Size yaptığımın aynısını yapmanız için bir örnek gösterdim.Διοτι παραδειγμα εδωκα εις εσας, δια να καμνητε και σεις, καθως εγω εκαμον εις εσας.
Size yaptığımın aynısını yapmanız için bir örnek gösterdim.Ибо Я дал вам пример, чтобы и вы делали то же, что Я сделал вам.
Size yaptığımın aynısını yapmanız için bir örnek gösterdim.Исус им отговори: Казах ви, и не вярвате. Делата, които върша в името на Отца Си, те свидетелствуват за Мене.
Size yaptığımın aynısını yapmanız için bir örnek gösterdim.Приклад бо дав вам, і як я зробив вам, і ви робіть.
Size yeni bir konsept gösterdim. 2 üzeri 10'un 5'inci kuvvetini alırsak sonuç ne olur?Hvad sker der, hvis vi har 2 i tiende opløftet i femte?
Size yeni bir konsept gösterdim. 2 üzeri 10'un 5'inci kuvvetini alırsak sonuç ne olur?Mennyi lesz 2 a tizediken és az ötödiken?
Size yeni bir konsept gösterdim. 2 üzeri 10'un 5'inci kuvvetini alırsak sonuç ne olur?Que pasaria si tengo 2 elevado a la 10 potencia y a su vez elevado a la 5 potencia.
Size yeni bir konsept gösterdim.2の10 乗の 5 乗とすると、何が起こりますか?
Size yeni bir konsept gösterdim.새로운 개념을 소개했었습니다
Size yeni bir konsept gösterdim.لأنني اوضح مفهوماً جديداً
Sizi Mısırdan ben çıkardım, Amor topraklarını sahiplenesiniz diye Çölde kırk yıl size yol gösterdim.내가 너희를 애굽 땅에서 이끌어 내어 사십년 동안 광야에서 인도하고 아모리 사람의 땅을 너희로 차지하게 하였고
Sizi Mısırdan ben çıkardım, Amor topraklarını sahiplenesiniz diye Çölde kırk yıl size yol gösterdim.Вас же Я вывел из земли Египетской и водил вас в пустыне сорок лет, чтобы вам наследовать землю Аморрейскую.
Sizi Mısırdan ben çıkardım, Amor topraklarını sahiplenesiniz diye Çölde kırk yıl size yol gösterdim.ואנכי העליתי אתכם מארץ מצרים ואולך אתכם במדבר ארבעים שנה לרשת את ארץ האמרי׃
Sizi Mısırdan ben çıkardım, Amor topraklarını sahiplenesiniz diye Çölde kırk yıl size yol gösterdim.وانا اصعدتكم من ارض مصر وسرت بكم في البرية اربعين سنة لترثوا ارض الاموري.
Sizi Mısırdan ben çıkardım, Amor topraklarını sahiplenesiniz diye Çölde kırk yıl size yol gösterdim.我 也 將 你 們 從 埃 及 地 領 上 來 、 在 曠 野 引 導 你 們 四 十 年 、 使 你 們 得 亞 摩 利 人 之 地 為 業
Sizi Mısırdan ben çıkardım, Amor topraklarını sahiplenesiniz diye Çölde kırk yıl size yol gösterdim.我 也 將 你 們從 埃及 地領 上來 、 在 曠野 引導 你 們 四十 年 、 使 你 們得 亞摩利人 之地 為業
Sizlere fotoğrafları gösterdim, PowerPoint'te ispatladım, ve zannedersem kültürle de sizleri ikna ettim.Eu mostrei-vos as fotos, provei-o em PowerPoint, e penso que também vos convenço pela cultura.
Sizlere fotoğrafları gösterdim, PowerPoint'te ispatladım, ve zannedersem kültürle de sizleri ikna ettim.Jag bevisade det i PowerPoint, och jag ska övertyga er med kultur också.
Sizlere fotoğrafları gösterdim, PowerPoint'te ispatladım, ve zannedersem kültürle de sizleri ikna ettim.제가 그 장면들을 보여들엿고, 파워포인트로 증명했죠. 그리고 제가 문화로 한번 여러분들을 설득해보겠습니다
Sizlere fotoğrafları gösterdim, PowerPoint'te ispatladım, ve zannedersem kültürle de sizleri ikna ettim.Les mostré las fotos, lo probé en el PowerPoint. y creo que les convenceré mediante la cultura.
Sizlere fotoğrafları gösterdim, PowerPoint'te ispatladım, ve zannedersem kültürle de sizleri ikna ettim.Megmutattam a képeket, bebizonyítottam a PowerPointban és úgy gondolom, meggyőzöm önöket a kultúra által.
