göster ile cümle

göster kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Kendini doktora göstermelisin.You should show yourself to the doctor.
Bir insan eşine saygı göstermeli.One should respect one's spouse.
Paris'te çektiğin fotoğrafları bana göster.Show me the photos you took in Paris.
Onu nasıl yapacağını sana göstereyim.Let me show you how to do that.
Size yolu göstereyim.Let me show you the way.
O misafirlere hazırladığı şeyi nasıl yiyeceklerini gösterdi.She showed her guests how to eat what she had prepared.
Bana yeni dosyalama sistemini göster.Show me your new filing system.
Nasıl yapacağımı bana gösterdiğin için teşekkürler.Thanks for showing me how to do that.
Bana yolu gösterdiğiniz için teşekkürler.Thanks for showing me the way.
Favori TV gösterilerinden bazıları nedir?What are some of your favorite TV shows?
Bana saygı gösteren tek kişi sensin.You're the only person who shows me any respect.
Onu tanıyan herkes ona saygı gösterir.Everyone who knows him respects him.
Onu bana gösterir misin?Could you show me that?
Neyi gösteriyorsun?What are you pointing at?
En ufak bir tereddüt göstermeden, kendi arabasını sattı.Without the slightest hesitation, he sold his own car.
Ailene karşı saygı göstermelisin.You must show respect towards your parents.
Tom gösterişli ve güzel bir ev yapmak istiyor.Tom wants to build an ostentatious and smart house.
O, gösteriden sonra kulise gitti.He went backstage after the show.
Tom bana nasıl spagetti yapacağımı gösterdi.Tom showed me how to make spaghetti.
Tom bana yedikleri yiyeceğin bir resmini gösterdi.Tom showed me a picture of the food they had eaten.
Tom genellikle duygularını göstermez.Tom doesn't usually show his feelings.
Mektubumu Tom'a göstereceğini bir an için asla düşünmedim.I never for a moment imagined that you would show my letter to Tom.
Bu uygulamanın nasıl kullanılacağını Tom'a gösterir misin?Could you show Tom how to use this application?
Tom Mary'ye yol gösterdi.Tom showed Mary the way.
Tom Mary'ye memleketinin bazı resimlerini gösterdi.Tom showed Mary some pictures of his hometown.
Tom çamaşır makinesini nasıl kullanacağını Mary'ye gösterdi.Tom showed Mary how to use the washing machine.
Tom Mary'ye onu nasıl yapacağını gösterdi.Tom showed Mary how to do it.
Tom Mary'ye fotoğraf albümünü gösterdi.Tom showed his photo album to Mary.
Tom Mary'nin yaptığı hataları gösterdi.Tom pointed out the mistakes that Mary had made.
Tom Mary'ye hatalarını gösterdi.Tom pointed out Mary's mistakes.
Tom Mary'yi gösterdi.Tom pointed at Mary.
Tom Mary'nin söylemek zorunda olduğu şeyi herhangi bir heyecan göstermeden dinledi.Tom listened to what Mary had to say without showing any emotion.
Tom Mary'nin gösterisinden sonra alkışlamadı.Tom didn't clap after Mary's performance.
Tom Mary'ye John'un resmini gösterdi.Tom showed Mary John's picture.
Tom Mary'ye John'un bir resmini gösterdi.Tom showed Mary a picture of John.
Bu girişim, Oksitanca yazmaya teşvik etmek için çaba göstermektedir.This initiative strives to promote writing in Occitan.
Benim çok eğitimli annem az önce bize dokuz gezegeni gösterdi.My very educated mother just showed us nine planets.
Lütfen bana haritada göster.Please show me on the map.
Tom tepki gösteremeyecek kadar çok şaşırmıştı.Tom was too surprised to react.
Tom Mary'ye patlamış mısırı nasıl patlatacağını gösterdi.Tom showed Mary how to pop popcorn.
Tom, Mary ve John Cumartesi gününü yetenek gösterisi için uygulama yaparak geçirdi.Tom, Mary and John spent Saturday practicing for the talent show.
Tom Mary'ye ilgi göstermeye başladı.Tom has started to show an interest in Mary.
Tom sporlara ilgi göstermedi.Tom showed no interest in sports.
Tom Mary'ye kağıt bir bardakta nasıl su kaynatacağını gösterdi.Tom showed Mary how to boil water in a paper cup.
Tom Mary'ye onun bebeklik resimleri gösterdi.Tom showed Mary his baby pictures.
Tom gösterge panelindeki ısıölçere baktı.Tom looked at the thermometer on his dashboard.
Tom'un sana göstermek için bekleyemediği bir şeyi var.Tom has something he can't wait to show you.
Tom'un Mary'ye göstermek istediği bir şey vardı.Tom had something he wanted to show Mary.
Tom elmanın göbeğini nasıl çıkaracağını gösterdi.Tom demonstrated how to core an apple.
Tom kesinlikle hokkabazlığı kolay gösterir.Tom certainly makes juggling look easy.
Tom kesinlikle on ikiden daha büyük gösteriyor.Tom certainly looks older than twelve.
Tom sınıfa göstermek için bazı resimler getirdi.Tom brought some pictures to show the class.
Bana seni seven kişiyi göster.Show me the person who loves you.
Bir sonraki gösterin ne zaman?When is your next show?
Bana kağıtlarını göster.Show me your papers!
Onun ölümü tarihimizde bir dönemin bitişini gösterir.His death marks the end of a chapter in our history.
Bize evi gösterebilir misin?Can you show us the house?
Onu nasıl yapacağımı bana gösterir misiniz?Would you be willing to show me how to do that?
Tom sana bir şey göstermek istiyor.Tom wants to show you something.
Tom resimleri Mary'ye gösterdi.Tom showed the pictures to Mary.
İlgili Sayfalar