göster ile cümle

göster kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Onu bana göster dedim.I said show me that.
Hâlâ Tom'a saygı gösteririm.I still respect Tom.
O belgeyi birine göstermediğime yemin ederim.I swear I never showed anyone that document.
Sanırım onu nasıl yapacağımı sana gösterebilirim.I think I can show you how to do that.
Sanırım yüzümü göstersem iyi olur.I think I'd better show my face.
Bence aşırı tepki gösteriyor olabilirsin.I think you might be overreacting.
Güneş gözlükleri onu bir sivil polis gibi gösterdi.The sunglasses made him look like an undercover policeman.
Kim korkaklığını itiraf ederse, cesaret gösterir.Whoever admits to his cowardice shows courage.
Termometre 10 dereceyi gösteriyor.The thermometer reads 10 degrees.
Marika sana inekleri nasıl sağacağını gösterdi mi?Did Marika show you how to milk cows?
Tom bana Mary'nin Fransızca yazdığı mektubu gösterdi.Tom showed me the letter that Mary had written in French.
Bana o listeyi göster.Show me that list.
Lütfen bana fotoğraf albümünü gösterir misin?Would you please show me your photo album?
Cildinize özen göstermeniz önemlidir.It's important to take care of your skin.
Bana doğru yolu gösterebilir misin?Could you point me in the right direction?
Sana bugün aldığımı göstereyim.Let me show you what I bought today.
Ona ne yapabileceğini göster.Show her what you can do.
Ne yapabileceğini göster banaShow me what you can do.
Onlara ne yapabileceğini göster.Show them what you can do.
Neler yapacağını göster bana.Show me what you're capable of.
Neler yapabileceğini bize göster.Show us what you're capable of.
Eğer bir hata yaparsam, bu sadece sana bir makine olmadığımı gösterir.If I make a mistake, it only shows you I am not a machine.
Bu oldukça basit. Sana göstereyim.It's quite simple. Let me show you.
Birçok açıdan farklılık gösterirler.They differ in many respects.
Bana ellerini göster.Show me your hands.
Bana ellerinizi gösterin.Show me your hands.
Tom ehliyetini çıkardı ve onu polis memuruna gösterdi.Tom pulled out his driver's license and showed it to the police officer.
Onu nasıl yapacağımı bana göstermesi için halâ Tom'u bekliyorum.I'm still waiting for Tom to show me how to do that.
Eğer ona göstermezsen Tom onu nasıl kullanacağını bilmez.Tom won't know how to use it if you don't show him.
Tom, Mary'ye evrak çantasındaki parayı gösterdi.Tom showed Mary the money he had in his briefcase.
Tom Mary'ye onun için aldığı şeyi gösterdi.Tom showed Mary what he had bought for her.
Tom Mary'ye John'un bir resmini göstermek istedi.Tom wanted to show Mary a picture of John.
Tom Mary'ye şemsiyesini nereye koyacağını gösterdi.Tom showed Mary where to put her umbrella.
Tom Mary'ye yazdığı şiiri gösterdi.Tom showed Mary the poem he had written.
Tom Mary'ye yazdığı kitabı gösterdi.Tom showed Mary the book he had written.
Lütfen bana valizimi nereye koyacağımı göster.Please tell me where to put my suitcase.
Tom duvardaki resmi gösterdi.Tom pointed to the picture on the wall.
Bu oyunun nasıl oynandığını sana göstereceğim.I'll show you how this game is played.
Onu nasıl yapacağımı bana gösterdiğine memnun oldum.I'm glad you showed me how to do it.
Tom Mary'ye ne aldığını gösterdi.Tom showed Mary what he had bought.
Onu nasıl yapacağını Tom'a göstereceğim.I'm going to show Tom how to do it.
Bana bir kimlik gösterir misiniz, lütfen?Would you show me some ID, please?
Sana kelime listemi göstereceğim.I'll show you my vocabulary list.
Onu nasıl yapacağımı bana gösterebilir misin?Could you show me how to do that?
Tom barmene kimliğini gösterdi.Tom showed the bartender his ID.
Sana nerede saklanabileceğimizi göstereceğim.I'll show you where we can hide.
Bunu sana göstermeyeceğim.I'm not going to show you this.
Size Tom'un bana verdiğini göstereceğim.I'll show you what Tom gave me.
Tom tavanı gösterdi.Tom pointed up to the ceiling.
Tom'a hatalı olduğunu göstermek istiyorum.I want to show Tom he's wrong.
Tom Mary'ye John'un fotoğrafını gösterdi.Tom showed Mary John's photo.
Bunun nasıl yapıldığını sana göstereceğim.I'll show you how it's done.
Gösteriden sonra görüşürüz.I'll see you after the show.
Tom aşırı tepki göstermemeye çalıştı.Tom tried not to overreact.
Ben size odanızı göstereceğim.I'll show you to your room.
Tom Mary'nin arabasını gösterdi.Tom pointed to Mary's car.
Sana göstermeyeceğim.I'm not going to show you.
Onun nerede olduğunu size göstereceğim.I'll show you where it is.
Size çıkış yolunu göstereceğim.I'll show you the way out.
Bana yolu gösterir misin?Could you show me the way?
İlgili Sayfalar