gösterdi ile cümle
gösterdi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Biletimi kapıdaki adama gösterdim, sonra tiyatroya girdim.I showed my ticket to the man at the door, then entered the theater.
Ben bu koşullar altında önemli bir baskı gösterdiğimi düşünüyorum.I think I've showed considerable constraint under the circumstances.
Tom'un ailesi onun cenazesinde onun hayatıyla ilgili bir video gösterdi.Tom's family showed a video of his life at his funeral.
Seyirciler alkışlarla konuşmacıya tepki gösterdi.The audience members reacted to the speaker with applause.
O, resmi sana gösterdi mi?Did he show you the picture?
Devlet başkanlığına Bill Clinton' u aday gösterdiler.They named Bill Clinton as their candidate for president.
Cumhuriyetçi Parti'de faaliyet gösterdi.He became active in the Republican Party.
Amerikan-İngiliz ilişkileri gelişme gösterdi.American-British relations showed improvement.
Çökmüş ekonomi iyileşme belirtileri gösterdi.The depressed economy showed signs of improving.
Jose kendini kötü karakterli bir kişi olarak gösterdi.José showed himself to be a person of bad character.
Erkek arkadaşından almış olduğu hediyeyi bana gösterdi.She showed me the present that she had received from her boyfriend.
Sen onların tepkisinden korktuğunu gösterdin.You showed that you were afraid of their reaction.
O, suçlarcasına parmağını ona gösterdi.She pointed her finger at him accusingly.
Ona bir lise resmini gösterdi.She showed him a picture of her high school.
Yeni yazılımı nasıl kullanacağını ona gösterdi.She showed him how to use the new software.
O ona benim resmimi gösterdi.She showed him my picture.
O, ona koltuğunu gösterdi.She showed him to his seat.
O misafirlere hazırladığı şeyi nasıl yiyeceklerini gösterdi.She showed her guests how to eat what she had prepared.
Nasıl yapacağımı bana gösterdiğin için teşekkürler.Thanks for showing me how to do that.
Bana yolu gösterdiğiniz için teşekkürler.Thanks for showing me the way.
Tom bana nasıl spagetti yapacağımı gösterdi.Tom showed me how to make spaghetti.
Tom bana yedikleri yiyeceğin bir resmini gösterdi.Tom showed me a picture of the food they had eaten.
Tom Mary'ye yol gösterdi.Tom showed Mary the way.
Tom Mary'ye memleketinin bazı resimlerini gösterdi.Tom showed Mary some pictures of his hometown.
Tom çamaşır makinesini nasıl kullanacağını Mary'ye gösterdi.Tom showed Mary how to use the washing machine.
Tom Mary'ye onu nasıl yapacağını gösterdi.Tom showed Mary how to do it.
Tom Mary'ye fotoğraf albümünü gösterdi.Tom showed his photo album to Mary.
Tom Mary'nin yaptığı hataları gösterdi.Tom pointed out the mistakes that Mary had made.
Tom Mary'ye hatalarını gösterdi.Tom pointed out Mary's mistakes.
Tom Mary'yi gösterdi.Tom pointed at Mary.
Tom Mary'ye John'un resmini gösterdi.Tom showed Mary John's picture.
Tom Mary'ye John'un bir resmini gösterdi.Tom showed Mary a picture of John.
Benim çok eğitimli annem az önce bize dokuz gezegeni gösterdi.My very educated mother just showed us nine planets.
Tom Mary'ye patlamış mısırı nasıl patlatacağını gösterdi.Tom showed Mary how to pop popcorn.
Tom Mary'ye kağıt bir bardakta nasıl su kaynatacağını gösterdi.Tom showed Mary how to boil water in a paper cup.
Tom Mary'ye onun bebeklik resimleri gösterdi.Tom showed Mary his baby pictures.
Tom elmanın göbeğini nasıl çıkaracağını gösterdi.Tom demonstrated how to core an apple.
Tom resimleri Mary'ye gösterdi.Tom showed the pictures to Mary.
Tom pasaportunu kapıdaki adama gösterdi.Tom showed his passport to the man at the gate.
O, arkadaşlarıma kalpazanlığı gösterdi.He showed the forgery to my friends.
O onu gösterdi.She pointed at him.
O öfkeli bir biçimde tepki gösterdi.She reacted furiously.
O bir sürü yetenek gösterdi.He showed a lot of skill.
Öğretmen birçok fizik deneyleri gösterdi.The teacher demonstrated many physics experiments.
Öğretmen pek çok fizik deneyleri gösterdi.The teacher demonstrated many experiments in physics.
Kapıda biletimi gösterdim.I showed my ticket at the door.
O, gizlice bana onun resmini gösterdi.He secretly showed me her picture.
O, bana fotoğrafını gizlice gösterdi.He secretly showed me her photo.
Mary bana mektubu gösterdi.Mary showed me the letter.
Mary'nin gülümseyen yüzü onun mutlu olduğunu gösterdi.Mary's smiling face showed that she was happy.
O bana çok sayıda güzel fotoğraflar gösterdi.He showed me a lot of beautiful photos.
Bay Tanaka bize yeni doğmuş çocuğunun bir sürü resmini gösterdi.Mr. Tanaka showed us many pictures of his newborn baby.
Mary memelerini gösterdi.Mary showed her breasts.
O bana pul kolleksiyonunu gösterdi.He showed me his collection of stamps.
Ona patronun kim olduğunu gösterdim.I showed him who's boss.
Yara izini herhangi birine hiç gösterdin mi?Have you ever shown your scar to someone?
O bize birkaç resim gösterdi.He showed us a few pictures.
Maria bize evlerini gösterdi.Maria showed us their home.
Maria bize villasını gösterdi.Maria showed us her villa.
Mary Kene başka bir falcı gösterdi.Mary showed Ken another fortune teller.