gösterdik ile cümle
gösterdik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Müzeye gidin görün ne kadar itina gösterdiklerine şahit olacaksınız.In een museum dragen ze er heel goed zorg voor.
Müzeye gidin görün ne kadar itina gösterdiklerine şahit olacaksınız.In einem Museum kümmert man sich richtig gut um sie.
Müzeye gidin görün ne kadar itina gösterdiklerine şahit olacaksınız.박물관에 가서 보면, 직원들이 뼈들을 매우 잘 보관하고 있습니다
Müzeye gidin görün ne kadar itina gösterdiklerine şahit olacaksınız.Nei musei le curano con particolare attenzione.
Müzeye gidin görün ne kadar itina gösterdiklerine şahit olacaksınız.Te duci la un muzeu şi vezi că au foarte mare grijă de ele.
Müzeye gidin görün ne kadar itina gösterdiklerine şahit olacaksınız.V múzeách sa o ne veľmi dobre starajú.
Müzeye gidin görün ne kadar itina gösterdiklerine şahit olacaksınız.V muzeích se o ně velmi pečlivě starají.
Müzeye gidin görün ne kadar itina gösterdiklerine şahit olacaksınız.Vocês vão a um museu e eles tomam muito bem conta deles.
Müzeye gidin görün ne kadar itina gösterdiklerine şahit olacaksınız.Vous allez dans un musée et ils prennent vraiment bien soin d'eux.
Müzeye gidin görün ne kadar itina gösterdiklerine şahit olacaksınız.Ако отидете в музей, ще видите колко добре се грижат за тях.
Müzeye gidin görün ne kadar itina gösterdiklerine şahit olacaksınız.Вы прихóдите в музей и видите, что там о них очень заботятся.
Müzeye gidin görün ne kadar itina gösterdiklerine şahit olacaksınız.אתה נכנס למוזיאון והם מטפלים בהם בצורה ממש טובה.
Müzeye gidin görün ne kadar itina gösterdiklerine şahit olacaksınız.تذهب الى المتحف ,وتشاهد انهم يعتنون بها جيداً
Müzeye gidin görün ne kadar itina gösterdiklerine şahit olacaksınız.小さな容器の中でクッションに置かれて
Oksitosin vererek, tek taraflı parasal transferlerde cömertliğin %80 arttığını gösterdik.우리는 옥시토신 주입이 일방적인 자금 이송에서 80퍼센트로
Oksitosin vererek, tek taraflı parasal transferlerde cömertliğin %80 arttığını gösterdik.Dokázali jsme, že dodání oxytocinu zvyšuje štědrost v jednostranných peněžních převodech o 80 procent.
Oksitosin vererek, tek taraflı parasal transferlerde cömertliğin %80 arttığını gösterdik.Totesimme, että oksitosiiniliuos lisää anteliaisuuden määrää yksipuolisissa rahasiirroissa 80 prosentilla.
Oksitosin vererek, tek taraflı parasal transferlerde cömertliğin %80 arttığını gösterdik.Ukázali sme, že dodanie oxytocínu zvyšuje štedrosť v jednostranných peňažných transferoch o 80%.
Oksitosin vererek, tek taraflı parasal transferlerde cömertliğin %80 arttığını gösterdik.Vi viste at infusion af oxytocin forhøjede generøsitet i ensidige overførsler af penge med 80 procent.
Oksitosin vererek, tek taraflı parasal transferlerde cömertliğin %80 arttığını gösterdik.Wir zeigten, dass die Gabe von Oxytocin die Großzügigkeit bei einseitigen Geldtransfers um 80 Prozent erhöht.
Oksitosin vererek, tek taraflı parasal transferlerde cömertliğin %80 arttığını gösterdik.Δείξαμε ότι η έγχυση ωκυτοκίνης αυξάνει τη γενναιοδωρία σε μονομερείς νομισματικές μεταφορές κατά 80%.
Oksitosin vererek, tek taraflı parasal transferlerde cömertliğin %80 arttığını gösterdik.И показали, что введение окситоцина повышает щедрость в односторонних переводах денег на 80 процентов.
Oksitosin vererek, tek taraflı parasal transferlerde cömertliğin %80 arttığını gösterdik.Показахме, че окситоциновото вливане повишава щедростта в едностранните парични преводи с 80%.
Oksitosin vererek, tek taraflı parasal transferlerde cömertliğin %80 arttığını gösterdik.הראנו שהחדרת אוקסיטוצין מגבירה נדיבות בהעברות כסף חד-צדדיות
Oksitosin vererek, tek taraflı parasal transferlerde cömertliğin %80 arttığını gösterdik.وجدنا أن ضخ الأوكسيتوسين يزيد من الكرم الناتج عن التحويلات النقدية من الطرف الأول أى أحادى التأثير
Oksitosin vererek, tek taraflı parasal transferlerde cömertliğin %80 arttığını gösterdik.この一方的にお金を 贈与する金額は 80%増大しました
Onlara bu filmin tamamını gösterdik, tabi anlayamadılar, bu nedir böyle dediler.Chúng tôi cho họ xem toàn bộ cảnh phim, và họ hoàn toàn tỏ thái độ "Cái gì đây?"
