görmezsin ile cümle
görmezsin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Artık civarda çok fazla çevirmeli telefon görmezsin.You don't see many dial phones around anymore.
Kentte bu tür sebze otomatını görmezsin.You don't see this kind of vegetable vending machine in the city.
Yakından bakarsan hiçbir şey görmezsin.If you look closely, you don't see anything.
Artık onları görmezsin.You can't see them anymore.
Biz ona sizden daha yakınız, fakat siz görmezsiniz.I have let you see it with your eyes, but you will not cross over into it.”
Yani bunu hemen hemen hiç bu şekilde yazılmış olarak görmezsin çünkü bu çılgınlık.So you almost never see it written like this because this is kind of crazy.
Ders kitaplarınızda böyle bir ifade görmezsiniz.You won't see it done like this in any textbook.
Kötü rüya görmekten? Uyumazsan görmezsin be Erenler.Ali brother, you never get scared?
Bunu şempanzelerde görmezsiniz, ve bu çıkık köpek dişini görmezsiniz.You don't see that in chimpanzees, and you don't see this very projecting canine.
Sen hiçbir zaman beni görmezsin.Benim gibi biri....You don't ever see me. Someone like me...
Biz ona sizden daha yakınız, fakat siz görmezsiniz.We are closer to him than you, even though you cannot see?
Biz ona sizden daha yakınız; ancak görmezsiniz.We are closer to him than you, even though you cannot see?
Onlara şöyle deriz: "Bugün feryat etmeyin, doğrusu katımızdan bir yardım görmezsiniz.""Do not supplicate for help today; you will not be rescued by Us;
Hala mı görmezsiniz?Why do you not reflect?
Ve kendi özünüzde de, hala mı görmezsiniz?And within yourselves. Can you not perceive?
Biz ona sizden daha yakınız, ama siz görmezsiniz.We are closer to him than you, even though you cannot see?
Rahmân'ın yaratmasında bir aykırılık, uygunsuzluk görmezsin.Do you see any disproportion in the creations of Ar-Rahman?
Yakınmayın; bu gün tarafımızdan hiç bir yardım görmezsiniz."Do not supplicate for help today; you will not be rescued by Us;
Üzerinize ateşten toplar ve ışınlar gönderilir; yardım görmezsiniz.Let loose at you will be smokeless flames of fire so that you will not be able to defend yourselves.
Hayır yapmak için verdiğiniz şey, size fazlalaştırılır ve siz zulüm görmezsiniz.And whatever you spend in good, it will be repaid to you in full, and you shall not be wronged.
İşlediklerinizden başkasıyla karşılık görmezsiniz.You shall not be recompensed except according to your deeds.
Sonra O’ndan da yardım görmezsiniz.You have no guardians other than Allah.
Biz ona sizden daha yakınız, fakat siz görmezsiniz.Uwe Scheuch sah nach Bekanntwerden der Angelegenheit keine Problematik.
Kâbus görmezsin.Tu ne fais pas de cauchemars.
Biz ona sizden daha yakınız, fakat siz görmezsiniz.La vie-sans-fin que tu recherches, tu ne (la) trouveras (jamais) !
Biz ona sizden daha yakınız, fakat siz görmezsiniz.Él y su hueste os ven desde donde vosotros no les veis.
Biz ona sizden daha yakınız, fakat siz görmezsiniz.Potrete vedermi cadere, ma non mi vedrete retrocedere ».
Gece kulüplerine gitmiyorum, ... beni asla bir kulüpte içerken görmezsiniz.Non avete visto mai foto in cui mi sento male ubriacandomi in un locale.
Gece kulüplerine gitmiyorum, ... beni asla bir kulüpte içerken görmezsiniz.Я не хожу по ночным клубам, Вы не увидите меня напившейся в клубе.
Biz ona sizden daha yakınız, fakat siz görmezsiniz.Мы его посмотрели (а вам не советуем).
Biz ona sizden daha yakınız, fakat siz görmezsiniz.وجاهدا أبدانكما ولا يضعف رجاؤكما.
Biz ona sizden daha yakınız, fakat siz görmezsiniz.On przecież widzi was - on i jego plemię - tam, skąd wy ich nie widzicie.
Gece kulüplerine gitmiyorum, ... beni asla bir kulüpte içerken görmezsiniz.Nie widzicie zdjęć, na których pijana upadam przed klubami.