Sizlere fotoğrafları gösterdim, PowerPoint'te ispatladım, ve zannedersem kültürle de sizleri ikna ettim.Pokazałem przykłady. Udowodniłem w PowerPoint. I myśle, że przekonam Was również kulturą.
Sizlere fotoğrafları gösterdim, PowerPoint'te ispatladım, ve zannedersem kültürle de sizleri ikna ettim.Saya tunjukkan dalam gambar, saya buktikan di PowerPoint, dan saya akan yakinkan anda juga dengan budaya.
Sizlere fotoğrafları gösterdim, PowerPoint'te ispatladım, ve zannedersem kültürle de sizleri ikna ettim.Ukázal jsem vám záběry, dokázal jsem to v PowerPointu, a myslím, že vás přesvědčím také kulturou.
Sizlere fotoğrafları gösterdim, PowerPoint'te ispatladım, ve zannedersem kültürle de sizleri ikna ettim.Ukázal som vám fotky, dokázal som to v PowerPointe, a myslím, že som vás presvedčil aj kultúrou.
Sizlere fotoğrafları gösterdim, PowerPoint'te ispatladım, ve zannedersem kültürle de sizleri ikna ettim.V-am aratat pozele, am dovedit asta in Powerpoint, si cred ca va voi convinge si prin cultura.
Sizlere fotoğrafları gösterdim, PowerPoint'te ispatladım, ve zannedersem kültürle de sizleri ikna ettim.Σας έδειξα το πώς, το απέδειξα στο PowerPoint και νομίζω θα σας πείσω επίσης με τον πολιτισμό.
Sizlere fotoğrafları gösterdim, PowerPoint'te ispatladım, ve zannedersem kültürle de sizleri ikna ettim.Показах ви го на снимките, и ви го доказах с PowerPoint, мисля, че мога да ви убедя и с културни елементи.
Sizlere fotoğrafları gösterdim, PowerPoint'te ispatladım, ve zannedersem kültürle de sizleri ikna ettim.Я показав вам світлини, я довів це у PowerPoint'і і, гадаю, я переконаю вас також культурою.
Sizlere fotoğrafları gösterdim, PowerPoint'te ispatladım, ve zannedersem kültürle de sizleri ikna ettim.הראתי לכם את התמונות, הוכחתי לכם את זה במצגת ואני חושב שאני הוכיח לכם את זה גם על ידי תרבות
Sizlere fotoğrafları gösterdim, PowerPoint'te ispatladım, ve zannedersem kültürle de sizleri ikna ettim.لقد أريتكم لقطات, و اثبتها في عرض الباور بوينت, و أعتقد أنني سأقنعكم أيضا بالثقافة.
Sizlere fotoğrafları gösterdim, PowerPoint'te ispatladım, ve zannedersem kültürle de sizleri ikna ettim.皆さんに納得もしてもらおうと思います、文化を通じて。 (爆笑)
Sonra da matbaacılara giderek onlara yaptığımı gösterdim, ve bana "Tabi ki bunu yapabilirsin" dediler.Daarna liet ik de drukkers zien wat ik had gedaan en zij zeiden: " Natuurlijk is dat mogelijk.
Sonra da matbaacılara giderek onlara yaptığımı gösterdim, ve bana "Tabi ki bunu yapabilirsin" dediler.그리고는 인쇄업자한테 가져가서 제가 한 것을 보여줬어요. 그들은 이렇게 말했습니다. "당연히 할 수 있죠.
Sonra da matbaacılara giderek onlara yaptığımı gösterdim, ve bana "Tabi ki bunu yapabilirsin" dediler.Majd visszavittem a nyomdászoknak, és megmutattam nekik, mit alkottam.
Sonra da matbaacılara giderek onlara yaptığımı gösterdim, ve bana "Tabi ki bunu yapabilirsin" dediler.Rồi quay trở lại gặp các nhà in cho họ thấy tôi làm được gì, họ chuyển thành, "Tất nhiên cô làm thế được.
Sonra da matbaacılara giderek onlara yaptığımı gösterdim, ve bana "Tabi ki bunu yapabilirsin" dediler.Zaniosłam to pokazać drukarzom. Powiedzieli: "Pewnie, że tak się da.
Sonra da matbaacılara giderek onlara yaptığımı gösterdim, ve bana "Tabi ki bunu yapabilirsin" dediler.Потом я вновь пошла к печатникам, показала им свою работу и они сказали: "Ну да, это возможно.
Sonra da matbaacılara giderek onlara yaptığımı gösterdim, ve bana "Tabi ki bunu yapabilirsin" dediler.ואז לקחתי את זה חזרה למדפיסים והראיתי להם מה עשיתי,
Sonra da matbaacılara giderek onlara yaptığımı gösterdim, ve bana "Tabi ki bunu yapabilirsin" dediler.ثم أخذت ما قمت بطباعته و أريته إلى أصحاب المطابع فمن شدة دهشتهم قالوا لي"بالطبع تستطيعين القيام بذلك.