Onlara bu filmin tamamını gösterdik, tabi anlayamadılar, bu nedir böyle dediler.Glielo abbiamo fatto vedere tutto, e non facevano altro che chiedersi: ma cos'è?
Onlara bu filmin tamamını gösterdik, tabi anlayamadılar, bu nedir böyle dediler.우린 고객에게 비디오 전부를 보여주었습니다. 모든 사람들이 "도대체 이게 뭡니까?"라고 물었지요.
Onlara bu filmin tamamını gösterdik, tabi anlayamadılar, bu nedir böyle dediler.Le-am arătat întregul montaj, şi ei au fost complet descumpăniţi.
Onlara bu filmin tamamını gösterdik, tabi anlayamadılar, bu nedir böyle dediler.Les mostramos todo el vídeo y todos estaban preguntándose: ¿qué es esto?
Onlara bu filmin tamamını gösterdik, tabi anlayamadılar, bu nedir böyle dediler.Megmutattuk nekik az egész felvételt, mire ők egyhangúlag azt kérdezték, mi a fene?
Onlara bu filmin tamamını gösterdik, tabi anlayamadılar, bu nedir böyle dediler.Mostrámos-lhes o filme completo, e estes estavam todos completamente, "O que é isto?"
Onlara bu filmin tamamını gösterdik, tabi anlayamadılar, bu nedir böyle dediler.Nous leur avons montré toute la bande, et ils se demandaient tous, qu'est-ce que c'est ?
Onlara bu filmin tamamını gösterdik, tabi anlayamadılar, bu nedir böyle dediler.Oni to viděli celé a jenom se divili co to je.
Onlara bu filmin tamamını gösterdik, tabi anlayamadılar, bu nedir böyle dediler.Pokazaliśmy im całość, a oni na to: co to ma być?
Onlara bu filmin tamamını gösterdik, tabi anlayamadılar, bu nedir böyle dediler.We lieten ze het hele filmpje zien, en ze zaten zich echt af te vragen...
Onlara bu filmin tamamını gösterdik, tabi anlayamadılar, bu nedir böyle dediler.Wir zeigten ihnen das ganze Video und sie wunderten sich: Was soll das?
Onlara bu filmin tamamını gösterdik, tabi anlayamadılar, bu nedir böyle dediler.Τους δείξαμε όλο το απόσπασμα, κι ήταν όλοι "τι είναι αυτό;"
Onlara bu filmin tamamını gösterdik, tabi anlayamadılar, bu nedir böyle dediler.Мы показали им весь ролик, и их состояние можно было просто: "Что это?"
Onlara bu filmin tamamını gösterdik, tabi anlayamadılar, bu nedir böyle dediler.Показахме им всичко, а те всички бяха напълно изумени: какво е това?
Onlara bu filmin tamamını gösterdik, tabi anlayamadılar, bu nedir böyle dediler.הראנו להם את כל הסרט, והם היו כאילו, מה זה?
Onlara bu filmin tamamını gösterdik, tabi anlayamadılar, bu nedir böyle dediler.أظهرنا لهم المقطع كاملاً ، فبهِتوا تمامًا وقالوا ما هذا؟
Onlara bu filmin tamamını gösterdik, tabi anlayamadılar, bu nedir böyle dediler.映像を最初から最後まで見ても 彼らは これが何なのか全く理解できませんでした 要するに病院のベッドに一日中いるとき 出来ることといったら
Onlara bunun gösterdik.Chciałem im to pokazać.
Onlara bunun gösterdik.Dobbiamo mostrargli questa cosa.
Onlara bunun gösterdik.우리들은 이들에게 이 물건을 보여주기로 했습니다
Onlara bunun gösterdik.Nous devons leur montrer cette chose.
Onlara bunun gösterdik.Tenemos que enseñarles esto.
Onlara bunun gösterdik.Trebuie să le prezentăm această invenție.
Onlara bunun gösterdik.Wir müssen ihnen unbedingt den Segway zeigen.
Onlara bunun gösterdik.Πρέπει να τους δείξουμε αυτό το πράγμα.
Onlara bunun gösterdik.Нужно было показать им наше изобретение.
Onlara bunun gösterdik.Трябва да им покажем това нещо.
Onlara bunun gösterdik.אז, אחרי שראיתי את זה, ואחרי שדאגתי בקשר לזה במשך 8 שנים,
Onlara bunun gösterdik.لقد أتيناهم بهذا الشيء.
Onlara bunun gösterdik.そしてワシントンにいき これを紹介しました
Onlara istatistikleri gösterdikten sonraE dopo aver fornito loro le statistiche
Onlara istatistikleri gösterdikten sonraEt après je leur ai montré les chiffres.
Onlara istatistikleri gösterdikten sonraFornecemos-lhes as estatísticas e eles disseram:
İlgili Sayfalar