Gece kulüplerine gitmiyorum, ... beni asla bir kulüpte içerken görmezsiniz.Nu vei vedea fotografii cu mine căzând beată într-un club.
Gece kulüplerine gitmiyorum, ... beni asla bir kulüpte içerken görmezsiniz.Ole varovainen ollessasi yökerhossa äläkä koskaan jätä juomaasi vartioimatta.
Biz ona sizden daha yakınız, fakat siz görmezsiniz.Aku mengizinkan engkau melihatnya dengan matamu sendiri, tetapi engkau tidak akan menyeberang ke sana."
Biz ona sizden daha yakınız, fakat siz görmezsiniz.おうてんない(ですか)/おうてない(ですか) 会ってみないですか。
Biz ona sizden daha yakınız, fakat siz görmezsiniz.乃至見一切無我,不見我者不名中道。
Biz ona sizden daha yakınız, fakat siz görmezsiniz.세상은 그분을 보지도 못하고 알지도 못하기 때문에 그분을 받아들이지 못하지만, 너희는 그분을 알고 있다.
Ama bazı şeyler doğal göründüklerinde onları aynı zamanda görmezsiniz.Ha viszont egy dolog természetesnek tűnik, akkor észre sem vesszük.
Ama bazı şeyler doğal göründüklerinde onları aynı zamanda görmezsiniz.의미로 사용하는데, 그 물체가 자연스럽게 보이는 경우에도 우리는 그 물체를 감지하지 못하죠.
Ama bazı şeyler doğal göründüklerinde onları aynı zamanda görmezsiniz.Pero si las cosas se ven bien naturales, tampoco se ven.
Ama bazı şeyler doğal göründüklerinde onları aynı zamanda görmezsiniz.אבל כשדברים נראים טבעי, אתה גם לא רואה אותם.
Ama bazı şeyler doğal göründüklerinde onları aynı zamanda görmezsiniz.ولكن حين تبدو الأمور على طبيعتها التامة، فإنك لا تراها أيضاً.
Ama bazı şeyler doğal göründüklerinde onları aynı zamanda görmezsiniz.それもまた「見えない」のです では単に性能の問題ではないんですね
Arkadaşlarınızın ışık saçtığını görmezsiniz çünkü biz gözle görülür bir ışık saçmayacak kadar soğuğuzdur,הסיבה שאינך רואה את חבריך זוהרים משום שאנו קרים מדי כדי להיות זוהרים באור הנראה
Arkadaşlarınızın ışık saçtığını görmezsiniz çünkü biz gözle görülür bir ışık saçmayacak kadar soğuğuzdurيشعوون ضوءاً هو أنهم أبرد من أن يشعووا بضوء مرئي
Ben önümüzdeki hafta görmezsiniz.En Nähdään ensi viikolla.
Ben önümüzdeki hafta görmezsiniz.Io non ti vedrò la prossima settimana.
Ben önümüzdeki hafta görmezsiniz.주. 난 다음주에 당신을 볼 수 없습니다.
Ben önümüzdeki hafta görmezsiniz.Lasst uns Termin für die nächste Woche. Ich will nicht bis nächste Woche.
Ben önümüzdeki hafta görmezsiniz.Nebudem Uvidíme sa budúci týždeň.
Ben önümüzdeki hafta görmezsiniz.Nu te voi vedea săptămâna viitoare.
Ben önümüzdeki hafta görmezsiniz.Zróbmy spotkanie w przyszłym tygodniu. I nie zobaczysz w następnym tygodniu.
Ben önümüzdeki hafta görmezsiniz.Δεν θα σας δούμε την επόμενη εβδομάδα.
Ben önümüzdeki hafta görmezsiniz.שבוע. אני לא אראה אותך בשבוע הבא.
Ben önümüzdeki hafta görmezsiniz.私は米国に移動しています。私は開始したい 新しい人生。
Buna rağmen ben ne yapabilirim? Sen hiçbir zaman beni görmezsin.Benim gibi biri....Αλλά τι να κάνω; Ούτε καν γυρνάς να με κοιτάξεις.
Buna rağmen ben ne yapabilirim? Sen hiçbir zaman beni görmezsin.Benim gibi biri.....אז מה אני אמורה לעשות? אתה לעולם לא רואה אותי ...מישהי כמוני
Buna rağmen ben ne yapabilirim? Sen hiçbir zaman beni görmezsin.Benim gibi biri.......إذاً ماذا يجب أن أفعل؟ أنت لا تراني على الإطلاق. شخصٌ ما معجب بي