göster ile cümle
göster kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O, tehlike karşısında cesaret gösterdi.He showed courage in the face of danger.
O öğrendikleriyle ilgili asla bir gösteri yapmaz.He never makes a show of his learning.
O asla öğrendikleri ile ilgili bir gösteri yapmadı.He never made a display of his learning.
O, mazaret göstermeye başladı.He began to make excuses.
Karısını memnun etmek için her türlü çabayı gösterdi.He bent over backward to please his wife.
O işi için büyük bir coşku gösterir.He shows great enthusiasm for his work.
Bir atı nasıl süreceğimizi bize gösterdi.He showed us how to ride a horse.
Bize annesinin resmini gösterdi.He showed us his mother's picture.
O bizim öğretmenimiz ve saygı göstermemiz gereken bir kişi.He is our teacher and a person we should respect.
O bana albümünü gösterdi.He showed me his album.
Bana fotoğraf albümünü gösterdi.He showed me his photograph album.
O bana nasıl kek yapılacağını gösterdi.He showed me how to make a cake.
Bana mağazaya giden yolu gösterdi.He showed me the way to the store.
O bana istasyona giden yolu gösterdi.He showed me the way to the station.
Bana top sahasına giden yolu gösterdi.He showed me the way to the ballpark.
O bana parkı gösterdi.He showed me round the park.
Bana pul koleksiyonunu gösterdi.He showed me his stamp collection.
O, bana resmini gösterdi.He showed me his picture.
Bize birkaç resim gösterdi.He showed us some pictures.
O sözler yerine müzikle duygusunu gösterebilir.He could show his feeling with music instead of words.
Suçu için hiç pişmanlık göstermedi.He exhibited no remorse for his crime.
Yaşından dolayı anlayış göstermeliydi.He ought to have made allowances for his age.
Kötü davranışı için kendini mazeret gösterdi.He excused himself for his bad behavior.
Onlara biraz büyü göstererek çocukları eğlendirdi.He amused the children by showing them some magic.
Kitaplara ya da müziğe az ilgi gösterdi.He showed little interest in books or music.
O sadece kızların önünde gösteriş yapıyor.He's just showing off in front of the girls.
O ilerleme işareti göstermiyor.He shows no mark of progress.
O, yeni bisikletini arkadaşlarına göstermek için istekliydi.He was eager to show off his new bicycle to his friends.
Bana istasyona giden yolu gösterecek kadar nazikti.He was kind enough to show me the way to the station.
Bana yolu gösterecek kadar nazikti.He was kind enough to show me the way.
Beni otobüs durağına götürme nezaketini gösterdi.He was kind enough to take me to the bus stop.
Bana yolu gösterecek nezaketi vardı.He had the kindness to show me the way.
Çalışmalarımda bana yardım etme nezaketini gösterdi.He was kind enough to help me with my studies.
O, başkanlık için aday gösterildi.He was nominated for the presidency.
O her iki ayda bir ailesine yazmaya özen gösteriyor.He makes a point of writing to his parents once every two months.
O, yeni oyununun el yazmasını bana gösterdi.He showed me the manuscript of his new play.
Ona arkadaşları tarafından saygı gösterilir.He is looked up to by his friends.
Onların öğretmeni olarak ona saygı gösterildi.He was respected as their teacher.
Ona bazı imlâ hatalarını gösterdi.He pointed out some spelling errors to her.
Hastalığı sırasında büyük cesaret gösterdi.He showed great courage during his illness.
O, bana özel olarak resmini gösterdi.He showed me her picture in private.
Bana onun resmini gösterdi.He showed me her picture.
O ne demek istediğini gösterdi.He showed what he meant.
O akşam yemeğinden önce çalışamaya özen gösterir.He makes a point of studying before supper.
O kısaca gerekçelerini gösterdi.He gave his reasons in brief.
Sonunda gerçek yüzünü gösterdi.He has finally shown his true colors.
Onların yaptığı araştırmalar, Amerikalıların Japonya ile ilgilenmediğini gösteriyor.The research done by them shows that Americans are not interested in Japan.
Onların küçük protestosu kitlesel bir gösteriyi tetikledi.Their small protest triggered a mass demonstration.
Onu içeriyi göster.Show him in.
Piyanoda amatör bir gösteri yaptı.She gave an amateur performance on the piano.
Saati sabahın üçünü gösteriyordu.Her watch read three o'clock in the morning.
O, emniyet kemerlerini nasıl bağlayacaklarını yolculara gösterdi.She showed the passengers how to fasten their seat belts.
Her zaman çocuklarına özen gösterir.She always takes care of her children.
O, gösterişli giyinir.She dresses smartly.
O, öksüze yakınlık gösterdi ve ona biraz para verdi.She sympathized with the orphan and gave him some money.
Piyanoda büyük yetenek gösterdi.She showed great skill on the piano.
O, konuşmasında II.Dünya Savaşını referans gösterdi.She made references to World War II in her speech.
O bana annesinin bir kız öğrenci olarak resmini gösterdi.She showed me a picture of her mother as a schoolgirl.
Tehlikenin karşısında cesaretini gösterdi.She showed her courage in the face of danger.
O, konuğa bebeğini gösterdi.She showed the visitor her baby.
İlgili Sayfalar