Sonra da matbaacılara giderek onlara yaptığımı gösterdim, ve bana "Tabi ki bunu yapabilirsin" dediler.彼らは 「もちろん出来るさ」 「どうして最初から ここに来なかったんだい?」
Sonra, TED'e ilk geldiğimde, Peter ile de burada karşılaştım zaten, bunu gösterdim.Als ich zum ersten Mal zu TED kam, wo ich Peter traf, zeigte ich dies.
Sonra, TED'e ilk geldiğimde, Peter ile de burada karşılaştım zaten, bunu gösterdim.Apoi, când am venit pentru prima dată la TED unde l-am întâlnit pe Peter, am arătat asta.
Sonra, TED'e ilk geldiğimde, Peter ile de burada karşılaştım zaten, bunu gösterdim.Kiedy po raz pierwszy przyszedłem do TED, gdzie poznałem Petera, pokazałem wszystkim to.
Sonra, TED'e ilk geldiğimde, Peter ile de burada karşılaştım zaten, bunu gösterdim.Luego, cuando llegué por primera vez a TED, y conocí a Peter, le mostré esto.
Sonra, TED'e ilk geldiğimde, Peter ile de burada karşılaştım zaten, bunu gösterdim.Quando sono venuto per la prima volta a TED, dove ho incontrato Peter, gli ho mostrato questo.
Sonra, TED'e ilk geldiğimde, Peter ile de burada karşılaştım zaten, bunu gösterdim.Sau đó, khi lần đầu tiên chúng tôi đến với TED, đó là nơi tôi gặp Peter, tôi đã đưa cái này.
Sonra, TED'e ilk geldiğimde, Peter ile de burada karşılaştım zaten, bunu gösterdim.Потом я впервые посетил TED, встретил здесь Питера и показал вот это.
Sonra Yeşaya cesaretle, ‹‹Aramayanlar beni buldu, Sormayanlara kendimi gösterdim›› diyor.A Izaiáš směle dí: Nalezen jsem od těch, kteříž mne nehledali; zjeven jsem těm, kteříž se na mne neptali.
Sonra Yeşaya cesaretle, ‹‹Aramayanlar beni buldu, Sormayanlara kendimi gösterdim›› diyor.E Isaías ousou dizer: Fui achado pelos que não me buscavam, manifestei-me aos que por mim não perguntavam.
Sonra Yeşaya cesaretle, ‹‹Aramayanlar beni buldu, Sormayanlara kendimi gösterdim›› diyor.Isaia poi arriva fino ad affermare: mi sono manifestato a quelli che non si rivolgevano a me
Sonra Yeşaya cesaretle, ‹‹Aramayanlar beni buldu, Sormayanlara kendimi gösterdim›› diyor.또한 이사야가 매우 담대하여 이르되 내가 구하지 아니하는 자들에게 찾은바 되고 내게 문의하지 아니하는 자들에게 나타났노라 하였고
Sonra Yeşaya cesaretle, ‹‹Aramayanlar beni buldu, Sormayanlara kendimi gösterdim›› diyor.Ο δε Ησαιας αποτολμα και λεγει Ευρεθην παρα των μη ζητουντων με, εφανερωθην εις τους μη ερωτωντας περι εμου.
Sonra Yeşaya cesaretle, ‹‹Aramayanlar beni buldu, Sormayanlara kendimi gösterdim›› diyor.А Исаия смело говорит: Меня нашли не искавшие Меня; Я открылся не вопрошавшим о Мне.
Sonra Yeşaya cesaretle, ‹‹Aramayanlar beni buldu, Sormayanlara kendimi gösterdim›› diyor."Господи, избиха пророците Ти, разкопаха олтарите Ти, и аз останах сам; но и моя живот искат да отнемат".
Sonra Yeşaya cesaretle, ‹‹Aramayanlar beni buldu, Sormayanlara kendimi gösterdim›› diyor.Ісаїя ж зосьміливсь і глаголе: Знайшли мене ті, що не шукали, обявивсь я тим, що не питали про мене.
Sonra Yeşaya cesaretle, ‹‹Aramayanlar beni buldu, Sormayanlara kendimi gösterdim›› diyor.וישעיהו מלאו לבו לאמר נמצאתי ללא בקשני נדרשתי ללוא שאלו׃
Sonra Yeşaya cesaretle, ‹‹Aramayanlar beni buldu, Sormayanlara kendimi gösterdim›› diyor.ثم اشعياء يتجاسر ويقول وجدت من الذين لم يطلبوني وصرت ظاهرا للذين لم يسألوا عني.
İlgili Sayfalar